ATATÜRK ve ÇOCUKLAR

0
73

“Efendiler,milletimizin amacı, milletimizin ülküsü, bütün dünyada tam manasıyla medeni bir toplum olmaktır… Medeniyet yolunda yürümek ve başarılı olmak yaşamak için şarttır.”Atatürk

Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 ‘de açılmıştır. TBMM açılış tarihi Cumhuriyetimizin temeli olduğu gibi,23 Nisan ‘da ilk milli bayramımız olmuştur. Dünyada ilk çocuk bayramı olması niteliğini de taşımaktadır.Atatürk, bu millî ve mutlu günü, Türk çocuklarına armağan etmiştir. Birleşmiş Milletlerin, 1979 yılını, “Dünya Çocuk Yılı” olarak kabul etmesinden 59 yıl önce,Atatürk, Ulusun Egemenlik Bayramı’nı, çocuklara adayarak, onlara ne denli önem ve öncelik verdiğini göstermiştir.

Kurtuluş Savaşı yıllarında babasını,ailesini savaşlarda kaybetmiş yetim çocuklara sahip çıkarak,Çocuk Esirgeme Kurumunu(Himayei Etfal Cemiyati 1921) kurmuş ve kurumun koruyuculuğunu yapmıştır.”Vatandaş,memleket çocuklarını korumayı üzerine alan Çocuk esirgeme Kurumuna yardım etmeye mecburdur” demiştir. Cemiyet, 30 mayıs 1930 tarihli kararı ile Reisi Cumhur Gazi Mustafa Kemal Hazretlerine “Altın Cemiyeti Etfal” madalyası takdim etmiştir. (Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş savaşı Müzesi arşivi)

- Reklam -

“Küçük Hanımlar,küçük Beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü,yıldızı,bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz.Kendinizin ne kadar önemli,kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” Mustafa kemal (17.10.1922.Bursa)

“Atatürk,her şeyden önce,bir efsane yaratmıştı. kahramanlara susamış olan bu ülkeye öyle bir inanç getirmişti ki, küçük bir çocuğun elini sıkacak olsa; çocuk,-sihri kaçmasın diye- haftalarca bu eli yıkamazdı.”Lord Kınross(Atatürk – Bir Milletin Yeniden Doğuşu-Sf.546)

Mustafa Kemal, Çocuklarımıza verilecek eğitim ve öğretimin temel ilke ve hedeflerini 27.10.1922 günü Bursa’da öğretmenlere verdiği söylevde şöyle ifade etmiştir:

“…Okul,genç kafalara,insanlığı saymayı,ulus ve ülkeyi sevmeyi,bağımsız yaşamayı öğretir;bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için tutulması gereken en doğru yolu öğreten okuldur.ülkemiz içinde uygar düşüncelerin, çağdaş ileriliklerin vakit yitirilmeksizin yayılması ve gelişmesi gereklidir. En önemli ve verimli ödevlerimiz öğretim ve eğitim işleridir.Bu işlerde ne yapıp başarıya ulaşmamız gerekir. Bir ulusun gerçek kurtuluşu ancak bu yoldadır. Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek can, tek düşünce olarak belirli bir program üzerinde çalışmamız gerekir.İleri ve uygar bir ulus olarak yaşayacağız…”

Dünya vatandaşları, haset, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir.”Atatürk(1935)

1979 Dünya Çocuk Yılı’nda Kültür Bakanlığı , çocukların dünyasının kitapla zenginleşeceğini vurgulamak için yurt genelinde yaygın ve etkin ” Her Çocuğa bir Kitap” kampanyası başlattı. Milyonlarca kitap, yurt genelinde çocuklarla buluştu. Tertip komitesi başkanı olarak kitap kampanyasının başarılı sonuçlarını dönemin Kültür Bakanı Prof.Dr.A.Taner Kışlalı ve müsteşarı Prof.Dr.Şerafettin Turan hocama sunduğumda hepimiz göksevinç olmuştuk.

Eğitim, çok geniş bir süreç olup her tür öğrenimi içine almaktadır. Bu süreç, kişinin kültür kazanmasını, kişiliğinin oluşmasını ve sosyalleşmesini sağlayarak kendi toplumunun ve dünya toplumunun bir üyesi olarak yaşamaya uyum sağlanmasını öğretir.”Yüksek göklere çıkmak için gerekli olan merdiven ve kanat hep kitapların sayfalarından yapılmıştır. Kitapsız büyüyen çocuk susuz ağaca benzer”sözleri, çocukların eğitiminde kitabın yeri ve önemine ışık tutmaktadır.

“Ey yükselen yeni nesil! İstikbâl sizindir.Cumhuriyeti biz kurduk, O’nu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz… Türk çocuklarının yüksek kabiliyetine inancım tamdır…” diyen Atatürk,her eserini gençliğe emanet etmiştir.Bütün çocuklarımız öncelikle bu emanetleri koruyacak şekilde “Atatürk İlkeleri” ışığında eğitilmeli ve yetiştirilmelidirler.

Toplumun temel taşı olan ailenin ve çocuğun gelişmesinde annelerin çok değerli bir yeri olduğuna inanan Atatürk, kadınlarımızın bütün alanlarda gelişmeleri için tüm yasal uygulamalara öncelik tanımıştır.

“Çocuk kalbi işlenmemiş bir elmas gibidir,onu ihmal etmek manevi bir cinayettir” diyen ünlü eğitimci ve şair İbrahim Alâettin Gövsa (1889-1949), çocukların eğitimden ilk sırada sorumlu ilk öğretmen olan,çocuğunu 9 ay karnında, 9 ay sırtında ve ömür boyu kalbinde taşıyan anneler için bir şiirinde şöyle demekte:

” Azmederse eğer kadın/ Bu inkılâp olur yarın/ Hamurunu insanlığın/ kadın eli yoğuruyor/ Her baht ile demek kadın/ İstikbâli doğuruyor.”

“Atatürk’ün manevi kızlarına gösterdiği ilgi içlerinde en küçüğü olan Ülkü’nün üzerinde yoğunlaştı. (1932 doğumlu) Ölümünden bir kaç hafta öncesine kadar, Ülkü onun yanından hiç ayrılmadı.” A.Mango (Atatürk MTK-Sf-587)

Kimsesiz çocukları korumak ve eğitmek amacıyla Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu’nu kuran, çocukları evlatlık edinerek onların örnek bir insan olarak yetişmelerini sağlayan, her ortamda ve bayramlarda çocuklara özenle yaklaşarak onların yerini ve önemini vurgulayan Baş Öğretmen Atatürk, 1934 ‘de İzmir’de Hakimiyet-i Milliye İlkokulu Fakir Çocukları Koruma Heyeti’nin düzenlediği ” SENİ DOYA DOYA ÖPMEK İSTİYORUM” temalı çocuk balosuna katılmıştır.Bu hatıranın albümü bugün Anıtkabir’de Atatürk Müzesinde özel eşyalar arasındadır.

“Bizim çocukluğumuz fakirlikle geçti,elime iki kuruş para geçince bunun muhakkak yarısını kitaba verirdim. O zaman da böyle okurdum. Eğer aksini yapsaydım ben ATATÜRK olamazdım,Türkiye’yi bu hale getiremezdim…Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya değer bir vatandır.”

İmzalı bir resmini ve mesajını isteyen Amerikalı Curtıs La France isimli on yaşındaki çocuğun isteğini yerine getiren Atatürk, mektubunda şöyle demiştir: ” Amerika’nın zeki ve çalışkan çocuklarına biricik tavsiyem, Türklere dair her işittiklerine gerçek gözüyle bakmasınlar. Kesin olarak bilimsel ve esaslı incelemeye önem versinler. Hayatta başarıya ve mutluluğa ulaşmanızı dilerim.”

Çocukları, umut, güven, heyecan ve gelecek olarak gören ve çok seven ATATÜRK, Çankaya sırtlarında karşılaştığı küçük Cemil ile konuşur ve onu kaldırarak alnına sıcak bir öpücük kondurarak şöyle demiştir: “Milletin bağrından, temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkada kalmayacak.”

Atatürk, akıl ve bilim ışığında ulusal bilgi ve bilinçle donatılmış çocuklara ve gençlere güvenerek, geleceği onlara emanet etmiş ve gözü arkada gitmemiştir.

” Ben ölürsem, soylu milletimizin beraber yürüdüğümüz yoldan asla ayrılmayacağına eminim ; bununla gönlüm rahat!”1926 Mustafa Kemal Atatürk

“Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” kutlu olsun.

“Çocuklar ne güzel,ne sevimli,…En çok hoşuma giden halleri; riyakârlık bilmemeleri, bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamalarıdır…”ATATÜRK

Anıtkabir not defterine çocukların yazdığı düşünce ve duygular bize ışık tutmakta:

“Sevgili Atam, Öncelikle çocuklara ve herkese bu güzel hayatı verdiğin için teşekkürler. Çocukları, insanları seviyordun.Biz de seni seviyoruz.Sevgilerimle”. 05.02.2014-Can

“Sevgili Atam, Sizi çok seviyorum keşke yaşasaydınız, size sıkı sıkı sarılırdım. Ben bir kız çocuğu olarak okula gitmeyi sana borçluyum. Büyüyünce seçme seçilme hakkımı da senin sayende yapacağım. Sizin kurduğunuz Cumhuriyeti biz gençler olarak, koruyacağımıza söz veriyoruz.Sevgilerimle.” İrem Yılmaz.

“Ey yükselen yeni nesil! İstikbâl sizindir.Cumhuriyeti biz kurduk, O’nu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz… Türk çocuklarının yüksek kabiliyetine inancım tamdır…” ATATÜRK

Toplumun temel taşı olan ailenin ve çocuğun gelişmesinde annelerin çok değerli bir yeri olduğuna inanan Atatürk, kadınlarımızın bütün alanlarda gelişmeleri için tüm yasal uygulamalara öncelik tanımıştır.

“Çocuk kalbi işlenmemiş bir elmas gibidir,onu ihmal etmek manevi bir cinayettir” diyen ünlü eğitimci ve şair İbrahim Alâettin Gövsa (1889-1949), çocukların eğitimden ilk sırada aile, sonra da öğretmenlerin olduğunu vurgulamıştır.

“Sevgili Atam, Sen olmasaydın biz bu kadar güzel bir ülkeye sahip olamazdık,Ben büyüdüğümde mimar olacağım ve senin adına güzel eserler yapacağım.Keşke yanımda olsaydın, sana sıkıca sarılsaydım. Seni çok seviyoruz.Senin 4000 kitap okuduğunu öğrendim.Ben de senin gibi kitap okumayı seviyorum.Yaptığın yenilikler için teşekkür ederim. Saygılarımla”.09.12.2013 Ömer Ayhan Özdemir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 ‘de açılmıştır. Atatürk, bu millî ve mutlu günü, Türk çocuklarına armağan etmiştir. TBMM açılış tarihi, Cumhuriyetimizin temeli olduğu gibi,23 Nisan ilk Milli Bayram ve dünyada ilk çocuk bayramı olmuştur.

1979 yılını ,Birleşmiş Milletlerin “Dünya Çocuk Yılı” olarak kabul etmesinden 59 yıl önce,Atatürk, Ulusun Egemenlik Bayramı’nı, çocuklara adayarak, onlara ne denli önem ve öncelik verdiğini göstermiş ve dünya tarihine altın harflerle kayıt geçmiştir.

İstanbul’daki ilkokul öğrencileri 23 Nisan 1929 tarihinde Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e,şu telgrafı çektiler:

“Bugün Hakimiyet-i Milliye Bayramı.Bayramınızı tebrik ederiz.Biz, bütün Türkiye çocukları büyük bir sevinç içindeyiz. Bu mübarek Hakimiyet-i Milliye gününde çocukların da hakimiyetini kabul ettiğiniz için size ayrıca teşekkür ederiz.”(kaynak:C.Sönmez ,Atatürk ve Çocuk Sevgisi.s.44)

“Atam, Sen tüm zorluklara göğüs germiş,yılmadan, bıkmadan çalışmış halkın için çalışmış büyük bir öndersin…. Bize emanet ettiğin Cumhuriyete sahip çıkmak için çok çalışıyoruz.” Aleyna Karamehmetoğlu.

Kurtuluş Savaşı yıllarında babasını,ailesini savaşlarda kaybetmiş yetim çocuklara sahip çıkarak,Çocuk Esirgeme Kurumunu(Himayei Etfal Cemiyati 1921) kurmuş ve kurumun koruyuculuğunu yapmıştır.”Vatandaş,memleket çocuklarını korumayı üzerine alan Çocuk esirgeme Kurumuna yardım etmeye mecburdur” demiştir. Cemiyet, 30 mayıs 1930 tarihli kararı ile Reisi Cumhur Gazi Mustafa Kemal Hazretlerine “Altın Cemiyet-i Etfal” madalyası takdim etmiştir.

“Küçük Hanımlar,küçük Beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü,yıldızı,bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz.Kendinizin ne kadar önemli,kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” Mustafa Kemal (17.10.1922.Bursa)

“Sevgili Atam,.. Ben sizi hep örnek aldım ve hep örnek alacağım…”Süheyla Ceren.

Mustafa Kemal, Çocuklarımıza verilecek eğitim ve öğretimin temel ilke ve hedeflerini 27.10.1922 günü Bursa’da öğretmenlere verdiği söylevde şöyle ifade etmiştir:

“…Okul,genç kafalara,insanlığı saymayı,ulus ve ülkeyi sevmeyi,bağımsız yaşamayı öğretir;bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için tutulması gereken en doğru yolu öğreten okuldur.ülkemiz içinde uygar düşüncelerin, çağdaş ileriliklerin vakit yitirilmeksizin yayılması ve gelişmesi gereklidir. En önemli ve verimli ödevlerimiz öğretim ve eğitim işleridir.Bu işlerde başarıya ulaşmamız gerekir. Bir ulusun gerçek kurtuluşu ancak bu yoldadır. Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek can, tek düşünce olarak belirli bir program üzerinde çalışmamız gerekir.İleri ve uygar bir ulus olarak yaşayacağız…”

Çocuklar, toplumun geleceğidir. Akıl , bilim ve teknoloji ışığında alacakları çağdaş eğitim sayesinde geleceğin güvencesi, umudu ve hizmetkârları olurlar.

Bu gerçekleri çok iyi değerlendiren Atatürk, ” Küçük hanımlar, küçük beyler!Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizlersiniz… ona göre çalışınız,sizlerden çok şeyler bekliyoruz” demiştir.

“…Büyüdüğümde Atamı bekleyen nöbetçi asker olurum ben de” 21.4.2014-Kansu Giray

“Sevgili Atatürk, ben Gonca. Daha önce de Anıtkabir’e gelip sana mektup yazmıştım.Ancak o zaman birinci sınıfa gidiyordum.Şimdi ise biraz büyüdüm.Artık beşinci sınıftayım. Aslında ben bir Azeri’yim. Ancak burada yaşamaya başlayalı dört yıl oldu…Senin yaptığın yenilikleri öğrenmeye başlayınca artık daha mutluyum ve kendimle gurur duyuyorum ki bir azeri Türküyüm. Senin sayende kız olsam da okuyorum… Daha bir kaç gün önce kardeşimle” Atatürk ve Hayatı” diye bir slayt hazırladık. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık.Tıpkı senin bu millete yaptığın gibi,güzel oldu.Gözün arkada kalmasın! Sonsuz sevgilerimle.” Gonca Hüseyinzade

Atatürk, çocuklara ve gençlere hep güven duydu ve geleceği onlara emanet etti.Gözü arkada kalmadı ve hiçbir zaman kalmayacak…

Çocuklar, dünyanın ve ülkelerinin geleceğidir. doğal, gerçekçi ve özverili yapıları ile büyüklere öncülük etmekteler ve ışık tutmaktalar. Ulusal bayramlarımızda ve özellikle Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarında Atatürk sevgisi zirveye çıkmakta, bayraklaşmaktadır.Kutlu olsun.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarında ve her ortamda bütün çocuklarımız bu gerçeği içlerinden geldiği gibi açık, net ve yaşayarak göstermektedirler. Hepsini yürekten gelen bir coşku ve sevgiyle kutluyoruz.. Barış ,hoşgörü ve sevgi içerisinde bilgi ve bilinçle nice bayramlara ulaşmalarını diliyoruz.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz