Helikopterden çekilen görüntüleri izlerken mideme ağrı girdi.

Kongre merkezi, spor tesisi, oteli, müzesi, şeref salonu, subay gazinosu, idare binası, helikopter pisti, kafeteryaları, restoranları, personel yatakhaneleri, bungalovları, meydanları, arıtma tesisleri, sergi alanları, seyir terasları ve elektrik trafoları ile tam bir beton yığınına dönmüş küçücük Yassıada.

Yeni adı, Demokrasi ve Özgürlük olacakmış.
Katiyen tutmaz!
Burası için en uygun ad, “Merhum Ada”dır.

++

Yeni hali tanıtılırken verilen şu bilgi ilginçti:
“Adanın yüzde 20’sini oluşturan doğal kayalıklar korunmuştur.”
Vallahi onların korunacağından bile şüpheliyim.
Yakında birileri üzerlerine kaya otel, kaya motel, kaya cafe, kaya restoran filan açarsa kimse şaşırmasın!

++

Ve tanıtımdaki şu bilgi de dikkatimi çekti:
“Yassıada 4. yüzyıldan itibaren genellikle sürgün yeri olarak kullanılmıştır.”
Bana kalırsa, ada eskiden doğanın biraz vahşi, biraz yalnız ama kesinlikle güzel bir parçasıydı.
Bugünkü haliyle ise kimse kusura bakmasın ama tam sürgün yeri olmuş.

++

Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan yıllar önce bu adada yargılandıktan sonra İmralı’da idam edilmişlerdi.
Yargılama adanın bugünkü görüntüsü içinde yapılsaydı üç devlet adamı idama giderken ihtimal ki aynı şeyi söylerlerdi:
“Lütfen biraz acele edin… Doğa harikası adanın bu halini daha fazla görmeyelim!”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz