Bu günlerde altın dolar karşılığı olarak tüm zamanların en yüksek seviyesinde, en son Eylül 2011’de 1.921 dolarla rekor kıran altının onsu bu seviyeyi 1.944 doların üzerine taşıdı.

Altının dolar bazında fiyatındaki yukarı harekete gümüş de ayak uydurdu. Gümüş fiyatı Mayıs 2013’ten bu yana ilk kez ons başına 24 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Gümüş fiyatı 24,40 dolar/ons seviyesini gördü.
Gümüş fiyatı son bir haftada yüzde 25,5 ve yıl başından bu yana yüzde 34,7 arttı.

Altın fiyatlarının dolar karşısında nerelere tırmanabileceğini anlayabilmek için önce nereden geldiğini bilmemiz gerekir. Temmuz 1944’te ABD’nin New Hampshire eyaletinin küçük bir beldesi olan Bretton Woods’da toplanan Birleşmiş Milletler para ve finans konferansında imzalanan Uluslararası Para Anlaşmasının yada çok bilinen adıyla Bretton Woods Anlaşması ile 1 ons altın = 35 dolar ya da 1 dolar 0,88867 gram altın olarak belirlenmiş ve ABD dış talep olduğunda doları bu parite’si üzerinden altına çevirmeyi kabul etmiştir.

Yani 2. Dünya savaşı sonrasında kurulan yeni kağıt para sisteminin başlangıcı olan 1944 yılında bir ons altın 35 dolardı.

Bretton Woods’la getirilen bu sistem ancak 1971 yılına kadar devam edebilmiştir. ABD, içinde bulunduğu ekonomik güçlükler nedeniyle 1971 yılında doların altına dönüştürülebilirliğini kaldırmıştır. Doların devalüe edilmesi ve altına dönüştürülebilirliğinin kaldırılmasıyla ortaya çıkan uluslararası para krizi , Bretton Woods ile getirilmiş olan altın döviz standardı sisteminin sonu olmuştur.

Bu tarihten itibaren dolar başta olmak üzere ister rezerv para olsun istersede yerel bir para birimi farketmez kağıt paraların kıymetli madenler ile hiç bir bağı kalmamıştır.

Sonuç olarak 1971’den bu güne yaklaşık 50 yıl geçmiş ve bu 50 yılda bir ons altın 35 dolardan 1944 dolara kadar yükselmiştir.

Aslında bu altının yükselmesi değil bir kağıt para olan doların değer kaybetmesidir. Eğer takas araçlarının değerini izlemek için sabit bir nirengi noktası bulmak istiyorsak bu kesinlikle altın olmalıdır.

Kağıt paralar doğaları gereği devamlı olarak satın alma güçlerini kaybederler, daha kötü yönetilen ekonomilerde daha hızlı ve daha iyi yönetilen ekonomilerde ise daha yavaş olarak satın alma güçlerini kaybederler.

Kağıt paraları boşlukta düşen cisimlere benzetirsek kiminin işe yarar açık bir paraşütü vardır, yavaş yavaş süzüle süzüle düşer, kiminin ya hiç paraşütü yoktur yada var olan paraşütü açılmamıştır, dolanmıştır falan ve külçe gibi hızla düşer, lakin eninde sonunda hepsi düşer.

Likitte kalmak isteyen bir yatırımcı eğer doğru faiz seviyesini tutturamazsa elindeki kağıt para zaman içinde erir ve serveti buharlaşır.

Son 50 yıl içinde 35 dolardan gelip 1900 doların üstüne tırmanan altının onsa fiyatı daha ne kadar yükselebilir?

Bu soruya cevap vermek çok güç, yükseleceğini tahmin etmek kolay da nereye kadar yükseleceğini ve ne zaman yükseleceğini tahmin etmek çok zor.

Altının nereye kadar yükseleceğini belirleyecek en önemli faktör yaşanmakta olan ve yaşanacak krizler olacaktır.

Geçmiş krizleri ve altın fiyatlarının bu krizlere verdiği tepkileri gözden geçirmek geleceği tahmin edebilmek için bize yardımcı olacaktır.

Bretton Woods sisteminin çökmesi sonrasında 1971 yılına kadar 35 dolar olan 1 ons altın 1973 yılının haziran ayında 123,3 dolarla o ana kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. O dönemde yaşanan ‘petrol krizi’ bu durumda önemli rol oynarken, krizin etkilerinin sürdüğü yıllarda da altın fiyatları yükselişini sürdürerek ve 1974’ün mart ayında 173 doları görmüştü.

Altın fiyatları, İran’da yaşanan rejim değişikliği ve Afganistan’ı Sovyetlerin işgal etmesinin ardından 1980 yılının eylül ayında 1 ons altın 666 dolara kadar çıktı ancak altın daha sonra aşağı yönlü hareketler izledi ve 320 dolar seviyelerine kadar geriledi.

Irak’ın, Kuveyt’i 1990’da işgal etmesiyle başlayan ve ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Suriye, Mısır gibi çok sayıda devletin katıldığı ‘Körfez Savaşının ardından 1 ons altın 1990 yılının ocak ayında büyük sıçramalar gerçekleştirerek 415 dolar seviyesine kadar yükseldi. Altın fiyatları, daha sonra 250 dolar seviyelerine yeniden geri dönüş yaptı.

Amerika ve İngiltere’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesiyle altın fiyatları tekrar yükseliş trendine girdi. O ana kadar 250-300 dolar seviyesinde bulunan altının ons fiyatı, 2003 yılı sonu itibarıyla 415 doları geçti, sonraki yılda ise 450 dolara kadar yükseldi.

Altının ons fiyatını 44 yıllık periyotta en çok yükselten gelişme ise küresel ekonomik kriz oldu. Amerika’da 2007 yılında yaşanan mortgage krizi ile başlayan dönemde altının ons fiyatı 800 dolar seviyelerini gördü.

Geçmişte yaşanan 2008 büyük krizinde zincirleme iflasları engelleyebilmek için Amerika hükümeti dolar basmış ve dolar saçmıştı.

Krizin Avrupa’ya da yayılarak bütün dünyayı etkisi altına almasıyla altın fiyatlarında rekor rakamlar gelmeye başladı. Altın fiyatları 2008 yılında 900 dolar, 2009’da 1.000 dolar, 2010’da 1.400, 2011’de ise 1.800 dolar seviyesini aştı ve Eylül 2011’de 1.921 dolarla tarihi rekor seviyesine kadar yükseldi. Bu tarihin ardından düşüş trendine giren altın, önce 1.600 dolar bandına, daha sonra da 1.400 doların altına geriledi.

Askeri ve siyasi krizler ile yükselen altın fiyatlarının çok kalıcı olmadığını ve hızla gerilediğini, lakin ekonomik krizler hele hele dolar basılıp dağıtılarak çözülmeye çalışılan ekonomik krizler ile daha kalıcı olarak yükseldiğini görüyoruz.

Bugün yaşadığımız küresel kriz ise yüzyılda bir görülen bir pandemi nedeni ile ortaya çıkan ekonomik ve biyolojik bir kriz, insan yapımı değil ve etkileri çok derin. Üstelik Çin Amerika ve AB ticaret savaşları ile ABD, AB ve Rusya arasında yeniden başlayan soğuk savaş gerilimi de bu krize eşlik ediyor. Piyasaya daha önce hiç görülmedik ölçüde likit saçıldı, ekonomileri canlandırmak için halihazırda bir çok hükümet helikopter ile para saçıyor.

Böyle bir ortamda altın fiyatlarında yükselişin önünün açık olduğunu çok daha yüksek bir yada birden çok zirvenin görüleceğini öngörmek için kahin olmaya gerek yok.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz