Adalet mülkün temelidir

0
73

Burada mülk dendiği zaman kastedilen elbette devlet, yoksa gayrimenkul manasında arazi ev ya da iş yeri değil kastımız.

Devletin en temel görevi adaleti sağlamaktır, daha da doğrusu devlet adaleti sağlamak haksızlık ve mağduriyetleri engellemek, hakka hukuka bir saldırı olursa faili cezalandırmak ve mağdurun mağduriyetini gidermek için vardır.

Eğer adaletsizlik devlet eli ile yapılırsa insanların devlete olan güvenleri çöker, güven çökünce güvene dayalı bir tüzel kişilik olan devlette peşi sıra çöker!

Ben kişisel tarihim boyunca bu ülkede devlet tarafından yapılan bir çok adaletsizlik gördüm, saysam bitmez, yazsam roman olur, lakin son yapılan adaletsizlik hepsinin üstüne tüy dikti desem abartı olmaz.

Malum doktorlarımız ve diğer sağlık çalışanlarımız aylardır hayatlarını ortaya koyarak bu korkunç salgın ile savaşıyorlar, yaşam kurtarmak için yaşamlarını, dahası sevdiklerinin yaşamlarını tehlikeye atıyorlar.

Hastalık bulaştırırım korkusu ile evlerine giremiyor, çoluk çocuklarına ve ana babalarına bile doyasıya bir sarılamıyorlar.

Ara sıra bazı siyasetçiler doktorlara ve doktorların meslek birliğine saldırsa da, bazı kendini bilmez kişiler doktora, hemşireye yumruk, tekme girişmeye kalksa da genel olarak milletimizin çok büyük bir çoğunluğu sağlık emekçilerimizin yanındadır, minnettar olduklarını belirtiyor ve gönülden alkışlıyorlar, lakin alkış, takdir yeter mi? Elbette yetmez çalışıyorsan emeğinin karşılığını alacaksın ve aldığın karşılık seni adil bir gelir karşılığı çalıştığına ikna edecek ki şevkin kırılmasın, gücün azalmasın.

Bu salgın başladığı ve ilk sağlıkçı kayıpları verildiğinde salgın yüzünden görevini yaparken ölen sağlıkçılara şehit payesi verilsin ve geride kalanlar şehit yakınlarının yararlanabildiği bütün imkanlardan yararlanabilsin dendi. Son derecede makul olan bu öneriyi iktidar kulağının üstüne yatarak, duymazdan geldi. 15 Temmuz kalkışmasında hayatını kaybedenlere tanınan imkan, salgında hayatını kaybeden sağlıkçılara tanınmadı.

Salgınla mücadele ederken bu hastalığa yakalanan doktorlar için meslek hastalığı tanımı yapılsın vefat ederlerse geride bıraktıkları bu kalemde gelir imkanlarından yararlandırılsın, ek tazminat ve benzeri imkanlara kavuşsun dendi, iktidar bu öneriyi de dikkate almadı.

Dahası salgınla mücadele ederken bu hastalığa yakalanan aile hekimlerine maaş kesintisi yapılarak mağdur edildiler.

Son olaysa tam bir komedi, Sağlık Bakanlığı, salgında hayatlarını ortaya koyan sağlık çalışanlarına ek ödeme için yeni bir düzenleme yaptı. Ancak bu düzenleme ile hayat kurtaran doktorlara sadece yüzde 16 ila yüzde 50 oranında ek ödeme verilirken, hastanelerde ölü yıkayan, din görevlilerine yapılacak ek ödeme yüzde 100 olarak belirlendi.

Ben burada elbette din görevlilerine niye yüzde 100 zam verildi demiyorum, onlara yüzde yüz zam verilirken ön cephede savaşan doktorlara, hemşirelere niye yüzde 100 zam verilmedi diye soruyorum.

Siz sevgili okuyucularıma soruyorum burada büyük bir haksızlık, büyük bir adaletsizlik yok mudur?

Doktorlar şimdi keşke onca yıl okuyup doktor olacağımıza, az biraz okuyup imam olsaydık demez mi?

Dahası hepimiz çevremizde yaşanılan deneyimlerden hastahanelerde çalışan imamların cenaze işlemlerinde bahşiş ve benzeri ek gelirler sağladıklarını da duymuyor muyuz? Helali hoş olsun, bahşiş bizim geleneğimizdir lakin böyle farklı bir zammı gündeme getirecek bir gelir adaletsizliği ve fukaralık olmadığı da ortadadır.

İmamlardan sonra en büyük zammı ise yüzde 89 ile Genel İdare Hizmetleri kapsamında çalışanlar almış bulunuyor. Bir Tabip yüzde 36 zam alırken bu bir haksızlık değil mi?

Elbette emeğe saygı duymak gerekir, her emek değerlidir, lakin emeğin karşılığında alınan ücretlerde adaleti neden ihmal ediyoruz?

İktidarın siyasi olarak kendine yakın olduklarını düşündüğü ve konsolide bir oy havzası olarak gördüğü din görevlilerini ödüllendirirken, diğerlerini eksik bırakması yakışıksız değil midir?

Var mı iktidar cenahından bu sorulara yanıt verebilecek bir babayiğit, çok merak ediyorum doğrusu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz