Ana Sayfa Yazarlar 3.3 milyon kişi batık

3.3 milyon kişi batık

-

Ekonomide bozulan dengelerin sonuçları artık kaçınılmaz bir gerçek olarak her yerde karşımıza çıkıyor. İşsizlik, yüksek enflasyon, iflaslar, nakit darlığı derken, en büyük sorunlardan biri de tüketici kredilerinde ve kredi kartlarında yaşanmaya devam ediyor. Rakamlar ürkütücü boyutta:

Geçen yıl, tüketici kredilerini ödeyemeyen ve yasal takibe düşenleri sayısı bir önceki yıla göre yüzde 20.4 artarak 750 bin 201’den 902 bin 98’e yükseldi.

Kredi kartlarında ise bazı kamu bankalarının kart borçlarına kredi vermesiyle yapılan yapılandırmalar sonucu takibe düşenlerin sayısı yıl bazında 875.4 binden 806.2 bine inse de geçen Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre sayının 10 bin artarak 81.5 bine çıkması dikkat çekici.

Sonuçta sadece geçen yıl tüketici kredileri ve/veya kredi kartı geri ödemelerinde takibe düşenlerin sayısı 95 bin artarak bir milyon 388 bine ulaştı. Batık kredi kartlarındaki sayı da 35 bin 965 bin artışla 171 bin 885 olarak gerçekleşti.

Birikimli olarak 2018 yılı sonu itibarıyla 2.2 milyon kişinin tüketici kredisi, 2.4 milyon kişinin de kredi kartı, hem tüketici hem kredi kartı borcu olanların sayısı da 3 milyon 339 bine çıktı.

Bu kadar vatandaş hakkında, icra, haciz davaları kesinleşti ve gerekli işlemler yapılıyor. Nasıl, nereden para bulunup ödenecek bilinmez ama yaşanan sıkıntıların domatesi üç, patatesi iki liradan zoraki satmakla geçiştirilecek gibi değil.

ZORUNLU İNDİRİM Mİ?

Merkez Bankası, (MB) geçen hafta sonunda sürpriz yaparak bankaların mevduat zorunlu karşılıklarında belli oranlarında indirime gitti. Gerekçesi tam açıklanmasa da bu indirimler bankaların MB’de tutulan paralarının geri almaları anlamına geriliyor. Diğer deyişle bankalar bu parayla nakit sıkışıklığını bir anlamda aşıyorlar.

Zorunlu karşılık artırımları daha çok kriz dönemlerinde, para sıkışıklığı yaratarak enflasyonu dizginlemek için kullanılan önemli bir parasal araç. Düşürülmesi ise kısmen de olsa örneğin para darlığını daha fazla artığı, mevduat toplayamadıkları, sermeye yetersizliği gibi durumlarda gerçekleşiyor.Soru, bu indirimler oluşacak nakitlerin krediye dönüşecek mi ve faizlerin düşmesinde işe yarayacak mı?

Ancak kısa vadede şunu bekleyebiliriz. Hazine, 20 Şubat 209 günü 13.8 milyarı piyasaya, 4 milyarı kamuya olmak üzere 17.8 milyar dolarlık borç geri ödemesi yapacak. Bu tutarın 10,5 milyar lirası ihale yoluyla iç piyasadan karşılanacak.

Şunu belirtelim bu tutar Şubat ayı genlinde yapılması planlanan tüm borç geri ödemelerinde sadece ana paraya yetiyor. Faiz için ödenecek tutar ise 12.8 milyar lira.

Gelecek Mart ayındaki iç ve dış borç ödemelerinin tutarı ise 35.8 milyar lira.

Hazine bir süredir ikişer milyar dolarlık veya avroluk dilimler halinde tahvil, kredi sertifikası gibi araçlarla değişik vadelerde dış borçlanmaya gidiyor. Bunun iç piyasadaki faizleri artırmamak için bir yöntem olduğu ifade ediliyor. Ancak bu tür büyük ödemelerde başta bankalar olmak üzere iç kaynaklara yönelmek kaçınılmaz oluyor.

Bu nedenle mevduat zorunlu karşılıklarındaki indirimle oluşacak para bolluğu Hazine borç olarak gidecektir. Bakalım faizler hangi oranda oluşacak?

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İsmet Hazardağlı
İsmet Hazardağlıhttps://sonsoz.com.tr
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!

Bu Haberler Kaçmaz!

Sahurda ve iftarda şekerli gıdalar tüketmeyin

Ece Çalışkan, ağız bakımına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Sahurda ve iftarda çok fazla şekerli gıdalar tüketmeyin” dedi.