Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaktan oldum olası nefret ederim. Ancak bilgi sahibi olmaya geçmeden, ayın olayı “Fatih Sultan Mehmet’in 1480 yılında yapılan yağlı boya portresinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kararıyla İBB tarafından İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan bir müzayededen satın alınmasının “her şey çok güzel olacak” sloganıyla çok iyi uyumlandığını kapaktan söyleyeyim.

Malum kafalardan çıkan olumsuz sesleri bir kenara bırakarak, akıllı kafaların ilginç tartışmalarına kulak verelim, Örneğin Prof Dr. İlber Ortaylı; “Biz de şimdi isimlerini vermeyeyim ama bir çok ressamın eserlerine bile 1.5_2 milyon TL verilirken Bellini gibi bir Rönesans ressamı adamın eserine 6.5 milyon lira çok para değil. Ortasında çukurluk , kırıklık varmış.

Olsun çokta önemli değil. Fatih’in karşındaki portre cem Sultan olduğunu tahmin ediyorum en sevdiğin şehzadesi Cem Sultan. Vatikan’da Cem Sultan’ın bir resmi daha var ve bu portre dekine benziyor.” Diyerek İtalyan ressam Gentile Bellini tarafından çizilen tabloda Fatih Sultan Mehmed’in karşındaki kişinin Cem Sultan’a ait olduğunu savununca, Cem’in sakal olur muydu olmaz mıydı? tartışması çıktı. Yazar Mehmet Koral; “Fatih Trabzon’u işgal ettiğinde İmparatorun oğlu Alexius’u yanına alarak bu dil bilen çocuğu çok sevmesi üzerine ona Pera’yı bağışladı, hatta Beyoğlu sözü oradan gelir, resimde ki odur” diye iddia ediyor. UPSD, ülkemizde yaşayan sanatçılar ve tüm sanat camiası adına konuşan sevgili dostum Bedri Baykam; “Fatih’in yaşadığı dönemden günümüze gelen üçüncü portresi olan bu eserin 770 bin sterlin (yaklaşık6,5 milyon ₺)’e satın alınarak kültür mirasımıza kazandırılmış olması, Türkiye Cumhuriyeti adına uluslararası bağlamda gurur vericidir.. Dünyada, özel kuruluşlar, şahıslar ve müzeler yüz milyonlarca dolarlık eserler satın alırken, bir milyon dolar civarında bir bedel ödenen ve her açıdan bu kadar tarihi bir resim hakkında şimdiden çeşitli negatif dedikodular üreten bir toplum haline gelmiş olmamız gerçekten üzücü. Bu resmin Türkiye’de bundan böyle korunacak olmasının keyfi ve gururunu herkesin anlamasını ve bu kararıyla İBB’nin, devletin çeşitli kurumlarına ve bankalarına bir örnek oluşturması gerektiğine inanıyoruz. Umuyoruz ki, bundan böyle İBB ve ondan esinlenecek olan Kültür Bakanlığı veya çeşitli devlet daireleri yalnız tarihi eserler değil, yaşayan çağdaş sanatçıların değişik kuşaklarından en güzel örnekleri bundan böyle koleksiyonlarına katacaklar. Her türlü milli, ulusal ve devlet kurumlarımız yıllardır bütçelerinde sanata hiç yer ayırmadıkları için, böyle bir mütevazi eserin alımı bile kimi insanların gözünde bir olay haline gelebiliyor! İBB’nin bu örnek davranışını 540 yıllık bir tarihi yapıtla kültür mirasımıza sahip çıktığı için kutluyor, kültür ve sanata gereken önemin verilmesine örnek olduğu için sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.” Diyerek bana daha fazla söyleyecek laf bırakmadan son noktayı koyuyor..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz