Artvin’de sel gitti, çamur kaldı; kayıp 1 kişi aranıyor (3)

0
3

SELDE YIKILAN EVDEN SON ANDA ÇIKMIŞLAR
Artvin’in Arhavi ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde taşan Kapisre Deresi’nin kenarındaki Ali Şimşek’e ait 2 katlı ev sele kapılıp, yıkıldı. Evin yıkıldığı anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Görüntülerde, o anları kayda alan kişinin, ‘Evi su aldı götürüyor” dediği duyuluyor.
‘EVİMİZ 2 SANİYEDE YIKILDI, GİTTİ’
Şimşek ailesinin 5 ferdi, derenin taşması sonrası evi terk ederek kurtuldu. O anları anlatan aile fertlerinden Burak Şimşek, “36 yıllık binamızdı. Bütün anılarımız, her şeyimiz içerisindeydi. Dere taştı, birkaç saniye içinde 2 katlı evimiz yerle bir oldu, sular alıp sürükledi. Evimiz 2 saniyede yıkıldı, gitti, çok üzgünüz. Cana gelmemesi tek tesellimiz” dedi.
‘ÇOK BÜYÜK SELDİ, ÇOK KORKTUK’   
Şimşek ailesinin komşularından Ali Akdemir de, “Ev yıkılınca, dere önüne set çekti. Bizim eve suların girmesinden kurtardı, yoksa bizim ev de gidecekti. Saniyeler içinde ev yıkıldı. Geceyi burada geçirmedik, evden çıktık, kızımızın evine gittik. Çok büyük seldi, çok korktuk. Eğer o ev yıkılmasaydı, bizim evler de sele kapılmıştı” diye konuştu.  
‘BU KORKUYU UNUTAMAYIZ’
Ayşe Akdemir ise, “Dere öyle bir geldi ki 5 metre dalga atıyordu. Çok büyük korku yaşadık, bu korkuyu ömrümüzün sonuna kadar unutamayız. Komşumuzun evi gitti, bizim ev de büyük riskte kaldı. Evi terk ettik, akrabalarımızın yanına gittik” ifadelerinde bulundu.
‘HEYELAN RİSKİNE MARUZ YAPILAR YIKILMALI’
Öte yandan Doğu Karadeniz’de yaşanılan sel ve afetlerle ilgili artık radikal adımların atılması gerektiğini ifade eden Mimar ve Mühendisler İstişare Kurulu Üyesi Kadem Ekşi, şunları söyledi:
“Bu iklim değişikliğiyle birlikte Anadolu’da kuraklık, Doğu Karadeniz’de de sel ve heyelanların olacağını bilim dünyası zaten ısrarla söylüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un da söylediği gibi özellikle dere yataklarındaki fiili işgallerle ilgili radikal kararlar alınmalıdır. Dere yatağına yakın inşa edilmiş köprüler de dahil olmak üzere bu alanlarda bir süpürme hareketi başlatmamız lazım. Belki can yanacak ama her yağışta ‘bu bizim kaderimiz’ deyip sonucu da bekleyemeyiz. Allah’ın verdiği bir akıl var, geleceğe bir miras bırakacaksak çözüm noktasında hükümete yardımcı olmamız lazım. Bu adımı hep birlikte atmamız gerekiyor. Tarım alanlarını genişletmek amacıyla kızılağaç ve meşe orman varlığıyla ilgili çok ciddi alanlar açtık. Buralara da köksüz çay bitkileri ekerek, tarımsal faaliyet ortaya koyduk ama heyelanları hiç düşünmedik. Malzeme suyla doygun hale gelince dereye veya eğim aşağı alanlara hızla kayma durumundadır.”
‘HALININ ALTINA SÜPÜRÜYORUZ’
Radikal değişimler yapılmazsa her yağışta benzer olayların yaşanacağını belirten Ekşi, şöyle devam etti:
“Heyelan riskine maruz yapıların yıkılmasıyla ilgili radikal kararların artık bir an evvel verilmesi gerekiyor. Hiçbir bahaneye geçit vermeden bu yapıları kaldırmamız lazım. İnsanlara da zulmetmeyeceğiz, onları da farklı alanlarda, belki geçici süre TOKİ’lere, rezerv alanlara taşıyacağız. Daha sonra bu alanları mutlaka temizlememiz lazım, eğer bunu yapmazsak bu risk denetimini sağlayamayız. Krizi yönetiyoruz ama bu kriz yönetiminden artık risk yönetimine adım atmalıyız. Bu noktada imarla ilgi değişiklikleri yapmamız lazım. Bu adımları atmazsak her yağışta yine gözyaşı, yine acılar yaşanacak. Herkesin çözüm odaklı düşünmesi gerekiyor. Bizler, bu konuda uzun yıllardır konuşuyoruz ama çözüm noktasına iş gelince yine halının altına süpürüyoruz. Artık buna ne devletin kaynakları ne enerjisi yetmez. Güvenli yaşam alanlarını insanlarımıza sunmak zorundayız, bu Doğu Karadeniz için bir zorunluluktur. Bu yaşanılanlar bize ciddi dersler de oluşturuyoruz, inşallah bir an evvel gereken adımları atarız.”
Muhammet KAÇAR-Tolğa SAĞLAM-Salim SARIKOÇ-Zeynep Irmak ÖCAL/ARTVİN, (DHA)-

FOTOĞRAFLI

- Reklam -

- Reklam -