ANTALYA Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Almanya’nın geri dönüşlerde uygulayacağı 14 günlük karantina şartının 3 milyona yakın Türk vatandaşı zora soktuğunu belirterek, “Gurbetçilerimiz tatilini nerede geçirecek? Portekiz’e mi gitsinler? Türk vatandaşları ‘konu sağlıksa diğer ülkelerde de o endişe var’ teziyle Alman hükümetine dava bile açabilir” dedi.

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Yavuz, Almanya’nın seyahat uyarısı ile bütün turizm trafiğini kilitlediğini söyledi. Yavuz, bu kararla Avrupa Birliği (AB) ülkeleri dışındaki seyahat hareketinin sıfırlandığını, bundan en çok etkilenen ülkelerin ise Alman turistin rağbet ettiği Mısır ve Türkiye olduğunu söyledi. Şu an herkesin kilidin anahtarını elinde tutan Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın peşinde olduğunu kaydeden Yavuz, “Sanırım o da hükümetten aldığı talimatla ‘Önce Almanya bir dolsun bakalım’ edasında. Biraz da ekonomisi zayıf düşen ve AB’den aldığı destekle ayakta kalan Yunanistan, İspanya, İtalya para kazansın ve borçlarını ödesin beklentisinde” diye konuştu.

‘KOMİK VE TUTARSIZ SEBEPLER’

Bütün bu kararların altında ‘Türkiye’ye, Mısır’a yolu kapatırsak turist borçlulara yönelir’ tahminleri olduğunu savunan Yavuz, “Seyahat uyarısı dayatmasında konunun sağlık olmadığı son alınan kararlarla çok açık ortaya çıktı. İtalya, İspanya, Portekiz gibi korona sürecini çok ağır yaşayan ülkelere seyahat uyarısı kalkarken, Almanların en çok tercih ettiği üçüncü destinasyon olan Türkiye’ye seyahat uyarısının devam etmesi, bunu da çok komik ve tutarsız sebeplere bağlaması, belki önümüzdeki süreci daha iyi okuyabilmemize, bizi daha nelerin beklediğini öngörmemize yardımcı olur” dedi.

‘İSPANYA TESTİ FİYASKOYA DÖNDÜ’

Almanya’nın bariz hatalar yaptığını kaydeden Yavuz, “Bunun son örneği, İspanya kararını haklı çıkarmak için geçen hafta Mayorka’ya gönderilen, havalimanı ve otel girişinde alkışlarla karşılanan 11 bin turistle gerçekleştirilen test projesi oldu. Ancak turistler 3-5 otelin açık, çarşısında kepenklerin kapalı olduğu ve sahilinde ölüm sessizliği esen adadan üçüncü gün geri dönmek istediklerini dile getirdi. Fiyaskoya dönen test projesi, Almanya’yı komik duruma düşürdü. 5 otelle yapılan test 12 milyon turisti İspanya’ya göndermeye örnek teşkil eder miydi?” diye konuştu.

Kararın başka boyutunun da Almanya üzerinde gittikçe artan ‘Türkiye baskısı’ olduğunu vurgulayan Yavuz, “Gerek Türkiye müdavimi yüz binlerce Alman turist gerekse Almanya’da yaşayan 3 milyona yakın Türk vatandaşı ve bunlara ilave olarak diğer Avrupa ülkelerindeki vatandaşlarımız çok önemli bir potansiyel güç oluşturuyor. Şu anki uygulamaya göre turistler ve gurbetçiler Türkiye’ye gelebiliyor ancak Alman hükümeti tatilleri esnasında sağlığa dair konularda oluşabilecek hiçbir sorumluluğu üslenmiyor, herhangi bir korona salgını olduğunda Almanya’ya dönüşlerine yardımcı olmuyor. Bu konu bu arada bütün dünya için revize edildi ve dönüşlerinde 14 günlük karantina şartı getiriyorlar” dedi.

‘PORTEKİZ’E Mİ GİTSİNLER?’

14 günlük karantina sürecinin Türkiye tatiline en büyük engel olduğunu belirten Yavuz, “Zaten sayılı izin günleri olan Türk vatandaşları, dönüşte 14 gün evlerinde geçirme lüksüne sahip değil, zira hepsi bir an önce işine başlamak zorunda. Peki tatilini nerede geçirecek gurbetçilerimiz? Portekiz’e mi gitsinler? Bu sanırım Alman hükümeti nezdinde en büyük baskı unsuru. Bunun yanı sıra seyahat özgürlüğüne yapılan atıflar da var. Türk vatandaşları ‘konu sağlıksa diğer ülkelerde de o endişe var’ teziyle Alman hükümetine dava bile açabilir” diye konuştu.

‘GÖZÜMÜZ, KULAĞIMIZ BERLİN’DE’

Almanya’nın bir nevi Avrupa’da bütün ülkelerin liderliğini yaptığını ve konuya sadece Almanya olarak bakmamak gerektiğini belirten Recep Yavuz, “Yaklaşık 450 milyonluk kitleye hitap edildiğini göz ardı etmemek gerek. Perşembe günü turizm ve dışişleri bakanlarımız Almanya’da görüşmelerde bulunup Heiko Maas’ın elindeki kildi açmaya çalışacak. Bu ancak güven vererek ve ikna ederek mümkün. Taraflar açısından kolay olmayacak bu görüşmeler. Ortada hırpalanmış ilişkiler, kalp kırıklıkları, suçlamalar ve kızgınlıklar var. Bunları ustaca masadan kaldırarak Almanya ile yeni bir sayfa açabilecek miyiz ve 2020 sezonunu kuyruğundan da olsa yakalayabilecek miyiz; perşembe günü belli olur. Gözümüz, kulağımız Berlin’de” dedi.

1 Yorum

  1. Değerli Başkan,
    Bugün sizin yazınızı okuduktan sonra tatilini devamlı Türkiyeye yapan Alman komşularımdan ikisiyle konuştum. “Gitmeyeceğiz” dediler. “İnsan haklarının, hukukun bu kadar hiçe sayıldığı ülkeye gitmeyeceğiz. Alman Hükümeti bize rağman karar alsa da gitmeyeceğiz. Eğer bu durum yeniden düzelirse yerimiz 30 yıldır Türkiyede hazır. Zaten gideceğiz. Canciğer komşu olduğumuz halde ikna edemedim. Durum budur. Belki siz de bizim hükümete bildirirsiniz, yararlı olabilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz