“Vatan bizim, ülke bizim, el bizim/Emin ol ki her çalışan kol bizim,
Ay yıldızlı Bayrak bizim, mal bizim/Söyle Veysel öğünerek, överek.””

Kendine özgü özellikleri ve güzellikleri ile gelenekten geleceğe, hayatının benzetildiği Kızılırmak gibi çağlayarak akan Âşık Veysel, vatan,bayrak,insan ve Atatürk sevgisini bayraklaştıran içeriği ve biçimiyle tasavvuf, doğa ve insan değerlerine ağırlık verdiği şiirleriyle edebiyat tarihimizde ,dillerde ve gönüllerde yerini almıştır.

Âşık Veysel,hisleri, sezgileri,algılamaları ve güçlü altıncı hissi ile gönül gözünü sazı ve sözleriyle zenginleştirmiş,Yunus, Karacaoğlan ,Pir Sultan, Atatürk ve kültürümüzden ilham alarak ,tüm ozanlara ilham vermiş ve esin kaynağı olmuştur. Yaşar Kemal,”Veysel,şiirlerini yenilemiş, içerik ve biçim olarak geleneği kırmıştır” demekte.”…Neyim ne olacak,elde neyim var?/Karacaoğlan,dertli Yunus soyum var.”

Âşık Veysel, halk, hak ve hakikat yolunda duygularını derinleştirerek şiirlerine aktarmıştır. Anadolu’nun çok zengin tarihî ve kültürel zenginliğini ve yaşam felsefesi kendine özgü dili ve üslûbuyla seslendirmiştir.

“Allah birdir Peygamber Hak/Rabbül âlemindir mutlak
Senlik benlik nedir bırak/Söyleyim geldi sırası
Kürt’ü, Türk’ü ne Çerkez’i/Hep Ademin oğlu kızı
Beraberce şehit gazi/Yanlış var mı ve neresi
Kuran’a bak İncil’e bak/Dört kitabın dördü de hak
Hakir görüp ırk ayırmak/Hakikatte yüz karası
Cümle canlı hep topraktan/Var olmuştur emir Haktan
Rahmet dile sen Allah’tan/Tükenmez rahmet deryası
Veysel sapma sağa sola/Sen Allah’tan birlik dile
İkilikten gelir bela/Dava insanlık davası.”

Maddi ve manevi birliği sağlayan vatan toprağını en aziz değer olarak gören Veysel,” “Her ferdin hakkı var bizimdir vatan/Babamız dedemiz döktüler al kan/Hudut boylarında can verip yatan/Saygıyla anarız şehit diyerek” diyerek, ” Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,/

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”diyen ünlü şair Mitat Cemal Kuntay ile aynı duyguları paylaşmaktadır.
Asırlardır devam eden halk şiiri geleneğimiz içerisinde ,her âşık kendisinden öncekilerden etkilenmiş ve kendisinden sonrakileri de etkilenmiştir. Aşağıdaki örnek bunu en güzel şekilde ifade etmektedir.
“Ben ay’ımı yerde gördüm/Ne isterem gök yüzün de/Benim yüzüm yerde gerek/Bana rahmet yerden yağar” diyen Yunus’a, Veysel,”Dost dost diye nicesine sarıldım/Benim sadık yarim kara topraktır” diye seslenir.Ulusal kültürümüzün temel taşı zengin halk kültürümüzün en büyük temsilcilerinden birisi olan Âşık Veysel, Türk kültürünü özümseyerek yaşadıkları ile kaynaştırmış, insanımızın söyleyen dili,düşünen aklı olmuş ve geçmişten geleceğe, gelenekten çağdaşlığa geniş bir köprü kurmuş, saf,sade, samimi,gerçekçi,inançlı ve özgün bakış açısı ile gönül sesini dillere ve gönüllere bir elmas gibi işlemiştir.

“Evvel ahir odur onundur ferman/Ne sen var ne ben var bir tane ferman” diyerek, “Ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm diyen Yunus Emre’ye eşlik etmektedir.
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir,benim fikirlerimi, benim düşüncelerimi anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir” diyen, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk’ü,görmediğine çok üzülen,ancak,onu gönül gözüyle herkesten iyi gören ,hisseden, anlayan ve anlatan büyük usta,hak ve halk âşığı, Atatürk’un aydınlığında Cumhuriyet ozanı Veysel şöyle demekte:

“Atatürk’e Ağıt /… Atatürk’ün eserleri/ Söylenecek bundan geri/ Bütün dünyanın her yeri/ Ah çekti vatan ağladı/ Fabrikalar icat etti/ Atalığın ispat etti/ Varlığın Türk’e terk etti / İşitti her yan ağladı/ /… Uzatma Veysel bu sözü/ Dayanmaz herkesin özü/ Koruyalım yurdumuzu/ Dost değil düşman ağladı.”

Köy enstitülerinde usta öğretici olarak dersler veren Veysel’in hayatında, Kul Himmet,Pir Sultan Abdal,Ahmet Kudsi Tecer,Behçet Kemal Çağlar,Yaşar Kemal,Cahit Öztelli’nin,Köylerin ve Ankara Radyosu’nun özel ve anlamlı yerleri bulunmakta. 1931 yılında Sivas Lisesi edebiyat öğretmeni olan Ahmet Kutsi Tecer ve arkadaşları “Halk Şairlerini Koruma Derneği”ni kuruyorlar.Ve 5 Aralık 1931 tarihinde de üç gün süren Halk Şairleri Bayramı’nı düzenliyorlar.Böylece Veysel’in yaşamında önemli bir dönüm noktası işlemeye başlıyor.Denebilir ki, Veysel için A.Kutsi Tecer’le tanışması hayatında yeni bir başlangıç sayılmakta.” Ana dilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden ötürü” TBMM özel bir yasa ile Âşık Veysel’e 1965 yılında 500 lira aylık bağlamıştır.21 Mart tarihini esas alan haftayı 1994’de, Kültür ve Turizm Bakanlığı HAGEM Genel Müdürlüğü “Âşık Veysel ve Halk Ozanları Haftası” ilan etmiş ve Yurt genelinde kutlamalar heyecanla yapılmıştır. Daha sonraki haftayı, zamanın Cumhurbaşkanı rahmetli Demirel, Çankaya’da tüm ozanları ağırlayarak kutlama geleneği başlatmıştır.
Âşık Veysel’in Sivralan Köyü’nde bulunan evi, Kültür Bakanlığınca 90’lı yıllarda müze haline getirilerek, torununa (Ahmet Şatıroğlu’nun oğlu) bu evde görev verilmiştir.
1894’de Şarkışla Sivralan Köyünde doğan, 7 yaşında gözlerini kaybeden, “Talih çile kader sözü bir etmiş,/Her nereye gitsem gezer peşimde.” diyen , acı tatlı büyük bir mücadele ile hayata tutunan ve karların eridiği, lodosun estiği 21 Mart 1973’de aramızdan ayrılan ama gönüllerden ayrılmayan, kültür hazinesi Âşık Veysel’i anmak, anlamak ve anlatmak için makaleler,kitaplar, belgeseller,sazlar ve sözler yeterli olmamakta.
Vatan Sevgisini içten Duyanlar

“…Sıtk ile çalışır benimseyerek/Milletine, Ulusuna uyanlar
Demez neme lazım, neyime gerek/Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan/…
Vatan aşkı ile çalışan kafa/Muhakkak erişir öndeki safa
Tesir nüfuz olur her bir tarafa/Herkes onu büyük tanır severek.
Olmak istiyorsan dünyada mesut/Hakka halka yarayacak bir iş tut
Çalıştır oğlunu, kızını okut/İnsan olmak için okumak gerek…”
“Ayrılık Günleri Geldi Dayandı” şirinde sevenlerine ve halka seslenmekte:”…Gelin birer birer helallaşayım/Yol verin ki şu dağları aşayım/

İstemezdim senden uzaklaşayım/Hasreti kalabime dolan elveda/…Karlar erir, akar gider lodostan/Çoşara gönlü selam gelse o dosttan/Sen eyledin beni dillere destan/Çırpınıp saçların yolan elveda/Veysel’in derdinin yoktur ilacı/Gurbetin dertleri acıdır acı/Biz gidelim sizler olun duacı/Döküp göz yaşları silen, elveda.”Hepimizin duygu ve düşüncelerine tercüman olan, Türk halk edebiyatı tarihinde özel ve seçkin yerini koruyan,”gizli sırlarını aşıkâr etmeyen “sazı ve gönülden gelen deyişleri ile bize ışık tutan, “Ben giderim adım kalır/Dostlar beni hatırlasın” diyen toplumcu ozan büyük usta Âşık Veysel’i, dostları ve halkımız unutmamakta ve 21 Martlarda, sazlar,sözler, diller,gönüller Veysel’i anmaktadır. Ruhu şâd olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz