Ajda Pekkan’ın unutulmaz şarkısı öncelikle tüm istifa eden, etmekte olan ve/veya ettirilecek tüm belediye, parti il başkanlarına gelsin.

“Sardı korkular, gelecek yıllar/Düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar/ Gözlerimde canlanınca yaptığın haksızlıklar, güçlendim/Her şey bambaşka olacak /Döndün bak geldin şimdi/Bugünü aslında nasıl sabırla bekledimdi/Seni yalvarırken görmek seni ağlatabilmek/Geçmişi senden geri almak bütün ümidimdi.
Olmaz artık kapı açık/Arkanı dön ve çık istenmiyorsun artık/Bir zamanlar sen de bana acımadın/Yalnız kaldım, yıkılmadım, ayaktayım/Yaşadım yaşıyorum/Başım yukarda meydan okuyorum hayata ve sana”

Bugün için şarkıyı söyleyen, “dinle, bu mesaj sana” diyen belli. Ama anlamıyorsa, tınmıyorsa, inatla “gitmem” diyorsa, bu şarkı tüm yandaş radyolarda, TV’lerde dönsün. AKP kampanya otobüsleri, Ankara sokaklarında, Büyükşehir Belediyesi’nin önüne gidip gün boyu bu şarkıyı çalsın. En küçük etkinliği bile büyük mitinge çeviren hazır kıta belediye işçileri de eşlik etsin, “öldü kral yaşasın yeni kral” diye slogan atsınlar. Ne de olsa “gelen ağam giden paşam” olacak. O da camdan bakıp “nankörler” desin.

Arkadaş, koca İstanbul’un belediye başkanı iki saatte gitti, Bodrum’da tatile başladı, bizim Ankara’daki tüm memleketin gündemini kilitledi.
Kerkük’te Kürt-Arap savaşı, İdlib’te Türk askerinin operasyonları, Kuzey Irak’ta İran oyunları, FETÖ davaları, ABD’nin vize yasağı, güya “makul ve doğru orana” çekilmesine rağmen yüzde 50 artan motorlu taşıt ve emlak vergileri, yerinde sayan işsizler ordusu, yüksek faizler, enflasyon, kuraklık, Sırp kökenli etler, nikah memuru olacak müftüler, döviz kurlarındaki zıplamalar, çöken Türk futbolu geri planda kaldı.

Tüm memleket toto oynuyor, her köşede bir laf; (gitmiş, gitmemiş, gitmeyecekmiş, esasında gitmiş ama gitmemiş gibi yapıyormuş, istifa etmeyecekmiş, azil edeceklermiş, istifa etmiş ama yılların alışkanlığı her gün makamına gidip geliyormuş, işten çıkarıldığını eşinden saklıyormuş, müfettişler inceleme başlatmış, gözdağı vermek için tutuklayacaklarmış, içeri atacaklarmış, pazarlık yapıyormuş, oğlum milletvekili olsun diyormuş, odasını topluyormuş, odasından çıkan evrak iki tır kamyonunu doldurmuş, kendi koltuğa bağlayıp oturuyormuş, masaya vurmuş, bir daha görüşmek istemiş, ağlıyormuş) gırla gidiyor.
Bizce bu süreç uzasın. Fırsat bu fırsat, ne kadar zam, vergi, artış varsa yapılsın, hatta şimdiden delik deşik olacağı belli 2018 bütçesi de geçsin, öyle gitsin. Böyle bir gündem kilitlenmesi kolay kolay yaşanmaz.

Bu konu üniversitelerde mezuniyet tezi olarak da incelenmeli. Bir insan nasıl olur da hem bu kadar tanınır, bilinir hem de sevini az olur, negatif duygular beslenir ama bir o kadar da makamında, koltuğunda yıllarca kalır?
Öyle veya böyle Ankara’da bir dönem kapanıyor. Tarihler artık “İ.M.G’li ve İ.M.G’siz” zamanı gösterecek.
Şimdi yapılacak bir şey yok, hüküm verildi, arkanı dönüp çıkacaksın, istenmiyorsun artık. Teselli olsun, gün gelir bu şarkıyı sen de sana söyleyenlere söylersin “Reis tarafından re’sen emekli büyükşehir belediye başkanı”.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz