Eskiler ayağı vuran bir ayakkabı insana bütün dertlerini unutturur demiş, bizde Covid-19 pandemisi yüzünden bütün diğer dertlerimizi unuttuk gitti. Biz unuttuk lakin bunları unutmayan, dert edinen birileri var onlar uyumuyor, konuyu deşeliyor.

Son günlerde Amerika’da arka arkaya iki gelişme oldu bunlardan birincisi Türkiye’nin satın aldığı F35 uçaklarının satışı Amerika yönetimince tek taraflı olarak iptal edildi ve bu uçakların Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından satın alınmasına karar verildi. Diğeri ise Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alımı nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını öngören tasarı ABD Temsiler Meclisi tarafından onaylandı.

ABD’de Temsilciler Meclisi’nin Cumhuriyetçi üyesi Adam Kinzinger ile Demokrat Üyesi Abigail Spanberger tarafından sunulan yaptırım tasarısı oybirliğiyle kabul edildi. Kabul edilen tasarı, S-400 alımı nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması için Başkan Donald Trump üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

Tasarıda, Türkiye’nin Rusya ile yaptığı S-400 anlaşmasının, ABD Kongresi’nin Ağustos 2017’de çıkardığı ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamına girdiği ifade ediliyor.

Tasarının yasalaşması için Senato’dan geçip Trump tarafından imzalanması gerekiyor. Yasanın temsilciler meclisinde hem iki partinin üyeleri tarafından birlikte verilmiş ve hem de meclisten oybirliği ile geçmiş olması senatodan da büyük bir çoğunlukla geçeceğini göstermektedir.

Adam Kinzinger geçen hafta tasarıyı sunarken yaptığı açıklamada, “Türkiye, Rusya ile yaptığı silah anlaşması nedeniyle NATO üyeleri tarafından yapılan uyarıları görmezden geldi ve S-400 sistemlerinin kurulmasını kabul etti. Eylemlerinin hoş görülmeyeceğini ve ciddi sonuçlarla karşılanacağını çok açık bir şekilde belirtmeliyiz. Mevzuatımız bunu yapıyor ve Türkiye’nin eylemlerini açıkça yaptırım gerektiren bir suç haline getiriyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Tasarı senatodan da oybirliği yada dörtte üç çoğunlukla geçerse Başkan Trump için yapacak fazla bir şey kalmıyor, veto hakkı bulunmuyor, ayrıca tasarı salt çoğunluk ile geçse dahi başkanlık seçimlerine sayılı günler kala ciddi bir hezimet yaşaması nerede ise kesinleşen Trump’ın bu tasarıya ne kadar direnebileceği fevkalade tartışmalıdır.

ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) çok ciddi yaptırımlar içeriyor.

  1. Mal ve teknoloji ihracatı ruhsatı verilmemesi,
  2. Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara ihracat-ithalat bankası desteğinin kesilmesi,
  3. ABD mali kuruluşlarından kredi tedarik edilmemesi,
  4. Uluslararası mali kuruluşlardan kredi verilmemesi,
  5. Mali kurumlara ABD Merkez Bankası ile doğrudan alışveriş yapma izni verilmemesi,
  6. Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlarla ihale ya da sözleşme yapılmaması,
  7. Döviz üzerinden işlem yapılmasının yasaklanması,
  8. Mali kurumlar ve bankalar arasında ödeme ya da kredi transferlerinin yasaklanması,
  9. Yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumların ABD topraklarında gayrimenkul sahibi olmasının yasaklanması,
  10. ABD kişi ve kurumlarının yaptırım kapsamına alınan kişi ya da kurumlardan sermaye ya da borç alışverişinin yasaklanması,
  11. Yaptırım kapsamına alınan kişilere ABD’ye giriş yasağı,
  12. Yaptırım kapsamına alınan kişi ve kurumlara benzer işlevi olan üst düzey görevlilere de yaptırım uygulanması.

ABD Başkanı Trump yasa gereği CAATSA metninde listelenen 12 yaptırım kaleminden en az beşini seçmek zorunda kalacak. Ekonomik yaptırımların seçilmesi ve özellikle de döviz kullanımı ve kredi alımına yönelik maddelerin uygulanması halinde Türk ekonomisinin son derecede ciddi bir sıkıntıya gireceği kesindir.

Askeri alanda ortaya çıkacak kriz zamana yayılarak çözülebilir, lakin mevcut borçlarını çevirebilmek ve ithalata devam edebilmek için çok büyük miktarda taze dış borca ve sıcak para girişine ihtiyacı olan Türk ekonomisi için çok yıkıcı bir etkisi olabilir.

ABD Başkanı Trump’ın daha önceleri Twitter’dan yaptığı bir paylaşımda Türkiye’yi, “limitleri aşması durumunda daha önce yaptığım gibi Türk ekonomisini yok ederim” diye tehdit ettiğini ve işin kötüsü bu tehdidi yerine getirebilecek imkanlara da sahip olduğunu hiç unutmamalıyız.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz