İnsanoğlu tarafından yaratılan uygarlık rasyonel aklı kullanarak meydana gelmiştir, akıllı tarım uygulamaları dediğimiz zamanda rasyonel akla ve bilimsel veriye dayanan hesabı kitabı olan tarım uygulamalarından bahsediyoruz demektir.

Doğru tohumu doğru toprakla buluşturan, doğru miktarda gübre, su, ilaç kullanılan bir tarım uygulamasıdır bahsettiğimiz. Talebi doğru tahmin ederek, talep edilen yeterli miktar ve kalitede ürünün elde edilebilmesidir akıllı tarım uygulamaları. Başta iklim koşulları olmak üzere tarımsal üretimi etkileyen unsurları tahmin eden, kontrol altına alan ve hatta manipüle eden teknolojiler çok yakında hayatımıza girecek.

Akıllı tarım uygulamalarına geçebilmek için önce teknolojinin bize sunduğu nimetlerden yararlanmayı öğrenmeliyiz. Tarım dahil artık herhangi bir üretimde teknolojinin kullanılmadığı bir biçim düşünmek mümkün değildir.

Milyonlarca çiftçi, milyonlarca dönüm toprakta binbir çeşit ürün yetiştiriyor peki bu kararlar alınırken kaynaklar optimal bir şekilde değerlendirilebiliyor mu? Eğer kaynaklar optimal bir şekilde değerlendiriliyor olsaydı çiftçi para kazanır, köyler boşalmaz, vatandaş tarlasını tabanını, bağını bostanını terk edip şehirlerde ekmek parası peşinde koşmazdı değil mi?

Bir bakıyorsunuz patates para etmiyor bir bakıyorsunuz patates karaborsada devlet patates depolarını basıyor. Soğan eken çiftçi ya satacak soğan bulamıyor ya da soğanı depolarda çürüyor. Buna sebep olan plansızlık nedir?

Tarlaya su getiriyorsun lakin vahşi sulama yapıp tarlayı tuzlandıran çiftçi ürün alamaz oluyor. Peki nerede tarım bakanlığının uzmanları? Neden çiftçiye yol göstermiyor yöntem öğretmiyor? Neden damlama sulama değilde vahşi sulama teknikleri uygulanıyor?

Haberlerde bir çok defa Rusya’ya oraya buraya ihraç edilen domates, çilek ya da portakal gümrük muayenesinde sakıncalı bulundu, iade edildi diye duymuşsunuzdur. Bu ürünlerde ya tarım ilacı kalıntısı vardır ya gübre yahut da böcek vs peki bizim çiftçimiz hiç mi denetlenmiyor, hiç mi eğitimden geçmiyor? İhraç edilen ürünlerde bile bu sıkıntılar yaşanıyorsa iç pazara sunulan ürünlerde biz ne yiyoruz, ne içiyoruz, kim neyi nasıl ve ne kadar denetliyor.

Elbette Türk tarımında da bir akıllılık var arısız bal, sütsüz peynir imal etmeyi başarmış bir akla sahip üretici firmalarımız. Onlar akıllı da Tarım bakanlığı onları engelleyecek akıllı yöntemlere neden sahip değil? Vatandaşın sağlığı neden önemsenmiyor?

Bakınız, tarımsal üretim bütün dünyada değişiyor, çok yakın zamanda verilen koordinatları kendi kendine süren, eken, biçen yapay zekaya sahip, otonom tarım makineleri piyasaya hakim olacak. Bu akıllı makineler kendi aralarında haberleşip, bir merkezden optimize edilecek, toprak analizlerine ve meteorolojik tahminlere göre en doğru tohumu, en doğru toprak ile en doğru zamanda buluşturacak. En iyi maliyet kontrolü ile ve son derecede verimli bir şekilde yapılacak böyle bir üretim tarımsal ürün fiyatlarını geleneksel üretim yapan çiftçiler için rekabet edilemez noktalara çekecek. Gübre, ilaç ve su kullanımı mükemmel bir şekilde kontrol edilecek, ne az ve nede çok olacak. Bizim çiftçimiz, bırakın çiftçimizi tarım bakanlığındaki uzmanlar bile hazır mı böyle bir geleceğe?

Genetik mühendisliği sayesinde çok daha verimli tohumlar üretilebilecek, yüksek teknolojili akıllı makineler bu tohumları tarlalara, hatta topraksız seralara ekecek bu teknoloji geldi geliyor hazır mıyız?

Elbette sadece bitkisel tarım ürünlerinde değil, hayvansal tarım ürünlerinde de böyle bir üretim biçimi hızla yaklaşıyor ve sadece çiftçiler değil, çobanlarda etkilenecek böyle bir gelecekten herhangi bir hazırlık yapıyor muyuz?

Bence biz herhangi bir hazırlık yapmıyoruz ve acilen yapmaya başlamalıyız.

Facebook Yorumları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz