Kanal 7 yayınına konuk olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan Kanal İstanbul ile ilgili eleştirilere yanıt verdi:

‘Projenin maksimum maliyetinin 15 milyar dolar olacağını’ iddia eden Bakan Turhan “Projenin 4 yılda maliyetini, 20 yılda ise 60 milyar dolar geri kazandırmasını bekliyoruz. Gemi geçişlerinden 1 milyar dolar, diğer deniz ve turistik amaçlı yapılardan 350 milyon dolar gelir bekliyoruz.” dedi.

Yöneticiler için dört işlem, matematik bilmek çok önemlidir! 20 yılda 60 milyar dolar kazanacağını iddia eden sayın bakan dönüyor gemi geçişlerinden 1 milyar dolar, diğer deniz ve turistik amaçlı yapılardan 350 milyon dolar gelir bekliyoruz da diyor. Yılda 1 milyar 350 milyon dolar kazanırsak 20 yılda ancak elimize 27 milyar dolar geçiyor, iddia edilen kazancın yarısından bile az, geri kalan tutarı nereden kazanmayı umuyor, açıklık yok!

Gelelim 1 milyar doların gemi geçişlerinden alınıp alınamayacağına, İstanbul Boğazından geçen gemi sayısı 50 bin bunların hepsini kanaldan geçirsek gemi başına 20 bin dolarlık bir ödeme yapılması gerekir değil mi? Peki Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan İstanbul boğazından geçen gemilerden birtakım hizmetler karşılığı 30 bin dolar alıyoruz da diyor, o zaman Kanal İstanbul’u yapar ortalamada 20 bin dolar ücret alırsak bu gemileri daha ucuza geçirmemiz demek olmuyor mu?

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün ücret tarifesine göre bu gün 15 bin tonluk orta boy bir gemi için İstanbul boğazından uğraksız geçiş ücreti 4 bin dolardır. Montrö sözleşmesi gereğince almamız gereken fener, tahlisiye ve sağlık ücretleri toplamı ise bu boydaki bir gemi için 120 bin dolardır. Bu demektir ki gemi başına 20 – 25 bin dolarlık bir ücret talep etmemiz Montrö sözleşmesine aykırı değildir, böyle bir uygulama ile hiç yatırım yapmadan yılda 1 milyar doları gemi geçişlerinden kazanmamız son derecede kolaydır. Bunu yapmayıp 15 milyar dolar harcayıp bir kanal yaparak aynı parayı kazanmaya uğraşmak rasyonel akla ve basiretli yönetim ilkesine aykırıdır.

Aynı sohbette sayın bakan İstanbul boğazı dünyanın en tehlikeli su yoludur diye bir iddia da bulunuyor!

Ben öyle yeğenin, eniştenin iddiası ile karar vermem oturdum ÇED raporunu inceledim. İktidarın yaptırdığı ÇED raporunun gemi kazaları ile ilgili bölümünde İstanbul Boğazı ile Süveyş, Kiel ve Panama Kanalları karşılaştırılmış. Bu karşılaştırmadan ortaya çıkan sonuç şudur yıllık ortalama gemi kazası sayısı:

Süveyş Kanalı 45,90

Kiel Kanalı 24,72

İstanbul Boğazı 21,70

Panama Kanalı 16.36

olarak tespit edilmiş.

Burada gördüğümüz gerçek şudur; Süveyş kanalı geçişlerindeki ortalama kaza sayısı İstanbul Boğazının iki katından fazladır. Kiel Kanalında ortalama kaza sayısı İstanbul Boğazının üstünde, sadece Kiel Kanalındaki ortalama kaza sayısı İstanbul Boğazının biraz altındadır.

Lakin bu ortalamalara gemi geçiş sayıları dahil edilmemiş, İstanbul boğazındaki trafik Süveyş, Panama ve Kiel Kanallarındaki trafikten kat be kat daha fazladır üstelik birde şehir içi ulaşım , balıkçı, gezi ve eğlence tekneleri trafiği de var.

Sadece transit trafik üzerinden bir değerlendirme yapılırsa kaza ortalaması:

Süveyş Kanalı 0,00276

Panama Kanalı 0,00135

Kiel Kanalı 0,00070

İstanbul Boğazı 0,00050

olarak ortaya çıkmaktadır.

Burada görünen gerçek şudur İstanbul Boğazı yapay Panama, Süveyş ve Kiel kanallarına göre çok daha güvenli ve emniyetlidir. Dünyanın en çok kaza olan en tehlikeli en çok kaza görülen su yolunun ise Süveyş kanalı olduğu görülmektedir.

Süveyş Kanalı İstanbul Boğazına göre tamı tamına 5 kat daha tehlikelidir!

Panama Kanalı İstanbul Boğazına göre yaklaşık 3 kat daha tehlikelidir!

Kiel Kanalıı İstanbul Boğazına göre yüzde elli daha tehlikelidir!

Dediğim gibi yöneticilerin matematik bilmesi, mühendislik ve ekonomiden anlaması olmazsa olmaz bir koşuldur. Umarım tez zamanda matematik, mühendislik ve ekonomi bilgisi olan yöneticiler işbaşına gelir de bu çılgın proje hevesleri geçer.

Facebook Comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz