ANKARA’DA BİR EĞİTİM AŞIĞI

0
13
- Reklam -

Gülşen Surat , hayatının büyük bir bölümünü öğrencilerine ayıran bir öğretmen olarak 1971 yılında 18 yaşında başladığı öğretmenlik hayatını 51 yıldır sürdürüyor. Gazetemiz adına kendisi ile yaptığımız röportajda 51 yıllık öğretmenlik hayatına dair izleri sürdük.

İ.ETHEM ÜNAL– Genç bir yaşta öğretmen oldunuz? Öğretmenliğe başladığınızda bekar mıydınız? Çocuklarınız var mı?
Öğretmenliğe başladığımda evliydim. İki oğlum var. Büyük oğlum ben öğretmen olduktan iki yıl sonra doğdu. Çocuklarımın hepsi üçüncü görev yerim Zonguldak’ta dünyaya geldiler.
*Hangi illerde görev aldınız?
Sırasıyla Edirne ve Karabük’te birer yıl görev aldım. Ardından Zonguldak’ta 23 yıl , ordan sonra Bartın’da 5 yıl ve son olarak Ankara’da 20 yıldır görev yapıyorum.
*Mesleki Branşınız?
Sınıf öğretmenliği
*Meslek hayatınızda idarecilik görevi üstlendiniz mi?
Fırsatlar oldu ama öğrencilerimden kopmak istemediğim için idareci olmayı hiç düşünmedim.

  • 51 yıllık meslek hayatınızda ne kadar öğrenciniz olduğunu tahminen söyleyebilir misiniz?
    Biz sınıf öğretmenleri çocukları birinci sınıftan alır ve beşinci sınıfın sonuna kadar eğitim ve öğretim hayatlarına rehber oluruz. Normal şartlarda her bir öğrenciyle beş sene geçiriyorsunuz. Tam olarak bir sayı söyleyemem ama binlerce öğrenci yetiştirdim.
    *Eski öğrencileriniz ve meslektaşlarınız ile görüşüyor musunuz?
    Evet görüşüyorum. Sosyal medya sayesinde birçok meslektaşım ve öğrencimle irtibat kurduk.
    *Meslek hayatınızda gördüğünüz temel sorunlar nelerdir?
    Öncelikle eğitim sisteminin sıklıkla değişmesi , birinci sınıftan itibaren okuma ve yazmadan tutunda birçok eğitim alanında değişikler olması eğitim sürecine zarar veriyor. Mesela biz sınıf öğretmenleri müzikten , resime ; tarihten matematiğe birçok  alanda ders veriyoruz. Bizim eğitim aldığımız zamandaki bilgiler değişiyor ve eğitimdeki gelişmeleri , yeni bilgileri takip ediyoruz. Çocuklarımız güncel ve çağdaş bilgilerden yoksun kalmasın diye özverili olmak zorundayız. Zaten çocuk sevdası yoksa , o yürek yoksa kimse öğretmen olmaya  kalkmasın.
  • Milli Eğitim Sisteminde görmek istediğiniz bir uygulama var mı?
    Tabi ki saygım sonsuz Milli Eğitim Sisteminde bir yerlere gelmiş , bizler adına kararlar alan insanlara ; ama ben isterim ki zaman zaman alınacak kararlarda bizim gibi yıllarını bu mesleğe vermiş , sahada olan insanlara fikirleri , önerileri sorulsun. Sonuçta işin içinde biz varız. Hangi uygulama ne kadar faydalı bizler daha iyi analiz ederiz. 
    *Günümüzde öğretmen-öğrenci ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Günümüzde çok iyi , pırlanta gibi çocuklar var ; ama öğretmen-öğrenci ilişkisini koruyamıyoruz. Şimdi öğretmen-öğrenci ilişkisinden çok öğrenci-arkadaş ilişkisi var. Ağaç yaşken eğilir modeline artık yeterince önem vermiyoruz.
    *Son olarak 51 yıl öğretmenlik yapmış bir Cumhuriyet Öğretmeni olarak Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk için neler söylemek istersiniz?
    25 yıl devlette görev yapıp emekli olduktan sonra 26 yıldır da özel sektörde çalışan bir öğretmen olarak gelecek sene mesleğimi 52.yılımda noktalayacağım. Bu yıllar içinde çocuklarımıza her fırsatta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Cumhuriyetimizi büyük bir gurur ve heyecanla anlattım. Bir Cumhuriyet Öğretmeni olmaktan gurur duyuyorum.
- Reklam -