Akşener: Halkın sesini duyan yok

0
5

İYİ Parti Genel Başkanı Merak Akşener, “Müsilaj adı verilen deniz salyası, Marmara’daki deniz yaşamını ve kıyılarımızı tehdit ediyor. Her ciddi sorun gibi bilimle, akılla ve ciddiyetle çözülmesi gerekir” dedi.

İYİ Parti Lideri Akşener, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Akşener, Marmara Denizi’nin felaketle boğuştuğunu, ‘müsilaj’ adı verilen deniz salyasının, Marmara’daki deniz yaşamını ve kıyılarını tehdit ettiğini söyledi. Akşener, “Yapılan araştırmalara göre, Karadeniz’e ve Marmara’ya dökülen atıkları, yüzde 40 oranında azaltırsak, müsilaj sorunundan ancak 6 yılda kurtulabileceğiz. Her ciddi sorun gibi, bilimle, akılla ve ciddiyetle çözülmesi gerekir. Böyle sorunlar, bir kişinin ‘talimatı verdim’ dediği, sığ ve indirgemeci bir anlayışla çözülemez. Biz sorumlu muhalefet anlayışımız gereği, işaret ettiğimiz sorunlara dair, çözüm önerilerimizi de paylaşıyoruz. Türkiye’nin meselelerini kimin çözdüğünü değil, meselelerin çözülüp çözülmediğini önemsiyoruz. Müsilaj meselesini, iktidarın beceriksiz kadrolarına bırakamazdık. O nedenle, Marmara Denizi’ni kurutma ihtimali olan bu belaya karşı ne yapılması gerektiğine dair de çalıştık” dedi.

‘İSTANBUL’A İHANETTİR’

- Reklam -

Akşener, iktidarın Kanal İstanbul’u yapmasına izin vermeyeceklerini söyleyerek, şunları kaydetti:

“İstanbullu açıkça ‘istemiyorum’ diyorken, kime ne söz verdilerse, ısrarla ve inatla ‘yapacağız’ dedikleri o ucube kanalı yapmalarına, Marmara’yı ölüme mahkum etmelerine izin vermeyeceğiz. Bu proje, İstanbul’a yeni bir ihanettir. Bu proje, milletimizin kutlu iradesine yapılan bir saygısızlıktır. Bu proje hattı zatında bir proje değil, düpedüz bir soygun planıdır. Buradan o ranta göz diken, bu soyguna ortak olmaya heveslenen yerli ve yabancı her kim varsa, onlara seslenmek istiyorum: Boşuna heveslenmeyin. Boşuna avuçlarınızı ovuşturmayın. Bu devran dönüyor. İlk seçimde bu iktidar gidiyor. Şimdiden uyarıyorum; o kutlu gün geldiğinde, milletimiz yetkiyi verdiğinde, bir kuruş bile alamazsınız.”

Akşener ayrıca, partisinin her geçen büyüdüğünü belirterek, “Kimse merak etmesin, bu zor günler geçecek. Türkiye’nin çözülemeyecek derdi yok. Biz hazırız. Vizyonumuzla, projelerimizle geliyoruz” dedi.


VATANDAŞIN DURUMU PERİŞAN
Artık bu zihniyeti tanıyoruz. Bu vicdansızlığı biliyoruz. Milletin güvenini suistimal eden bu iktidarın Türkiye’ye verecek hiçbir şeyi kalmadı. Geçtiğimiz hafta Karabük’teydim. Pazartesi günü ise Niğde’ye gittim.
Çiftçilerimizin, esnafımızın durumu perişan. Safranbolu’da lokantacı bir kardeşim, ‘Müşteri yok, biz nasıl geçineceğiz’ diyor. Kahveci kardeşlerim, ‘Açız’ diye pankart açtılar.
Hangi ile, hangi ilçeye gitsem vatandaş dertli. Zor şartlarda devletlerini yanlarında görmek istiyorlar, ama seslerini duyan yok.
Sayın Erdoğan; sen kafanı kuma gömmekte ısrar etsen de bu dertlerin hepsi gerçek. Notlarımızı alıyoruz. Çözümleri için çalışıyoruz.
Allah’ın izniyle ilk sandıkta seni gönderip, hepsiyle ilgileneceğiz. Ama bu sırada, sen sarayında sefa sürerken, milletimizin feryadı her geçen gün artıyor.
Bu insanları, daha ne kadar duymamazlıktan geleceksin? Daha kaç iş yerinin, kepenk kapatmasını bekleyeceksin?
Milletimizin çilesine, daha ne kadar seyirci kalacaksın? Böyle bir yönetim anlayışı olabilir mi? Böyle bir umursamazlık olabilir mi? Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Yazıktır, günahtır.

- Reklam -