Acil yeni bir yapılandırma gerekiyor

0
103

Zaten çok derin bir ekonomik kriz içinde olan Türk ekonomisinde birde üzerine Covid-19 pandemisi nedeniyle eklenen sağlık ve ekonomi sorunları eklenince işler iyiden iyiye çığrından çıktı, durum daha da kötüye gitmeye başladı.

İktidar bu dönemde hane halkı ve firmalara doğrudan kaynak aktarmakta oldukça yetersiz kaldı, verilen desteklerin çoğu erteleme yahu da kredi destekleri olarak tezahür etti.

Bu yüzden de borçlara yönelik acil ve geniş bir yapılandırma talebi ortaya çıkmış bulunmaktadır. Ekonomi yönetiminin yeniden yapılandırmayı, tüm talepleri içerecek şekilde geniş kapsamlı biçimde hayata geçirmesi halinde bunun büyüklüğü 500 milyar lirayı bulacak gibi görünmektedir.

- Reklam -

Ekonominin dümeninde olan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak daha önce yaptığı açıklamalarda mayıs sonu itibarıyla COVID-19 kapsamında ertelemeler dahil verilen destek miktarının 350 milyar lirayı aştığını açıklamıştı.
Yapılan hesaplamalar doğrultusunda aradan geçen yaklaşık 4 aylık zaman diliminde bu rakamın 500 milyar liraya yaklaştığı öngörülmektedir. Bunun yaklaşık 35 ila 40 milyar Türk liralık kısmı, kısa çalışma, ücretsiz izin ve sosyal yardım gibi karşılığı olmayan, hibe desteklerden oluşuyor. Bu durumda verilen desteklerin nerede ise yüzde 90’a varan çok önemli bir kısmı ertelenmiş ve zamanı gelince geri ödenecek destekler kapsamında bulunmaktadır.

Gerek iş dünyası ve gerekse de vatandaşın, geçmiş dönemden kalan borçlarının da eklenmesiyle olası bir yapılandırma paketinin büyüklüğünün 500 milyar lirayı bulması bekleniyor.

Tüketimin artırılmasına yönelik verilen desteklerle kısmen canlanan sektörler dışında kalan birçok sektörün, ertelenen yükümlülükler yanı sıra cari döneme ilişkin yükümlülüklerini de yerine getirmesi oldukça zor görünmektedir.

Hemen her sektörden iş dünyasının temsilcileri, yaşanılan sorunları ekonomi yönetimine ileterek, bunların da ödenebilir dilimler halinde taksitlendirilmesini talep ediyor. Taksite bağlanacak ödemelerin en erken 2021 yılında başlaması da talepler arasında yer alıyor.

Ayrıca stok affı ve matrah artırımı gibi konularda da yoğun beklenti olduğuna dikkat çeken kaynaklar, bunların da önceki vergilendirme dönemleri esas alınarak düzenlemede yer alabileceğini aktarıyorlar.

Zaten ödeme güçlüğü çeken vatandaşlar ve firmalar birde bu ertelenmiş borçları ödemeye zorlanırlarsa sektörde zor bela ayakta duran bir çok firmanın faaliyetlerini durdurması ve hatta iflas etmesi kaçınılmaz olacaktır.

Yaşanabilecek bir zincirleme iflas dalgasının zaten var olan sorunları daha da büyüteceği ve derinleştireceği aşikarken ekonomi yönetiminin böyle ciddi bir yapılandırmadan kaçınacağını düşünmüyorum, böyle bir tavır ekonomik rasyonalite açısından pek akla yatkın olmayacaktır.

Herkeste böyle bir beklenti oluşmuşken bu yapılandırma işini uzatır, erteler ve zamana yayarsanız bazı fırsatçıların ödeme gücü olduğu halde nasılsa yapılandıracak şimdiden niye ödeyeyim düşüncesine kapılarak ödemeden imtina etmesine yol açarsınız.

Aslında vatandaş ile devlet arsındaki alacak, verecek ve ödemeler sorunu Türk ekonomisinin kronik bir sorunudur. Malum piyasada “devlet alacağına şahin, vereceğine kuzgundur” diye bir söylem bile vardır.

Bu noktada bir çok sektörün beklentisi olan KDV iadelerinin de biran önce halledilmesinin gerekliliğini ifade etmiş olayım. KDV iadesi ile bir çok sektörün içinde bulunduğu nakit darboğazına da ciddi bir çözüm getirilmiş olur.

Diğer yandan Türkiye’de vergiler çok yüksektir, bu yüzden mükellef ile devlet arasında daima sorun ortaya çıkmakta, milyonlarca mükellefin oluşturduğu mahalle baskısına dayanamayan devlet sık aralıklarla vergi afları çıkarmak ve yeniden yapılandırmalar uygulamak zorunda kalmaktadır.

Evvel emir devletin vergi politikalarını gözden geçirmesi özellikle de servetler ve gelirler üzerinden alınan vergileri ödenebilir makul seviyelere indirmesi gerekmektedir.

ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergiler zaten bir çok kalemde makul seviyenin çok ama çok üzerindedir. Hadi lüks denilen bazı kalemleri anladık da bebek mamasından bile fahiş vergi almanın mantığını hiç kimse çıkıp izah edememektedir.

Unutmamak gerekir ki tarih boyunca bir devletin halk nezdinde meşruiyetini sorguya açan en önemli sorun daima vergi olmuştur, halkı aşırı vergilendirmeye kalkan her yönetim eninde sonunda büyük tepki almış ve bir çoğu da iktidarı kaybetmiştir. Bu yüzden bir iktidar için adil ve gerçekçi vergi salmak her şeyden önemlidir, demedi demeyin.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz