Dağ fare doğurdu, dünyanın en büyük havaalanını yaptık ama ona bir ad veremedik.

Neden mi? Anlatayım
Temeli atıldığı günden bu yana yani 3,5 yıldır FOX TV’de İsmail Küçükkaya her fırsatta yeni havaalanının adının, “Atatürk” olması için kampanya yürüttü.

Zaman zaman bazı yazarlar da bu görüşe katıldılar. Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) kampanya da yaptı.
Atatürk’ün partisi olmakla övünen CHP’den de önemli bir destek gelmedi Atatürk adının İstanbul’un 3. Havalimanına konulması için.
Sanki AKP ya da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendi mallarına istedikleri adı verebilirlermiş gibi bir havada idiler.3,5 yılı geride kalırken muhalefet partileri ve liderleri adeta uykuda idiler.
Ve Erdoğan 29 Ekim’de kısmi açılışı yapılan havaalanına İstanbul adını “Tek Adam” olarak veriverdi.

“Ben yaptım oldu” dedi.
En değerli markamızmış İstanbul. Ne kadar sığ bir bakış açısı. O İstanbul ki bir süre önce bizzat Erdoğan tarafından, “ihanet ettik” diye damgalanan bir kenttir.
Değerli okurlarım uçak bileti alırken İstanbul’u seçip İstanbul havaalanı seçecek bu kente yolculuk yapacaklar.
Ankara için Ankara ve Esenboğa, İzmir için İzmir ve Adnan Menderes adları seçilir.

İstanbul için İstanbul adını koymak bu havaalanına ad vermemek demektir.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en değerli markası ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Atatürk havaalanı millet bahçesi olup havacılık fuarlarına ev sahipliği yapacakmış da adı onun için korunacakmış.
Çocukça bi mazeret.
Atatürk adını hak eden dünyanın en büyük havaalanı olacak bu dev yapı için Meclis Başkanı Binali Yıldırım, “İstanbul herkesin kolayca aklına yerleştireceği bir isim” diyor.
Öğrenilmiş, alışılmış, dünyanın deha olarak kabul ettiği bir liderimizin adı varken, Atatürk adının devamı sağlanacak iken parlamenter rejimi ilga formülünün uygulayıcısı Yıldırım’ın gülerek söylediği şu sözleri dinleyince pes vallahi dedim.
Milletin anasına küfür eden mütahit ile havaalanı yaptıran zihniyet milleti nasıl da umursamıyor.
Bir de Cumhuriyet resepsiyonu konusu var.
Açılış bitti Başkan Hazretleri ve yabancı konukları ile yemeğe geçti.
Evet, aynen böyle oldu.

Düşünün evinize, düğününüze misafirler davet etmişsiniz içlerinden yabancılarla başka bir salona geçip yemek yiyorsunuz ve salondakilere de ayaküstü atıştırmalıklar ikram ettiriyorsunuz.
Ne kadar ayıp değil mi?
İşte Erdoğan bunu yaptı ve Cumhuriyet Resepsiyon için davet ettiği 6-7 bin kişi ortada kaldı çünkü ev sahibi Türk konuklarını ağırlayacağına, yabancı konuklarıyla yemek yemeyi tercih etti.
Menü saray menüsü mü bilemedim çünkü medyada yer almadı.
Ama görüldü ki Cumhuriyet Resepsiyonu havaalanı açılışına meze oldu.
Peki, İstanbul’un yeni havaalanına “İstanbul” adını tek adamın vermesi karşısında şimdi ne olacak derseniz çok önemli bir gelişmeyi sizinle paylaşayım.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı arayarak, İstanbul adının verilmesi havaalanına ad vermemektir. Ne bir KHK, ne bir kanun ne de bakanlar kurulu kararı yoktur. Siz İYİ Parti olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine, “Yeni havaalanın adı Atatürk olsun” diye yasa teklifi verir misiniz?” diye sordum.

Özdağ, “Evet ben de bu ismin geçici bir isim olduğunu düşünüyordum. Harika bir öneride bulundunuz. Şimdi hemen yasa teklifini hazırlayıp milletvekillerimizden imza toplayarak Meclis Başkanlığına vereceğiz. Önerinize teşekkür ederim” dedi.
Yasa Teklifi Meclis’e verildiğinde yeni havaalanına “Atatürk” adının verilmesine hangi parti destek verecek hangi parti karşı çıkacak?
CHP, MHP, İYİ Parti ve HDP biliyorsunuz AKP’nin 290 milletvekilini geçecek çoğunluğa sahip Meclis Genel kurulunda.
Haydi hayırlısı…

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin