21. Ulusal Cerrahi  Kongresi yapıldı

0
348

Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağatay Çifter,” Her yıl 10’u aşkın Genel Cerrahi Uzmanını 6 aylık sürelerle yurt dışında Amerika, Avrupa, Japonya, Güney Kore gibi ülkelerde önemli merkezlere üst düzey eğitime gönderiyoruz”

Genel Cerrahi ile 16.Cerrahi hemşireliği kongresi birçok akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Kongrede Ulusal Cerrahinin bilimsel kalitesi, cerrahi alanında yapılan değişiklikler ve Türk Cerrahi Derneği’nin yaptığı faaliyetler üzerine birçok konu üzerine konuşuldu.

Yapılan Kongrede söz alan 21. Ulusal Cerrahi  Kongresi Prof. Dr. Orhan Kozak ve akademisyenler açıklamalarda bulundular.

Genel Cerrahi ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı tüm kongre içeriklerini inceleyerek hazırlıklarına başladıklarını belirten 21. Ulusal Cerrahi  Kongresi Başkanı Prof. Dr. Orhan Kozak kongre organizasyon süreci ile ilgili bilgiler verdi.

Pro. Dr. Orhan Kozak,”Türk Cerrahi Derneği’nin yıllardır süregelen bilimsel kalitesi yüksek, sosyal yönden doyurucu kongre geleneğine de uygun bir ürün ortaya çıkarmamız gerektiğine inanarak yola çıktık. 20. Ulusal Cerrahi Kongresi Başkanı’ndan ve meslektaşlarımızdan gelen önerileri de göz önüne alarak klasik bilgilerin yanı sıra cerrahideki yenilikleri ve yeni görüşleri de katılımcılarımızla buluşturmak için uygun bir program hazırladık.

Cerrahi tarihimizi anlayabilmek ve yaşatabilmek düşüncesinden hareketle açılış töreni sonundaki ilk konferansı, Dr. Cemil Topuzlu’nun ‘Türk ve Dünya Cerrahisine Katkıları’ konusunda planladık. Konuşmacı olarak da Dr. Cemil Topuzlu’nun torunu olan Prof. Dr. Cemalettin Topuzlu’yu misafir ettiğimiz konferans katılımcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Ayrıca eğitimin, ülkemizin ve cerrahinin gelişimindeki öneminin vurgulandığı diğer bir konferans da yine oldukça büyük ilgi gördü. Bu konuşma için Türk cerrahisinin abide isimlerinden, ülkemizde böbrek ve karaciğer transplantasyonunu ilk yapan ve geliştiren, pek çok Genel Cerrahi uzmanı ve Öğretim üyesi yetiştiren, sıfırdan üniversite kuran, Rektör Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı misafir ettik .” dedi.

Her yıl 10’u aşkın Genel Cerrahi Uzmanını yurt dışını gönderiyoruz

Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağatay Çifter,” “Derneğimizin 3800 civarında genel cerrahi uzmanı, 5800 civarında asistan ve asistan olmayan hekim, toplam 9600 civarında üyesi bulunmaktadır. Amaçlarımız arasında cerrahların sürekli eğitimi, cerrahi asistanlık eğitim programlarının hazırlanması, cerrahların özlük ve hukuki haklarının savunulması, halkın cerrahi ile ilgili sağlıklı bilgiye ulaşmasının sağlanması, cerrahi eğitim amaçlı kongreler düzenlenmesi gibi faaliyetler bulunmaktadır.

10 ayrı ilde 16 ayrı kurs programı ile sürekli cerrahi eğitim vermekteyiz. Her yıl 10’u aşkın Genel Cerrahi Uzmanını 6 aylık sürelerle yurt dışında Amerika, Avrupa, Japonya, Güney Kore gibi ülkelerde önemli merkezlere üst düzey eğitime gönderiyoruz. Avrupalı şirketlerle entegre olarak cerrahların internet üzerinden kendi şifreleri ile anında güncel ameliyatlara ve bilgilere 3 boyutlu olarak ulaşmalarını sağlıyoruz. Aynı zamanda biz de kendi cerrahlarımızın yeni girişim ve ameliyat tekniklerini o sisteme yükleyebiliyoruz.

Son olarak, gerçekleştirdiğimiz 21. Ulusal Cerrahi Kongresi gibi ulusal ve bölgesel kongreler düzenliyoruz. Buradaki amacımız, cerrahların ve asistanların kendi çalışmalarını, kendi buluşlarını ve yeni fikirlerini ortaya koymalarını ve dünyadaki gelişmeleri uluslararası düzeyde takip etmelerini sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.

Basın toplantısında konuşan Türk Cerrahi Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin hem kongrede hem de günümüzde en çok gündeme getirilen obezite ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Obeziteye Akdeniz Bölgesi ülkelerinde daha sık rastlanıyor

Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Obezite çağımızın önemli sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Giderek artmakta ve tüm Dünya’da yaygın olarak bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi kronik bir sağlık sorunu olarak kabul etmiştir.

Obezite, Akdeniz Bölgesi ülkelerinde daha sık rastlanmakla birlikte yüzde 40’ın üstünde bir oran ile Meksika ve ABD ilk iki sırayı alıyor. Yunanistan ve İtalya’da obezite yüzde 30’ların üstünde iken Türkiye’de bu oran yüzde 20’ler düzeyinde olup Dünya ortalamasından daha iyidir. Ancak ülkemizde de bu oran yükselmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha yüksek oranlarda görülen obezite’nin en önemli nedeni beslenme şekli ve yaşam tarzındaki değişiklikler” dedi.

Kolorektal kanser, erken tanı ile önlenebilir

Şahin,“Obeziteyi önemli kılan husus beraberinde ortaya çıkan hastalıklardır. Bunların başında diyabet, yüksek tansiyon, uyku bozukluğu, eklem bozukluğu, kısırlık, kansere yatkınlık ve ani ölümlerdir. Obezitenin neden olduğu diabet ve nanobezdiyabetleri cerrahi olarak tedavi edilebilmektedir.

Organlar için ciddi hasarlar oluşturan diyabet tüm Dünya’da obezite artışına paralel olarak artmaktadır ve bu artış beklenenin üstündedir. Günümüzdeki tedavi yaklaşımları diyabet için başarısız kalmakta ve 10 yıllık diabet ciddi organ hasarlarıyla sonuçlanmaktadır. Diyabetin tedavisinde metabolik cerrahi yüzde 90’ın üzerinde kalıcı başarı sağlamaktadır. Ülkemizde de başarıyla uygulanmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Türk Cerrahi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ömer Alabaz,” Dünya çapında her yıl yaklaşık bir milyon kişiye kolorektal kanser tanısı konulurken, 500 bin hastanın kolorektal kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Kolorektal kanser, erken tanı ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık ancak tarama ve toplumu bilinçlendirmek büyük önem taşıyor. Karın ağrısı, halsizlik, kansızlık, kabızlık, ishal gibi belirtiler sıklıkla başka hastalıklarla karıştırıldığından hastaların doktora başvurmaları gecikiyor. Belirtiler ciddiye alınmalı, rutin kontroller ihmal edilmemelidir.

Karın ağrısı ve kilo kaybı çoğunlukla kanser ileri evrelere ulaştığında görülen semptomlardır. Bu nedenle 50 yaşında tarama amaçlı olarak kolonoskopik incelemelerin yapılması daha semptom oluşturmadan çok küçük bir polipken kolorektal kanserlerin bulunmasına olanak sağlar. Birinci derece akrabalarında (anne baba, kardeş) kolorektal kanser veya polipleri olan kişiler taramalara 40 yaşında başlamalıdırlar. Kolorektal kanserlerin saptanmasında çeşitli yöntemler vardır. Parmakla rektum muayenesi, dışkıda gizli kan bakılması, çeşitli kan testleri, fleksiblesigmoidoskopi ve kolonoskopi. Kolorektal kanser varlığını şüphelendiren şikâyetleriniz olması halinde doktorunuz bu testlerin yapılmasını isteyebilir.” dedi.

Kolorektal kanserleri önlemede tarama testi yapılmalı

Alabaz,” Kolorektal kanserlerin tedavisi cerrahidir ve cerrahi şansını yakalayan hastaların pek çoğunda hastalık tamamıyla tedavi edilebilir. Radyoterapi ve kemoterapi bazı hastalarda cerrahi tedaviye ek olarak verilebilir. Kanserin erken evrede yakalanması halinde hastaların yüzde 80-90’nı eski sağlıklarına kavuşurlar. Geç evrede tanı alan kanserlerde bu oran yüzde 50’ye düşmektedir. Teknolojinin sağladığı imkanlar sayesinde hastaların sadece yüzde 5’inde kalıcı kolostomi (kalın bağırsağın kalıcı olarak dışarı alınması ve torba takılması) açılması gerekir.

Kolorektal kanserleri önlemede en önemli adım rutin tarama testlerinin düzenli olarak yaptırılmasıdır. Tarama testlerinde anormal sonuçlar tespit edilmesi halinde incelemelerin kolonoskopi ile tamamlanması gerekir. Kolonoskopi kalın bağırsakların ayrıntılı olarak incelenmesine olanak sağlar Kolonoskopi ile polipler tespit edilebilir ve eş zamanlı olarak çıkarılabilirler.” dedi.

“Kesin olmamakla birlikte, doğru bir şekilde beslenmenin kolorektal kanser gelişimini engellemede çok önemli rolü vardır. Liften zengin ve yağdan fakir gıdalarla beslenmenin kolorektal kanserlere karşı koruyucu etkisi vardır. Alkol ve sigarada en önemli sebep olabileceğinde uzak durulması gerekir. Ayrıca bazı kimyasal maddeler kanser nedenleri arasındadır. Sanayi işçilerinde, bazı fabrikalarda çalışanlarda kolon kanseri görülmesi kimyasal maddelerin etkisini ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısına 21. Ulusal Cerrahi  Kongresi Başkanı Prof. Dr. Orhan Kozak, Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Çağatay Çifter, Türk Cerrahi Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Türk Cerrahi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ömer Alabaz katıldı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz