Adamına göre… Adamına göre?

0
140

Ne günlere kaldık, ne günlere… Eğrisini doğrusunu kafalarına göre kuran, bakan insanlarla dolu bir dünyada yaşar olduk… Adamına göre davranır olduk…

Her önüne gelen iyisine ya da kötüsüne tavırlarla seçici oldu. Kimini dışladı, kimini kanatları arasına aldı. Benim gibi düşünüyorsan iyisin, benim gibi düşünmüyorsan kötüsün…

Adamına göre dünya, adamına göre…

Dur ve düşün…

Günlük hayatımızda, televizyonlarda, gazetelerde aklına gelen her yerde; adamına göre gelişmeler içinde vicdanı olanları rahatsız etmez mi hiç?

İşe girerken adamına göre, işten çıkarılırken adamına göre kararlar…

Bazılarına göre adillik; kendisine uyanları seçmek adillik, kendisine uymadığını düşündüklerine kapıyı göstermek…

Günümüz dünyasında; duygular maddileşirken, maddilikler ruhsuzlaştırdı. İnsana değer, eşyaya değerden sonra gelir oldu.

Adamına göre durumlar, hayatımızın her alanında bir şekilde karşılaşırız; ya başkasına yapılanlarla ya da kendimize yapılanlarla… Kimi zaman dışlanarak, kimi zaman da haksız yere hakkınızı gasp ederek sizin yerinizi sahiplenmesi…

Adamına göre, adamına göre…

Dünyanın her yenide olduğu gibi ülkemizde yok mu? Elbette sayısız var; aile içinde, şirkette, okulda, mahallede, her hangi, bir oyunda, içte, dışta, kardeşte, akrabada… Say sayabildiğin kadar örnek çoktur. Kirlenmişlik ruhu sarmışsa, adamına göre davrananlardan temiz bir davranış beklemek ancak kendini kandırmaktan öteye geçmez. Daha ötesi saflıktan başka bir şey olmaz.

Örnekler çoğaltılır, aklımızın sınırlarını zorladıkça; yaşadıklarımızla ya da çevremizde birilerinin yaşadıklarıyla…

Evlatlar arasında ayrımcılıkta; kız çocuklarını yok saymak mirasını vermemeye çalışmak, kimi çocuklarına miras bırakmamak için bir çocuğuna malını mülkünü vermek… Gibi birçok örnek çıkarabiliriz; Şirkette, liyakatle gelmesi gereken birini hak ettiği yere getirmeyip, işi anlamayan birini onun üzerine amir olarak işe almak…

Üstü başı düzgün, pahalı giysiler, arabalar vb. olanla sade ve fazla bir geliri olmayan iki insanın her hangi bir yere gittiğinde yine adamına göre tercihlerini yapmaktan geri kalmaz insanoğlu…

“Nasrettin Hoca, bir gün tanımadığı bir yerde düğüne gider. Davetsiz misafir ya, kılık kıyafeti düzgün ve iyi olmadığı için itibar ve iltifat görmez, kapıdan geri çevrilir. Hoca, bu duruma çok bozulur. Hemen evine gider, gösterişli libasını ve kürkünü üstüne geçirir tekrar düğüne gider. Bu sefer itibar ve iltifatın sınırı yoktur. Başköşeye oturtulur. Yemekler gelince sofraya buyur edilir. Hoca sofranın başına kürkünü yerleştirip, “Ye kürküm ye. Bu iltifat ve ikram bana değil, sanadır.” der.”   

Adamına göre davranışlara daha çok örnekler var; bilip de söyleyemediğimiz, sizin de bir şekilde anlayacağınız… Anlıyorsunuz değil mi söyleyemediklerimi?

Gündüz fenerle İNSAN arayan Diyojen gibi bizde adamına göre davranmayan insan mı arasak? Sizce günümüzde şansımız var mı? Kim bilir? Adamına göre… Adamına göre…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz