Ana Sayfa Yazarlar Atina'ya giden heyet ve işgal edilen 18 Türk adası

Atina’ya giden heyet ve işgal edilen 18 Türk adası

-

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ege Denizi’nde Güven Artırıcı Önlemler ve Davranış Kuralları başta olmak üzere işbirliğini geliştirmek amacıyla bir heyetin Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gittiğini söyledi.

Akar şöyle konuştu:
“Çok güzel hüsnükabul gördüler, güzel karşılandılar. Görüşmeler devam ediyor ve görüşmeler cuma günü dahi devam edecek. Eğer gerekirse uzatacağız bunları. Bugüne kadar Türkiye ve Yunanistan arasında Ege’de, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta ne sorunlar varsa hepsini masaya koyun dedik.

Herkes kendi argümanını, savunmasını ortaya koysun. Biz barıştan, dostluktan, iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız. Kimseyi tehdit etmiyor, kimseye saldırı içinde değiliz. Sadece ve sadece bu asil milletin hakkını, hukukunu korumaya çalışıyoruz.
Bu heyet bir ilki yapıyor, inşallah başarılı olurlar, inşallah objektif davranırlar, aklıselimle bakarlar olaya, dolayısıyla sonuç iki taraf için de iyi olur.”

18 TÜRK ADASI VE 1 TÜRK KAYALIĞI;

Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım’ı arayarak 18 Türk adası ve bir Türk kayalığı hakkındaki hukuki durumu sordum.
Yalım şunları söyledi:

“09 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülen Yunan askerleri yine İzmir’de. Başta İzmir Koyun Adası olmak üzere Doğu Ege Denizi’nde 18 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığı 2004’den beri tam 15 yıldır Yunan işgali altındadır.

Adalarımızda kurulan 13 Yunan Askeri Üssü’nde 5 binden fazla Yunan askeri elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Yunanistan, 1923 Lozan Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması ve 1975 Helsinki Nihai Senedi ile birlikte uluslararası hukuku ihlal ediyor. Türk topraklarındaki Yunan işgalini şiddetle kınıyoruz.

Yunanistan, derhal, 18 Türk Adası ve 1 Türk Kayalığındaki Yunan bayraklarını indirmeli, adalardaki Yunan askerleri ile Yunan vatandaşlarını tahliye etmeli ve adaları boşaltarak Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim etmelidir.

Kuzey Ege Adaları;

13-14 Şubat 1914 tarihli Altı Büyük Devlet Kararı ve 1923 Lozan Antlaşması ile Yunanistan’a, Kuzey Ege Adaları’nın sadece kullanma hakkı verilmiştir. Silahsız olmak kaydıyla kullanma hakkı verilen Taşoz, Semadirek, Limni Midilli Sakız, Sisam, Ahikerya, İpsara ve Bozbaba adaları 1960’lı yılların başından itibaren Yunanistan tarafından silahlandırılmıştır. Ayrıca, Taşoz Adası karasularındaki Türk petrolü 2015’ten beri Yunanistan ve İsrail tarafından çalınıyor.
Adaları silahlandırmak suretiyle, Altı Büyük Devlet Kararı ve 1923 Lozan Antlaşmasını ihlal eden Yunanistan, adaları kullanma hakkını kaybetmiştir. Yunanistan anılan adaları boşaltmalı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teslim etmelidir. Taşoz Adası’ndan edinilen petrol geliri de Türkiye’ye iade edilmelidir.

Girit Adası;

1913 Londra Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması ile Yunanistan’a Girit Adası’nın sadece dörtte biri verilmiş, adaların etrafındaki 14 Ada ile adacık ve kayalıklar Türk egemenliğinde kalmıştır.
Lozan’dan sonraki süreçte Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ, Girit Adası üzerindeki haklarından fiili olarak feragat etmiş ve ada üzerindeki dörtte üçlük pay aslına rücu ederek Türk toprağı olmuştur. Yunanistan, Girit Adası’nın dörtte üçünü boşaltarak Türkiye’ye teslim etmelidir.

Doğu Akdeniz;

2014 yılında, Girit Adası güneyindeki Türk Kıta Sahanlığını parselleyerek satışa çıkaran Yunanistan, Eylül 2018’de, Türkiye’ye ait parselleri Exxon Mobil ve ortağı Qatar Petroleum ile Total ve Hellenic Petroleum şirketlerine satmıştır. Bu durum asla kabul edilemez.

İsrail Doğalgazını Avrupa’ya taşımak için planlanan EastMed-Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı, Türk Kıta Sahanlığını ihlal ediyor. Türkiye’nin müsaadesi olmadan anılan boru hattı Türk Kıta Sahanlığından geçirilemez.
Girit Adası’na İsrail Radarı kurulması planlanmıştır. Girit Adası’nın dörtte üçü yani çoğunluk payı Türkiye’ye ait olduğu için Girit’e İsrail Radarı kurulamaz.

Türkiye, uluslararası antlaşmalar ve uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını sürdürüyor. Yunanistan Başbakanı Çipras’ın anılan çalışmalara yönelik olarak küstahça söylemleri kabul edilemez.

Sözde Pontus Rum Soykırımı iddiaları;

Yunan Hükümeti ve Türkiye’deki işbirlikçilerin sık sık gündeme getirdiği Pontus Rum Soykırımı iddiaları tamamen yalan ve iftiradır. 1923 Tarihli Lozan Antlaşması’na bakıldığında, iddiaların tamamen yalan olduğu görülecektir.

Yunanistan’ın da imzaladığı Lozan Antlaşması’nın hiçbir yerinde Pontuslu Rumların soykırımı ile ilgili hiçbir kayıt yoktur. Aksine Lozan Antlaşmasının 59.Maddesinde, Yunan Ordusunun, Anadolu’da, Türk Milleti’ne karşı yaptığı katliamlar açık bir şekilde yazılmış ve katliam bizzat Yunanistan tarafından kabul ve tescil edilmiştir.”

Bu durumda bakalım Türk heyeti bugün tamamlanacak görüşmeler sonunda 18 Türk adasının Yunan işgalinden kurtarılması için gerekli kararları aldırabilecek mi?

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu Haberler Kaçmaz!

Pasifik Okyanusu’nda plastik atıklar için borulu önlem

Pasifik Okyanusu’ndaki plastik atıkları temizlemek için okyanus yüzeyine dev bir boru yerleştirildi.