AKP serbest ekonomiyi daraltacak

140

Doların ve diğer paraların başını alıp gitmesi karşısında Merkez Bankası’ndan müdahaleler geldi, işe yaramadı, “Saray’da toplantı var” denilince dolar geriledi. Toplantı bitti, herkes” bir çuval müdahale” kararı beklerken, “gereken yapılacaktır” açıklaması geldi.

Piyasalar biraz durulur gibi oldu ama oynaklıklar devam ediyor. Birazdan ne olacağı bilinmiyor.
Bizim yöneticilerimiz, iş işten geçtikten sonra “gereği yapılacaktır, gerekli önlemler alınacaktır” açıklamalarını çok sever. Deprem, sel, yangın, trafik kazası olur, hep bir ağızdan “bu tür olaylar karşında gerekli önlemler alınacaktır” derler. Yine aynısı yaşanıyor. Piyasalar için bugünler, aylar öncesinden belliydi. Göstermelik bir faiz artışı yapıldı, sonra “seyret gözüm İstanbul’u” vaziyetine geçildi.
Piyasalar galiba “Türkiye sıkı önlemler alacak” beklentisini “yutmadı ki, geleceğe yönelik tahminlerde, yani direnç noktalarında, çok yüksek düzeyler konuşuluyor.
Daha kötüsü bizim gibi son aylarda ekonomisi bozulan ve parası en çok değer kaybeden Arjantin, (Türkiye ikinci sırada), IMF’in kapısını çalıyor olması. Böylece IMF yıllar sonra Arjantin üzerinden “sahalara” geri dönmüş olacak. Biz de böyle bir şey olsa -ki bu ihtimal şu an yok- çünkü IMF’in önereceğinden çok fazlasını, örneğin günlük dalgalanmalarla en sıkı devalüasyonu yapıyoruz.
Hadi diyelim oldu,olursa da IMF’in yapacağı ilk iş de hükümetin sayısız destekle ekonomiye müdahalesine son vermek olurdu galiba ancak bundan vazgeçilmiyor.

KURUMSAL MÜDAHALE

Eğer yönetime gelirlerse, dövizle borçlanmaya sınır getirilmesi, konut kredi faizlerinin düşülmesi gibi son günlerdeki uygulamalarla daha da genişleyen bu müdahalelerin seçimlerden sonra daha “kurumsal ve ilkeli” bir şekilde devam edecek.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem’in çizdiği rotaya göre, işe öncelikle ekonomi yönetiminin tek elde toplanmasıyla başlanıyor, bakanlıkların sayısı azaltılıyor, tüm yönetim 14, 15 bakan veya Cumhurbaşkanı yardımcısıyla götürülecek. (Not biz bunu geçen yıl referandumdan önce yazmıştık).
Gerekçesi bürokrasiyi azaltmak, maliye ve para politikalarını ortak yürütmekmiş. Madem böyle bir şikayet vardı, neden bu dönemde yapılmadı, o da ayrı bir soru. Demek ki bu kadar değişikliğe bu kadar düzenlemeye rağmen AKP Hükümetleri kendi kurdukları ve yürüttükleri sistemden memnun değiller. Eğer yeni dönemi de kendileri kuracaklarsa artık şikayet edilecek konu kalmaz artık.
Ekonomi tek elde toplansın da bunun işlemesi, çok iyi kamu ve özel sektör ekonomisi bilgisine ve deneyime sahip bürokrat ister. Yaşananlar ortada, böyle isimler bürokraside maalesef kalmadı.
Diğer, başlıklar;, cari açıkları düşürmek için ara mal ihracatına çeki düzen veriliyor, yerli üretime geçilmesi planlanıyor. Bu da orta vadeli bir iş, kısa vadede bunlar gerçekleşmeyeceğine göre, cari açık sorun olmaya devam edecek.

VARLIK FONU PİYASALARA GİRİYOR

Enflasyonda ve kurlarda tek başına kalan Merkez Bankası’na diğer kamu kuruluşlarından destek gelecekmiş. Bunların başında Varlık Fonu bulunuyor. Fon “gerekli hallede piyasalarda etkin rol oynayacakmış. Etkinlik derken “döviz ve hisse senedi mi alıp satacak, galiba bunu anlayacağız. Hani bu fon büyük yatırımların finansmanı için kurulmuştu?
.Aynı şekilde, Kredi Garanti Fonu, KOSGEB gibi kuruluşlar, sektörlere bol keseden para dağıtacaklar. Umarız, bu ve benzeri kuruluşlar, geri ödenmeyen krediler nedeniyle finansman darboğazına girmezler,
Eklememişler ama diğer tüm sosyal yardımlar, destekler, prim indirimleri de devam edecektir herhâlde.
Tümüne eleştiride, AKP her zaman kaynak sorunu unutuyor. En son yurt dışındaki varlıkların koşulsuz getirilmesi yolunu tekrar açtı. Para yoksa istediğiniz kadar müdahale edin, bunlar akademi çalışmadan öteye geçmez.