Antalya’da sıfıra yakın sosyal mesafe

0
132

Ölüm kol geziyor yaşlı dünyanın her yerinde. Türkiye’de ise işler artık pembe rakamlarla masal dinler gibi avuntularla günlük geçiştirmelerde. Antalya’da ise sanki Türkiye geneli gerçeği gibi, her şey var ama hiçbir şey yok…

Günlük vaka sayıları standarda bağlanmış üç aşağı, beş yukarı aynı gidiyor. Kırk bin testte de binli civarda, doksan binde de binli civarda, standarda bağlanmış değişmiyor. Bir şeyler yanlış da, biz mi göremiyoruz, yoksa görülmesi mi istenmiyor? Bilinmez, ama artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bu yalnız bizim ülkeye mahsus değil, dünya genelinde de öyle sanırım. Tabandan, en düşük seviyeden gösteriliyor, tavandan değil. Artık ekonomik gerekçeler yüzünden birçok şeye göz yumulmaya başlandı. Sosyal mesafe de bilinçli olmayan insanların insafına bırakıldı. Sıfır sosyal mesafede ölüme davet edilir gibi yaşanmaya başlandı. YAZIK!
Vaka sayıları, yaz mevsiminde katlanarak arttı. Plajlar, Pazar yerleri, yolculuk yapılan araçlar, düğünler vb. son hızla normalleşti, korona virüste aldı başını gidiyor. Bazı yerler karantinaya alınsa da hastaneler kırmızı ışık vermeye başladı. Ama Türkiye genelinde vaka sayıları Finike’de sıfırken de aynı, şimdi katlanarak çoğaldığında da aynı… Gel de inan!


Geçenlerde Finike’den Antalya’ya giderken bir yolcu otobüsünde şoför dâhil çoğu kişi maskesizdi. Yolculardan bazıları uyarsa da sıfır sosyal mesafede yolculuk edildi. Şimdi gel de bu bilinçsiz kişilerle bu işin çözüleceğine inan. Bu sadece vatandaşlarla da olmaz, bu uymayan vatandaşlara yaptırım uygulanmadan virüs salgını dizginlenmez. “Aman sosyal mesafemize dikkat edelim!” sözleriyle önlenemez.


Antalya’dan Finike’ye gelirken de tüm koltuklar doluydu. Ama bu sefer şoför dâhil herkes de maske vardı. Yanımdaki adam, yolda mola sonucu otobüse binerken biraz geri çekilip mesafe yaptı. Olması gereken de buydu aslında. Ama içeri girince aynı adamla yan yana oturduk ve iki saat yolculuk yaptık. Neredeyse sıfır mesafe de… İşte Türkiye’deki sosyal mesafede böyle; bir bakıyorsun aynı kişiyle mesafeli, bir bakıyorsun mesafe falan kalmamış her şey akışına bırakılmış. Bir bakıyorsun, korona virüs yüzünden her şey yasak, bir bakıyorsun korona virüs bazı günlerde tatile çıkmış gibi, hiçbir şey yokmuş gibi davranılıyor. Tuhaflıklarla dolu bir zaman dilimindeyiz. Çözüm gözümüzün önünde, ama biz işimize nasıl gelirse öyle davranıyoruz. Bindik bir alamete, gidiyoruz virüslerle dolu şu dünyadan kıyamete…


Virüsler yaşamak ve öldürmek için canlılara tutunuyorsa, varlık ve yokluğa imza atıyorsa, biz insanoğlu da sağlıkla yaşamak için, sağlıklı adımlar atmalıyız. Atmayanlar, kim olursa olsun, tepkimizi ortaya koymalıyız. Sonuçta, hepimizin sağlığı söz konusuysa, hepimizin de söz söyleme hakkı vardır.
Ölüm kol gibi gezse de şu yaşlı dünyanın her yerinde. Yine de yaşamak ve yaşatmak için bizler asla tedbirlerden vazgeçmeyeceğiz, pes etmeyeceğiz. Unutmayalım ki, her şey inanmakla başlar…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz