Atatürk’ün Ankaraya gelişi

93

Birinci Dünya Savaşı nda yenik düşen müttefikler yüzünden Türkiye’de işgal edilmiş üstelik 500 yıldır Türklere ait olan, İstanbul ele geçirilmişti.
Tarihi tekrarlamamıza gerek yok belki, hepimiz ilkokuldan beri öğreniyoruz, okuyoruz, konuşuyoruz.

Ancak özetlersek, işgale boyun eğmeyenler, Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde önce Samsun’a çıktılar ve başlayacak olan büyük Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşlediler.

Samsun’da büyük coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal ve arkadaşları, 12 Haziran 1919’da Amasya Genelgesini yayınladılar. Sonrasını hepimiz biliyoruz, sırasıyla, Erzurum ve Sivas kongreleri yapıldı. Mustafa Kemal bütün bu anadolu şehirlerine gezerken bir yandan da, bir asker olarak, savaşı yönetmek için en uygun yerin neresi olduğuna bakıyordu. Bu yüzden Anadolunun muhtelif şehirlerine haber gönderdi, kendi şehirlerini temsil edecek olan vekilleri veya temsilcilerin belirlenmesini istedi. Böylece yeni kuracakları Meclisin de, temsilcileri ve yeri belirlenecekti. Anadolunun büyük bir kısmı işgal altında olduğu için Meclisi kuracak şehiri bulmakta karar vermekte zordu. Ankaralılar çok istekli ve coşkuluydu. Üstelik Ankara, Türkiye’nin ortasında her cepheye neredeyse eşit mesafede oluyordu. O zaman şartlarına göre de en güvenli şehirlerden birisiydi, konumu nedeniyle. İşte Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ankara’yla yakınlaşması bu nedenlerle olmuştur.
Sonrasında Ankaralıların davetini geri çevirmeyen Atatürk, tarih kitaplarında okuduğumuz gibi, 27 Aralık 1919 da, daha öğrenciyken benim de oturduğum Dikmen sırtlarından.

Ankaralıların davetini geri çevirmeyerek seçilen temsilciler
Mustafa Kemal ATATÜRK verilecek olan Kurtuluş Savaşı’nın en iyi Ankara’da idare edileceğine şiddetle inanıyordu. Yurdun tam ortasında ve tüm cephelere eşit uzaklıkta olan Ankara, savaşı da, ülkeyi de yönetmek için en uygun konumdaydı. Bu sebeple Mustafa Kemal Atatürk ve mahiyeti 27 Aralık 1919’da, öğleden sonra saat 14:00 civarlarında Dikmen sırtlarından Ankara’ya giriş yaptılar. Atatürk’ün Ankara’ya gelişini anlatan komşularımızdan birinin anneannesi ağlayarak, “Atatürk’ü bekledik” sonra “Atatürk geldi dediler, koştuk oraya” diye anlatmıştı. Orası neresi bilmiyorum ama hatırladıklarım bunlar. Ankara’lılar, davul, zurnalarla karşılamışlar Atatürk ve maiyetini. Mustafa Kemal Atatürk o gün oldukça duygulanmış ve kendilerini karşılayanlara hitaben duygusal ve bir o kadar da etkili bir konuşma yapmış. Milleti temsil edecek Büyük Millet Meclisi’nin açılacağı yeni yer ve geleceğin başkenti de belirlenmiş böylece. Hikayenin kalan kısmını biliyorsunuz zorlu bir mücadele ve zafer…

Atatürk’ün hayatında da eminim ki Ankara’nın önemi büyüktür. Onun Ankara’ya gelişi, bugünkü Türkiye’nin inşası açısından çok önemlidir. Kurulan ilk meclis, halktan gelen büyük bir destek olması bakımından çok kıymetlidir. O yüzden Ankara, başkent olmayı çoktan hak etmiştir. Ankara benim için de, önemli bir yerdir. Üniversite son sınıfa kadar ailemle oturduğum Küçükesat semtinde, komşularımızın çoğu Ankara’nın yerlisiydi. Böylelikle bir çok olaya şahit olur, yaşlı insanlarla sohbet etme fırsatı bulurduk. Şimdi hemen hiçbiri malesef hayatta değiller. Ama onlardan, annemle birlikte kimbilir kaç kez, Atatürk’ün Ankara’ya gelişini, kaç kez gözyaşları içinde dinlemişizdir. İşte bugün o gün. Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 98. yıl dönümü. Bir ülkenin kaderinde dönüm noktası, kıvanç kaynağıdır. Kutlu olsun!.