4 ARKADAŞIN KURDUĞU HAYAL, BÜYÜK BİR GÖNÜLLÜLÜK HAREKETİNE DÖNÜŞTÜ

0
9

4 arkadaşın bir araya gelerek kurdukları hayalden yola çıkarak, gönüllülük esasını hedef aldıkları ve aynı yolda adım atarak başlattıkları ”Askıda Çorba” sosyal sorumluluk faaliyeti hakkında bunun içinde büyük bir gönüllükle yer alan Lütfiye Emeni, gazetemize konuk oldu.

ESMA ALTIN– Ankara’da evsiz, yoksul, yaşlı, genç, kadın, çocuk fark etmeksizin yardıma muhtaç herkese hitap eden bir tas çorba le başlayan “Askıda Çorba” gönüllülük faaliyeti hakkında gazetemize konuk olan Lütfiye Emeni, bu projenin nasıl oluştuğu ve faaliyeti geçtiğini anlattı. Emeni, bu faaliyetin bir ya iki sene de hemen karar verilip faaliyete geçmediğini, 7-8 senelik bir geçmişi olduğunu ve 4 arkadaş bir araya gelerek kurdukları hayal ile aynı yolda adım atmaya başladıklarını, daha sonra bu adımların giderek arttığını ve büyük bir aile gibi olduklarını kaydetti. İlk olarak sokakta çorba dağıtarak başladıkları gönüllülük hareketinin şu anda geldiği noktadan çok mutlu olduklarını belirten Emeni; “Ankara’nın ihtiyaç sahibi mahallelerine gönüllü olarak bu çorbaları ulaştırıyorduk. Daha sonra bu durumu 4 arkadaş bir hayal kurarak kendimiz yapmak istedik. Sonra bu hayal büyüdü. Hatta 7-8 yıl sürekli üzerinde aktif ayda veya iki ayda bir arkadaşlarla bir araya gelerek konuşuyorduk. Sonra 2019’un Kasım ayında resmi işlemlere başladık ve ‘Askıda Çorba’ lokantamızı tuttuk.” dedi.
‘4 ARKADAŞ OLARAK KURDUĞUMUZ HAYALİMİZ BÜYÜDÜ VE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR’
En başlarda geceleri çorba dağıtarak başladıklarını belirten Emeni, “Askıda Çorba”nın günümüze kadar nasıl geldiği hakkında bilgi verdi ve şunları dile getirdi; “Bu işi ilk önce sokaklarda yapıyorduk. Herhangi bir yerimiz yoktu. Evlerde çorba pişiyordu. Biz o çorbaları alıp dağıtıyorduk. Ankara’nın ihtiyaç sahibi mahallelerine gönüllü olarak bu çorbaları ulaştırıyorduk. Daha sonra bu durumu 4 arkadaş bir hayal kurarak kendimiz yapmak istedik. Çünkü her gün birilerinin evinde çorba pişirmesini bekleyemezdik. Hem böylece sokakta yaşayan insanlarımızı yalnız da bırakmamış oluruz diye düşündük. Arkadaşlarımla gece çorba dağıtırken hep konuşurduk. İlk başlarda bir lokanta gibi de değil, ufak bir yer kiralayalım, orada çorbalarımızı yapsak diye düşünürdük. Sonra bu hayal büyüdü. Bir yıl, iki yıl, üç, beş yıl geçti. Bu üç günde kurulan kafada olan bir proje değildi. Hatta 7-8 yıl sürekli üzerinde aktif ayda veya iki ayda bir arkadaşlarla bir araya gelerek konuşuyorduk. Sonra 2019’un Kasım ayında resmi işlemlere başladık ve ‘Askıda Çorba’ lokantamızı tuttuk. 20 Şubat 2020’de de ilk ocağımızı yakıp yemeğimizi yapmaya başladık. Mart 2020’de pandeminin baş göstermesi ile bu süreçte rotamızı biraz değiştirdik. Bu, zaten 4 arkadaşın hayaliydi. Bir tanesi koli fikrini sundu. Ramazan kolisine girelim dedi, pişirip dağıtamıyorsak bile dağıtalım pişirelim gibi fikir alışverişlerinde bulunduk. Ama bu pandemi sürecine rağmen çok güzel yol aldığımızı düşünüyoruz.”
Bu yola çıktıklarında her zaman olumsuzluklarla karşılaşabileceklerini göz önünde bulundurduklarını, bu nedenle kendilerini zor durumlara hep hazırladıklarını ifade eden Emeni, sözlerine şöyle devam etti; “Biz bu projeyi düşünmeye başladığımız günden şu anımıza kadar hiçbir olumlu düşüncemiz yok. Yaşayabileceğimiz ve başımıza gelecek en kötü projeleri, onları üretiriz. ‘Askıda Çorba’yı da konuştuğumuz zaman, her şey çok güzel olacak diye bu yola çıkmadık. Ama şöyle bir şey vardı önce Allah’a sonra kendimize güveniyorduk. Bir de hadi gidip ‘Askıda Çorba’yı açalım, giderse gider demedik. Bizim öncesinden oturmuş bir öncemiz vardı zaten. Bu birden ortaya çıkan bir fikir değildi. Biz bu işi burada yapıyoruz ama ondan önce sosyal platformumuz var, biz bu işi zaten gönüllülük esasına dayanarak yapıyoruz. Zeminde bir güvenimiz vardı. Ama o güvene güvenip de yine bu yola çıkmadık. Adım atmaya başlayınca da güvendiğimiz insanların tökezlediğimizde elimizden tuttuklarını gördük. Sonra da şeffaf olduk. Aşırı şeffafız. Biz burada bir şeyler yapıyoruz, buyrun siz de gelin, bir kişinin gönlüne dokunun diyoruz.”
‘GÖNÜLLÜ VATANDAŞLARIMIZ İSTERLERSE, YEMEK YAPIMINDA DAĞITIMINDA YER ALABİLİYOR’


Yaptıkları her yemekte, her paketlemede, her dağıtımda büyük bir titizlikle çalıştıklarını ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüklerini vurgulayan Emeni, şunları ekledi; “Örneğin, bir vatandaşımız, dedemin ölüm yıldönümü, 100 kişilik yemek dağıtılmasını istiyorum, diyor. Biz bunu o kadar titiz çalışıyoruz ki, buna ne gerek vardı diyen vatandaşlarımız bile oluyor. Hem hijyen, hem menü hem de görsellikle çok titiz çalışıyoruz. Yeni bebeği olanlar onun için bir hayır işleyelim, birileri evlenecek yemek dağıttıralım diyenler, sonra bizi görüp böyle bir yer var diyorlar. Bizim en güzel ilerlememizi böyle. Sosyal medya hesabımızdan da insanlar bize ilk ulaştıklarında kim cevap verirse versin herkes aynı şeyi söyler. Çünkü konuşurken, yazışırken ticaret kafası yok. O an ne ise o şekilde çalışıyoruz. Bizden gelin yemek satın alın, yemek yapılırken gelin arkadaşlarımıza da yardım edin, yemekleri kaplarken yardım edin, dağıtırken yardım edin diyoruz. Yani gönülden bu işi yaparken isterseniz her aşamada yer alabilirsiniz. Bu şekilde açık olduğunuz zaman insanlar da gerçekten gönül rahatlığıyla her şeyimi teslim edebilirim diyor.”
Aslında yaklaşık 21 yıldır sosyal sorumluluk projelerinde yer aldığını kaydeden Emeni, bu işin hissetmeden, sevmeden yapılamayacağına dikkat çekti. Gönülden hareket ederek yapıldığı zaman insanın kendisini bile unuttuğunu ifade eden Emeni, şunları belirtti; “İnsanlar için bir şeylere vesile oluyorsanız ne mutlu. Biz bunu yapıyorsak daha sonrasında başka neler yapabiliriz diye düşünmeye başlıyoruz. O yüzden bunu artık kendiniz için bir iş olarak görüyorsunuz ve bu iş kesinlikle sevmeden yapabileceğiniz bir iş değil. Sosyal sorumluluk projelerinde ya da bu tarz işlerde yüreğinizle sevmiyorsanız kimse size bunu yaptıramaz. Mecburiyetten bunu iş olarak görüp de yapamazsınız. Çünkü bizim işimizde tüm duygu durumlarını yaşıyorsunuz. Bir yerde üzülüyorsunuz, bir yerde ağlıyorsunuz, bir yerde sinirleniyorsunuz. Bütün bunların hepsini aynı anda yaşıyorsunuz. Bu nedenle severek yapmak çok önemli.”
‘BİR SONRAKİ HEDEFİMİZ, AFET BÖLGELERİNDEKİ VATANDAŞLARIMIZA DA EL UZATMAK’
