İpek Çalışlar’ın Yapı Kredi Yayınları arasında çıkan “Mustafa Kemal Atatürk-Mücadelesi ve Özel Hayatı” kitabı, büyük kurtarıcının pek bilinmeyen kimi özelliklerini gün ışığına çıkarıyor.

İşte onlardan bazıları:

-Hastalıklar dışında sabah güneşini görmeden yatağına girmez ve uyumazdı. Bir sohbetinde, “Hayat çok kısa. Çocukluk ve mektep hayatı bir kısmını alıyor. Geriye kalanı ise uyku yarıya indiriyor. Uykusuzluğu giderecek ve vücuda verdiği istirahat gıdasını verecek komprimeler icat edilse. Bir gün o da olacaktır” demişti.

-Geceleri her yer aydınlansın isterdi. Tavandan sofrasının üzerine sarkan üç avizenin ve duvarlardaki apliklerin aydınlığında otururdu. Keskin bir ışık, bol bir hava gibi odasını baştan başa doldursun isterdi.

-Güne bol şekerli kahve ile başlardı. Gün içinde ve gece boyunca defalarca kahve içerdi. Çok sigara içer, genelde peş peşe yakardı. Hanımlardan izin almadan sigara yakmaz, yanlarında yemek masasında sigara içmezdi.

-Elinden kehribar tesbihini eksik etmezdi. 99’lu tespih, sohbetlerinde, gazetecilerde röportajlarında elinde olurdu.

-Titizdi. Gömlekleri, pantolonları sürekli ütülenirdi. Günde iki üç kere kıyafet değiştirirdi.

-Soğan, sarımsak kokusundan hiç hoşlanmazdı. Pastırma, sucuk gibi nesneleri sofrasına almaz, evinin semtine bile yaklaştırmazdı. Kefal ızgara ve İzmir çipurasını severdi. Çırpma hamurdan, içinde beyaz peynir, tavuk olan börek, suluca irmik helvası sofradan eksilmezdi. Az pişmiş sulu omlete ve İtalyan soslu makarnaya bayılırdı.

-Sofrasında kimsenin yeri belli değildi. Yalnız Fevzi Çakmak’a, İsmet İnönü’ye , ara sıra evine gelen ordu ve hükümet şahsiyetlerine yanında yer gösterirdi.

-İş başından artan ömrü sofrada geçti. Bu bir içki ve cümbüş sofrası değildi. Dostları ile, hatta düşmanları ile sohbet ve tartışma meclisi idi. Hayallerini, tasarılarını, ıstıraplarını, hatıralarını ta genç subaylığından son zamanlarına kadar sofrasında anlattı.

-Güreşi çok severdi. Kendisi de arkadaşlarıyla ve bilhassa Nuri Conker’le güreşmeyi adet edinmişti. Fakat asıl heyecan ve zevk duyduğu şey, nöbet bekleyen erleri salona çağırarak onlara güreş yaptırması idi. Bu güreşlerde hakem olur, erlerden galip ve mağlup olanlara çeşitli mükafatlar verirdi.

-Akşam sofrasına davet edilenleri beklerken bilardo oynardı.

-Çok kurallı diye briçe bayılmaz, ama pokeri çok severdi,

-İçkisine çok müdahale ettiği için Hikmet Bayur’u Afganistan’a büyükelçi olarak göndermişti.

-Enteresan bulduğu bir kitabı bitirene kadar elinden bırakmazdı.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin