İnsanlar çalışır, para kazanır ve kazandıkları parayı da ihtiyaçlarını karşılayabilmek için harcar, lakin ülkemizde iş bulabilip de çalışan insanların, kazanabildikleri para en temel ihtiyaçlarını karşılamaya bile yetmemektedir!

Türkiye’de mutfak enflasyonunda artış oranı aylık yüzde 2,71 ve on iki aylık yüzde 14,80 düzeyindedir, çarşı pazar el yakmakta, pazara alış verişe giden bırak küfeyi torneti, filesini bile dolduramadan bom boş bir cüzdan ile kös kös evine dönmektedir!

Bu vahim tablo araştırmalara da açık ve net olarak yansıyor, TÜRK-İŞ Araştırmasının 2020 Mayıs ayı sonucuna göre:

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı “açlık sınırı” 2.438,24 TL,

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut kirası, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri zorunlu ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise “yoksulluk sınırı” 7.942,17 TL,

Bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 2.961,13 TL olarak hesaplandı.

Düşük ücretler karşılığında çalışmak zorunda kalan yoksul kesimin harcamaları gıda ve barınma ağırlıklıdır. Dört kişilik bir ailenin sadece gıda için yapması gereken harcama tutarı net asgari ücretin üzerindedir, insanları bu seviyede bir ücretle çalışmaya mahkum etmek açıkça zulümdür.

Türkiye’de asgari ücret bir çok ülkeye göre çok düşüktür, fakat daha da vahimi nüfusun asgari ücret ve çok yakınında ki bir ücret karşılığı çalışanların oranı çok ama çok yüksektir.

AB ülkeleri ortalamasında çalışanların sadece % 7,5’i asgari ücretin %5 fazlasına kadar çalışmaktadır. Türkiye’de bu oran % 43’dür. AB ülkeleri ortalamasında yaklaşık her 12 kişiden biri asgari ücretle yakın seviyede bir ücret karşılığı çalışırken Türkiye’de bu neredeyse her 2 kişiden birine dönüşmüştür. Ayrıca asgari ücretin 2 katına kadar olan seviyelerden ücret alanların oranı da %80’in üstündedir. Bu istatistikler bize ücret seviyelerinin ne kadar düşük olduğunu açık ve net olarak göstermektedir.

Türkiye’de 2020 yılı için asgari ücret net 2 bin 324 lira 70 kuruş olarak belirlenmiştir bu günkü kurlar ile bu ücret yaklaşık 340 dolar seviyesindedir.

27 Avrupa ülkesi arasında yapılan brüt asgari ücret sıralamasında ise Türkiye 20. sırada yer almaktadır. Türkiye’nin 440 euro ile 20. sırada yer aldığı bu tabloda en yüksek brüt asgari ücret 2.142 euro ile Lüksemburg da ve en düşük brüt asgari ücret ise 213 euro ile arnavutluktadır.

Kurlar üzerinden böyle bir karşılaştırma insanı yanıltabilir ve gerçek satın alma gücünü göstermeyebilir asgari ücretin gıda harcamalarında satın alma gücünü görmek için mesela asgari ücret ile kaç kilogram dana biftek alınabilir diye bakarsak:

ÜlkelerAsgari ücret (brüt-euro)1 kg dana bifteğin ortalama fiyatı (euro)Asgari ücretle yaklaşık kaç kg biftek alınabilir?
Lüksemburg207117.90115.6
İrlanda16568.80188.0
Hollanda163615.39106.3
Belçika159413.69116.4
Almanya155711.09140.3
İngiltere15258.21185.7
Fransa152115.7996.3
İspanya105010.31101.9
Türkiye3928,844,5

Dana bifteğin euro üzerinden ortalama kg fiyatı dikkate alındığında Türkiye’de brüt asgari ücretle yaklaşık 44.5 kg et alınabiliyorken, bu rakam İngiltere’de 185 kilograma kadar çıkıyor. Türkiye bu rakamla AB ülkeleri arasında sadece Bulgaristan’ın önünde yer alıyor.

Asgari ücretteki gelişmeleri birde altın bazında değerlendirirsek:

Yıl 1990 Turgut Özal’ın cumhurbaşkanı, asgari ücret ile ayda 8 çeyrek altın satın alınabiliyordu.

Yıl 1992, Demirel başbakan, DYP ve SHP koalisyon hükümeti dönemi. Asgari ücret ile ayda 12 çeyrek altın satın alınabiliyordu.

Yıl 1999, asgari ücretli bir işçi 12 çeyrek altın satın alabiliyordu.
Bülent Ecevit’in yönetimde olduğu 2000 ve 2001’deki kriz dönemlerinde bile asgari ücretle 13 ile 9 adet çeyrek altın alınabiliyordu.

AKP’nin iktidara geldiği 2002’de asgari ücretle ayda 10 çeyrek altın alınırken, bugün, 2020 yılında ise 4 çeyrek altın bile alınamıyor.

18 yılda AKP iktidarı tarafından yaratılan yoksulluk tablosu işte tamda budur.

Çalışan, üreten insanları bırakın kendisinin ve ailesinin insani ihtiyaçlarını karşılamasını, insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamasını temin edebilecek bir ücret seviyesini yokluğa, yoksunluğa ve hatta açlığa mahkum edecek bir ücrete çalışmak zorunda bırakmak insan hakları ve onuruna aykırıdır…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz