Aç torbayı çöz sorunları

Türkiye Büyük Millet Meclisi, yasa yapma konusunda kurulduğu günden buyana belki de en ağır dönemini yaşıyor.

24 Haziran’da oluşan Meclis’te komisyonlar ve grup toplantıları dışında yasama adına fazla bir iş yok. Seçimlerden buna sadece sekiz yasa geçmiş. Bunlar arasında bedelli askerlik, trafik cezalarının arıtılması akılda kalanlar.. Burada 600 üyeli Meclis niye çalışmıyor sorusu sorulabilir. Bunun yanıtı yeni sistemde çoğu düzenlemelerin Cumhurbaşkanın karar ve kararname olarak çıkarma yetkisi olması.

Meclis yakında 71 maddelik yeni bir torba yasa tasarısını ele alacak. Geçmiştekiler gibi deli kızın çeyizi misali içinde, ne arasanız var. Görüşmeler sırasında “şu konuyu unutmuşuz, ekleyelim” denilerek torba daha da büyütülebilir.

Son torba tasarıya bakıldığında, hemen hemen hepsi Cumhurbaşkanı tarafından bir karar veya kararnameyle çıkarılabilecek işler. Sadece AKP’li millettekileri tarafından imzalandığı için Meclis’ten geçilmesi hedeflenmiş. Böylece Meclis de boş kalmamış olur, vekiller işsizlikten sıkılmazlar. Hele görüşmeler sırasında bir de biraz da itiş kalkış olursa Meclis kamuoyunun ilgisini yeniden çekebilir.

Zaten bu torba yasa ve 2019 bütçesi geçtikten sonra Meclis’ten yine iş beklemeyin. Bütün vekiller seçim bölgelerine gidecek. Yasama işi yine Cumhurbaşkanına kalacak. O da meydandan meydana geçerken havada, karada yeni kararları imzalayacak. Seçimler sonrası yine ağır bir tempo, derken gelsin yaz tatili. Başkanlık sistemi bu olsa gerek.

KRİZ KOMİTESİ GELİYOR

Neyse, biz torbaya dönelim. Tasarının önemli başlıkları arasında konkordato işlerine çeki düzen veriliyor. Konkordato taleplerinde artık mahkemelerin atayacağı bilirkişiler yerine bağımsız denetim kuruluşları inceleme yapacak. Mahkeme de bu kuruluşların raporlarına göre kararını verecek. Bugün bu konu o kadar çok suiistimal edildi ki, kim batıyor ya da batmış, kim kendini, borçlarını ödemeyerek koruma altına almaya çalışıyor, daha çok belli olacak.

Torbada yer alan diğer bir konuda “Finansal İstikrar ve Kalkınma” adıyla bir komitesi kurulması. Yeni sistemde benzeri o kadar çok kurul, komite, başkanlık kuruldu ki ne yaptıkları, ne ürettikleri belli değil. Bir yanda bakanlıklar, bir yanda görev alanları birbirinin içine giren bu komite ve kurullarla işin içinden çıkmak zorlaşıyor.

Bu yeni kurulun görev tanımı daha ilginç. Kimlerden oluşacağı şimdilik belli olmayan komite bir anlamda piyasaları gözetleyecek, bir yerlerde kriz patlarsa Cumhurbaşkanı bilgilendirecek. Cumhurbaşkanı da gerekli önlemeleri alacak.

Bu durumda diğerleri ne yapacak? Onlar olası bir krizi sezinleyemeyecekler mi? Ya da bu komitenin “kriz var” dediğine diğerleri “hayır yok böyle bir şey” derse ne olacak? Bu defa da “komite krizi” patlayacak

Ekonomide hep çok başlılıkta yakındık ama bunun yerini şimdi de çok başlı komiteler alıyor.

YAPAMIYORSAN GİT

Çok tartışılacak diğer konu, üstlendiği kamu ihalelerin bitiremeyecek olan müteahhitlere yönelik. Müteahhit bey “fiyatlar, maliyetler çok arttı, işi yapamıyorum” derse ve ilgili kurum da bunu uygun görürse sözleşmesi feshedilecek. Müteahhit ceketini alıp çıkacak, hakkında herhangi bir cezai işlem yapılmayacak, üstüne yatırdığı teminatta ödenecek.

Geri kalanı kim tamamlayacak? Bizzat devlet tabii ki. Hangi parayla? Orası meçhul. Devlet de yapamadı, bu defa gözü kara iş bitirecek müteahhitte devredilecek. Bu, biraz yandaş müteahhitleri kollama ve yenilerini yaratma amaçlıyor gibi de görülebilir.

Özetle, sıkıştın mı aç torbayı, çöz sorunları!

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.