Akalazya hastaları İzmir’de şifa buluyor

185

YEMEK borusunun mide ile birleşmeden önceki bölümde yer alan kasların, yemek yerken gevşeyememesi sonucunda ortaya çıkan ve yemek borusunun kasılma hareketlerini de bozabilen bir sindirim sistemi hastalığı olan akalazyanın ameliyatsız tedavisi Türkiye’de yalnızca İzmir’de yapılıyor.

Hastalığın tedavisinde en etkili yöntem olan peroral endoskopik myotomi (POEM), İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nde uygulanıyor.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği, yüz binde bir kişide görüldüğü belirtilen akalazya nedeniyle yutma zorluğu çeken hastalara hizmet vermeye başladı.

Hastalığın tedavisinde en etkili yöntemlerden biri olan peroral endoskopik myotomi (POEM) ile hastalara ameliyatsız ve daha etkili tedavi imkanı sunan Gastroenteroloji Kliniği’ne şu ana kadar 6 hasta başvuru yaptı.
Türk Gastroenteroloji Derneği’nin bursu ile Güney Kore’nin başkenti Seul’de CHA Bundang Medical Center’da eğitim aldıktan sonra İzmir’e dönen ve Gastroenteroloji Kliniği’nde çalışmaya başlayan uzman Dr. Süleyman Günay (43), hastalığın belirtileri ve tedavi yönetim ile ilgili bilgi verdi. Akalazya hastalığının, yemek borusunda sorun yarattığını ve bununda yutkunma güçlüğüne neden olduğunu aktaran Günay, “Yutma güçlüğü akalazyanın en önemli belirtisidir. Hem katı ve hem de sıvı besinlerin yutulması sırasında takılma hissedilir. Regürjitasyon ikinci sıklıkta karşılaşılan belirtidir. Mideye geçemeyip yemek borusunda birikmiş gıda artıkları ve sıvılar ağıza doğru geriye gelir. Reflü hastalığında da benzer bir şey olduğu için akalazya hastaları yanlışlıkla reflü hastası zannedilebilir” dedi.

KANSERE YOL AÇABİLİYOR

Bu hastalıkta, gıdaların, uyurken nefes borusuna kaçabileceği uyarısında bulunan Günay, yemek borusunda uzun süre bekleyen besin artıklarının da bakterilerin etkisiyle bozularak kokuşmaya, daha sonra da reflü hastalığındakine benzer şekilde yanma hissine yol açabileceğini belirtti. Bu rahatsızlığın tedavi edilmemesi halinde yemek borusu kanseri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabileceğini kaydeden Günay, uyguladıkları tedavi yöntemi ile ilgili olarak, “POEM tedavisi ile yemek borusu balon ile genişletiliyor. Endoskopik tedavi yöntemi olan POEM ile gevşemesi yetersiz olan yemek borusu kaslarına müdahale ediyoruz” dedi.

DÖVİZ ARTIŞI ONLARI DA ETKİLEDİ

İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Belkız Ünsal (62) ise hastalığın tedavisinin ameliyatla yapıldığını, ancak son yıllarda özellikle Uzak Doğu’da, Japonya’da ve Güney Kore’de ameliyat yerine endoskopik tedavi ile hastaların şifa bulduğunu söyledi. Bu gelişmenin Türk tıp dünyasını da umutlandırdığını aktaran Belkız Ünsal, “Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet hastaneleri içinde bu tedaviyi yapan tek hastane biziz. Özel hastanelerden biri daha ameliyatsız tedavi uyguluyor ama ücretleri yüksek. Burada hastalar SGK kapsamında, bu tedaviden yararlanıyor” diye konuştu. Tek sorunlarının bu işlemi yaparken gerekli olan teknik malzemenin kolay temin edilememesi olduğunu vurgulayan Ünsal, şunları söyledi:
“Özellikle dövizdeki artış, bizi de olumsuz etkiledi. Endoskopik olarak kestiğimiz bıçaklar, kestiğimiz yeri kapatmak için kullanılan aletleri almada sorun yaşıyoruz. Bunların maliyeti yükseldi, yükselince de alım konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşanabiliyor. Ama biz bu konuda umutluyuz, hastanemiz de bize gerekli desteği veriyor.”