Bu gönüllülük hareketi ile ilgili hala yeni fikirler ürettiklerini ve gelecek hedefleri olduğunu söyleyen Emeni, bunlar hakkında bilgi verdi. İlk hedefin ‘Askıda Çorba’yı açmak olduğuna vurgu yapan Emeni, daha sonra dağıtım aracı tedarik etmeyi istediklerini ve bunu da başardıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti; “Şimdiki hedefimiz doğal afet, yangın, deprem, sel bölgelerine hemen o anda o saat içinde afet bölgelerine ne lazımsa onları hazırlayıp hemen oradaki afetzede vatandaşlarımıza ulaştırmak. Afet bölgesinde gittiğiniz ilk 12 saat önemlidir. Hedefimiz şu, içinde yemek pişirebileceğimiz iki kap bile olsa yemek yapabileceğimiz bir gezici mobil aşevi. Yine bir diğer hedefimiz bir bina almak ya da bir daire almak. Böylece sokakta kalan dostlarımızı dönüşümlü olarak orada misafir etmek, konaklama sağlamak. Bunlar eğer gerçekten istersek olabilecek şeyler. Bizler seferle sorumluyuz, zaferle değil.”
Herhangi bir kurum, kuruluş ya da dernek ile çalışmadıklarına, tamamen kendi imkanları ile bu gönüllülük hareketini yaptıklarına ve diğer insanlara yaydıklarına dikkat çeken Emeni, şunları aktardı; “Oluşturduğumuz fikirler, hayallerimiz ile ilgili herhangi bir dernek ile görüşme sağlamıyoruz, sağlamayacağız da. Biz zaten öyle bir şey yapmak isteseydik ‘Askıda Çorba’yı kurmadan önce dağıtım aracını da, üç katlı bir yerin kiralanmasını da çok rahat yapardık. Biz hiç kimseden destek almak istemiyoruz. Çalışarak kazanmak istiyoruz. Biraz dokunup emek sarf etmeniz gerekiyor. Yavaş gidelim, temkinli gidelim. Çünkü dostlarımızın bize karşı olan güveni çok önemli. Biz 4 arkadaşımız ile bir hayalimiz vardı ve onun için bir adım attık. Sonra baktık ki yanımızda bir adım daha var. Adım attıkça çoğaldık.”
‘ASKIDA ÇORBA, BİZİM MİRASIMIZ’
‘Askıda Çorba’ ile her gün halkaya yeni bir kişi eklendiğini ve böylece 4 arkadaşın kurduğu hayalin artık pek çok insanın hayali olduğu büyük bir mutlulukla dile getiren Emeni; “Fikriniz ve istedikleriniz daim olduğu sürece yolda yol arkadaşlarınız ile birlikte büyüyorsunuz. Olmazsa olmaz şeyler yok. Hep istediğimiz şey şu; ‘Askıda Çorba’ miras kalsın. Şu an buranın başında duruyoruz. Ama geleceği de düşünmemiz lazım. Her yaptığınız işte halkaya yeni biri eklenecek ve bu sürekli olarak devam edecek. Bu şekilde kendimizden sonrakilere, onlardan öbürlerine derken böylelikle geleceğe taşınacak. ‘Askı Çorba’ bizim mirasımız. Geleceğe bırakacağımız en güzel mirasımız. Bu zaten bizim da hayallerimizin içinde hep vardı.” şeklinde konuştu.

- Reklam -
- Reklam -