“2022 YILININ İLK ÇEYREĞİNDEN SONRA TURİZMDE REKORLAR YILI YAŞANABİLİR”

0
195

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Anadolu Yürütme Kurulu Başkanı Engin Şahin, 2021 yılı turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve 2022 yılı için öngörülerini aktardı.

ESMA ALTIN– TÜRSAB Anadolu Yürütme Kurulu Başkanı Engin Şahin, pandemiden en çok etkilenen ve Türkiye’nin milli hazinesine en çok katkı sağlayan turizm sektörünün 2021 yılındaki gidişatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2021 yılının ilk yarısının yine ağır pandemi koşulları ile geçerken ikinci yarının kademeli normalleşme ile turizm için iyi bir çıkış yarattığını belirten Şahin; “2021 yılı yine pandeminin hızlı geçtiği, sıkıntılı geçtiği bir yıldı. Seyahat dediğimiz olay zaten ulaşım ile başlayan bir faaliyet ve şehirlerarası, uluslararası, hatta şehir içindeki hareketliliğin tamamı bu pandemi sürecinde bazen tamamen kapatıldı, bazen de kısıtlandı. Dolayısıyla bizim işimiz birinci adımında durdu. Hareket edemediğimiz zaman turizm hareketliliği de olmuyor. Haziran ayının sonunda yavaş yavaş bu kısıtlamalar kalkınca, uluslararası uçuşlar başlayınca hem Türkiye’ye olan yolcu trafiği arttı hem de Türkiye’nin kendi iç turizminde hareketlilik başladı. 2020 yılında turist sayımız 12-13 milyonlardayken, 2021 yılını yaklaşık 29 milyon turist ile kapattık. Ayrıca 24 milyar dolar da döviz geliri ile kapattık. Yani 2021 yılı 2020 yılına göre yüzde 100’e yakın bir artış ile kapandı.” dedi.
‘2021 YILINI 2020 YILINA GÖRE YÜZDE 100 BİR ARTIŞ İLE KAPATTIK’
Özellikle 2021 yılının ilk yarısında turizm için pek hareketlilik olmadığını belirten Şahin, sözlerine şöyle devam etti; “2021 yılı yine pandeminin hızlı geçtiği, sıkıntılı geçtiği bir yıldı. Seyahat dediğimiz olay zaten ulaşım ile başlayan bir faaliyet ve şehirlerarası, uluslararası, hatta şehir içindeki hareketliliğin tamamı bu pandemi sürecinde bazen tamamen kapatıldı, bazen de kısıtlandı. Yani yarım kapasite ile gidildi. Bazı günler kullanıldı, hafta sonu kapatıldı. Dolayısıyla bizim işimiz birinci adımında durdu. Hareket edemediğimiz zaman turizm hareketliliği de olmuyor. Çünkü insanları bir yerden başka bir yere götürüp orada hizmet veriyoruz. Bu nedenle bu kısıtlamalar bizi zaten çok sıkıntılı bir noktaya götürmüştü. Yine kısıtlamaların devam ettiği, kapatmaların olduğu dönemde hem Sağlık Bakanlığı’ndan hem de İçişleri Bakanlığı’ndan şöyle bir talebimiz oldu. Bizim acentalarımızın turları ile ilgili bir özel durum yaratmalarını, tura giden grupların haftasonu kapanmalarında etkilenmemelerini, istemiştik. Sağ olsunlar bunu da yaptılar. Haftasonu konaklamalı turlarda en azından işlemlerimiz sıfıra inmedi. Bir hareketlilik sağladık. Ama tabii bu da kısıtlı bir durum. İnsanlar bu pandeminin stresinden çok fazla hareket yaratamadılar.”
2021 yılının ikinci yarısında ise kademeli normalleşmenin üçüncü ayağına geçilmesiyle turizmde iyi bir çıkış yakalandığına dikkat çeken Şahin, şunları dile getirdi; “Haziran ayının sonunda yavaş yavaş bu kısıtlamalar kalkınca, uluslararası uçuşlar başlayınca hem Türkiye’ye olan yolcu trafiği arttı hem de Türkiye’nin kendi iç turizminde hareketlilik başladı. 2020 yılında turist sayımız 12-13 milyonlardayken, 2021 yılını yaklaşık 29 milyon turist ile kapattık. Ayrıca 24 milyar dolar da döviz geliri ile kapattık. Yani 2021 yılı 2020 yılına göre yüzde 100’e yakın bir artış ile kapandı. Ama bunları Türkiye’nin kapasitesi ile kıyaslarsak yani 2019 yılı rakamları ile kıyaslarsak hala çok azız. 2019’da 29 değil, 50 milyon turistimiz vardı. Yılda da yüzde 10 civarında büyüyen bir sektörümüz var. Yani bu 50 milyon turistin 60 milyon olması gerekirken 2021 yılını 29 milyon ile kapattık. İşin özünde hak ettiğimizin yarı kapasitesindeyiz. Ama en azından toparlanıyor olmak bizim için ümit verici. 2021 yılı kısacası çok fena geçmedi diyebiliriz. 2021 yılının ilk yarısında yine ağır kısıtlamalar vardı. İkinci yarısında bu kısıtlamalar azaldığı için bu toparlanma oldu aslında.”
‘OMİCRON VARYANTI 2022’NİN İLK ÇEYREĞİNİ ETKİLEYEBİLİR’
2022 yılı ile ilgili öngörülerini sunan Şahin, özellikle son günlerde yayılım gösteren Omicron varyantına dikkat çekerek bunun ileriki dönemlerde turizme etkisine yönelik şunları dile getirdi; “2022 yılında daha ümitliyiz. Daha iyi bir tablo bekliyoruz. Kasım-Aralık aylarında erken rezervasyon dönemlerimiz var. Bunlar birinci erken rezervasyon dönemleri. Şu anda otellerin doluluk oranları yaz için fena değil. Tabi bunu iç turizm tarafı için söylüyorum. Bu dönem Şubat’ta tekrar bir erken rezervasyon dönemi olacak. Ondan sonra da Nisan-Mayıs gibi sezon başlayacak. Şu anda Omicron tablosu konusunda bir tsunamiden bahsediliyor. Çok büyük rakamlardan bahsediliyor. Amerika’da günlük vaka sayısı 1 milyon 38 bin kişiydi. Almanya girişteki kısıtlamalarla ilgili yeni uygulamalara gidiyor. 6 yaş üzerindeki herkesten aşı istiyorlar. Bizde 6-12 yaş grubuna daha aşılama başlamadı. Aşınız olsa, hastalığı geçirmiş olsanız dahi PCR testi isteniyor. Vardığınızda karantinadan bahsediliyor. Şu anda gelen bilgi bu yönde. Dolayısıyla Avrupa, bir hafta öncesinden başlayarak yavaş yavaş kısıtlamaları hayata geçiriyor. Omicron varyantı onlara bizden daha önce geldi. Türkiye’deki yayılım ile ilgili geçen günlerde Sağlık Bakanımızın bir açıklaması oldu. Türkiye’deki vakaların yarısı İstanbul’da. Yani bu şu demek; Omicron ülkemize gelmiş ama daha henüz yayılmamış. Tahmin ediyorum ki önümüzdeki 15 gün-1 ay içinde bu rakamlar büyüyecek. Vaka sayılarında 100 binleri gördüğümüz zaman bu zaten kısıtlamaların, kapatmaların geleceği demek. Bu nedenle ilerleyen süreçlerde Omicron varyantından dolayı bizde de kısıtlamalar olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla 2022’nin de ilk çeyreği çok parlak gözükmüyor ama sezon iyi gözüküyor.”
Yabancı turist sayısının 2022 yılı için nasıl ilerleyeceği konusunda belirgin bir durum olmadığını ifade eden Şahin; “Bizim için esas gelir kaynağı olan yabancı turiste baktığımız zaman yine 2022 yılı için şu an rezervasyonlar kısıtlı, temkinli geliyor. Ama bu hep böyle olmuştur. Mart-Nisan’da bir rahatlama olursa da otellerde yer bulunamayacak. 2021 yılında 29 milyon turist rakamını 2022 yılında geçeriz diye düşünüyorum. Ama nereye varırız tam bilemiyorum.” dedi.
‘2021 YILINDA TURİZM İLE KİŞİ BAŞI GELİR 800 DOLARA YAKLAŞTI’
2021 yılının ikinci yarısında yapılan normalleşme ile turizmin iyi bir ivme kazandığını, bunun sonucunda da kişi başı gelirde ciddi bir artış yaşandığını vurgulayan Şahin, şunları söyledi; “Normalde kişi başı gelirimiz 600-650 dolar bandındaydı. Ama 2021’de bunun ciddi bir oranda arttığını gördük ve 800 dolarlara kadar çıktı. Sektör olarak bu çok istediğimiz bir şey. Hatta hedefimiz bin dolara varması. Bu nedenle kötü işin bir de olumlu yanı olmuş oldu. Yani pandemi sürecinde böyle bir kazancımız oldu. Çünkü biraz daha gelir seviyesi turistler geldi. Biraz daha küçük gruplar geldi. Mes turizmi biraz azaldı. Akdeniz çanağındaki Alanya’dan başlayan ve Marmaris ve Fethiye’ye kadar olan otellerimiz hepsi açmadı. Doluluklar fazlaydı ama otellerin tamamı açık değildi. Tüm oteller açık olsaydı bu rakamlar böyle gitmezdi. Bu sene onların nasıl bir yol izleyeceği çok net değil ama herhalde yine bütün oteller açılmayacak gibi gözüküyor.”
‘DÖVİZ KURUNDAKİ AŞIRI DALGALANMANIN TURİZME ETKİSİ ÇOK BÜYÜK’
Döviz kurundaki dalgalanmaların 2022 yılında da büyük hareketliliklerle devam etmesinin turizm sektörü için nasıl bir etki yaratacağına dair konuşan Şahin, şunları ifade etti; “Turizm yatırımları hep turizm gelirli olduğu için tamamı ya da bu işi yapan profesyoneller hep döviz üzerinden kredi çekerler. Yani bir otel ya da bir kayak tesisi yapacağınız zaman döviz kredisi çekersiniz. Dövizdeki bu furyanın şöyle bir etkisi oldu. Örneğin; yazın turist bir yolcu gelecek, bir otelde oda bin lira. Yani kura çevirip söylüyorlar. Müşteriye dönüp diyoruz ki otel odası bin 50 lira. Müşteri tamam, hadi odayı ver dediği zaman bin 100 lira oluyor. Neden çünkü döviz yükseldi. Bin lira dendi, burası Türkiye’de bir otel döviz ile ne işi var denilebilir. Ama bu yanlış bir bakış açısı. Doğru bakış açısı ise şu; elinizde satabileceğiniz 100 tane oda var. Bu 100 odayı satabileceğiniz Avrupa’dan, Orta Doğu’dan, Uzak Doğu’da, Amerika’dan müşterileriniz var ve bunların hepsinden döviz alıyorsunuz. Döviz ile satma şansınız varken aynı para karşılığında TL’ye satmak olabilir ama daha düşük fiyata satmayı otelciler istemeyecektir. Buna da hak veriyoruz. Genelde oteller kendi kapasitelerinin belli bir kısmını iç pazara ayırırlar. İç pazarın erken başlayıp, sürekli gitmesi, hep o doluluğu yakalayabilmesi açısından avantajları vardır. Bir de son dakika satışlarına da açıktır. Dış pazarda otelinizi pazarlarsınız ama sezonda boşluklarınız olur, işte o parçaları iç pazarda değerlendirebilirsiniz, indirim yaparsınız. Dolayısıyla iç pazar kıymetlidir ama diğer taraftan dış pazar güçlü iken iç pazarın payı küçülür. Bu mantıkla gidildiğinde otelciler tabi ki de fiyatlarını Avrupa pazarından gelecek Euro, dolar fiyatlarına göre güncelliyorlar. Ama bu kurdaki aşırı dalgalanma ve yükseliş iç pazar fiyatlarını anlamsız bir şekilde yükseltiyor.
Bir otelin söz konusu pek çok girdi alanları olduğunu ve kurdaki dalgalanmaların buradaki girdi maliyetlerini de etkilediğini dile getiren Şahin, sözlerine şöyle devam etti; “Otellerin en büyük giderlerinden bir tanesi enerjidir. İkinci gider işçiliktir. İşçiliğe ciddi bir zam geldi. Asgari ücrette haklı olarak olması gerektiği gibi ciddi bir artış oldu. Doğalgaza, elektriğe çok ciddi zamlar geldi. Çünkü bunların hepsi kısacası enerji piyasası dışa bağımlı olduğumuz alanlar. Bu nedenle enerji fiyatlarımız mecburen kur ile birlikte yükseliyor ve otelin girdisi yükseliyor. Yine gıda maddelerinin hepsinin girdileri tekrar dövizle bağlantılı. Ama bunların iç piyasaya aşırı pahalılık olarak yansımasını anlayamıyorum.”
‘KURDAKİ ARTIŞ DIŞARIYA GÖNDERDİĞİMİZ TURİSTTE CİDDİ DÜŞÜŞLER YARATIYOR’
Türkiye’den dışarıya seyahat eden, turlara giden insanların da yine bu kur artışından etkilendiğini ve turların ciddi rakamlara ulaştığını kaydeden Şahin, şunları ekledi; “Önceleri 300-400 euroya Balkanlar turları yapılabiliyorken makul fiyatlardı. Döviz 3-4 lira olduğundan bu bir memurun bile iki üç ay para biriktirip gidebileceği bir noktada iken bugün 400 dolar neredeyse 5 bin-5 bin 500 lira para yapıyor. 5 bin 500 para çok büyük bir para. Bu en küçük tur fiyatı. İyi bir Avrupa turu 800-900 hatta bin dolara kadar çıkıyor. Hele ki Uzak Doğu, Amerika turları bunlar 2 bin dolara kadar gidiyor ve hiç insanların yaklaşabileceğini zannetmiyorum. Kurdaki bu artış bizim dışarı gönderdiğimiz turistte ciddi düşüşler yaratıyor. Ama iyi tarafından baktığımızda da yurtdışından gelen turist her zaman 50-60 euro veriyor otele. Bizim buradaki gelirimiz tam olarak öyle olmasa da artıyor gibi gözüküyor. Sonuçta biz ülke olarak iç-dış ticarette denge bulmaya çalışan bir ülkeyiz. Üretimimiz katma değerli olmadığı için kilo başı gelirimiz düşük. Turizmin burada dış açığı kapatma noktasında etkisi çok büyük. Turizm sektörünün ayakta kalması, sağlıklı çalışması memleketimiz için çok önemli.”
Kış turizmine de değinen Şahin, Türkiye’de kış turizmi potansiyeline ilişkin şunları aktardı; “Türkiye’de kış turizminde sezonumuz kısa. Turizmin her dalında olduğu gibi kış turizminde de ulaşım çok önemli. Kayseri’ye, Erzurum’a, Kars’a yurtdışından direkt uçuşlar var. Hatta Ukrayna’dan bu bölgelere uçuşlar başlatıldı. Kış turizmi fena değil ve gelir seviyesi yüksek. Özellikle Kars’a giden Doğu Ekspresi’nde ciddi bir yoğunluk var. Herkes oraya gitmek istiyor. Çok da keyifli bir rota. Kısacası kış turizmi önemli, kıymetli.”
‘2022’NİN BİRİNCİ ÇEYREĞİNDEN SONRA TURİZMDE REKORLAR YILI YAŞANABİLİR’
Türkiye olarak turizmde kişi başı gelirin artırılması gerektiğini savunan Şahin; “Turizmde kişi başı gelirin artması çok önemli. Ürün çeşitliliğini artırmamız gerekiyor. Bununla ilgili bakanlığın ciddi çalışmaları var. 2021 yılı 2020 yılına göre iyi geçti diyebiliriz. Ama bizim istediğimiz rakamlarda değil. 2022 için Omicron çıkmadan önce çok ümitliydik. Yine rekorlara gideceğimizi umuyorduk. Ama Omicronun bize ne getireceğini bilemiyoruz. Tahmin edersek de şunu söyleyebiliriz; çok hızlı bir giriş olacak. Çok fazla insan hasta olacak. Hastane yükü ve hasta vefatları o kadar fazla olmayacak ve sonra aşağılara düşecek, diğer piklerde olduğu gibi. Omicron ile hastalandığınız zaman vücudun bir tepkisi oluşuyor ve savunmanız bunu tanıyor, dolayısıyla bağışıklığınız oluşuyor. Bu iyi bir şey. Aşılama gibi diyorlar. Bu sene Omicron Covid-19’u dünyada yavaşlatabilir diyorlar. Eğer bu öngörüler böyle olursa ve devam ederse 2022’nin birinci çeyreğinden sonra sezon açılırsa biz yine rekorlar yılını yaşarız diyebilirim.” şeklinde konuştu.

- Reklam -