2021 YILI BÜTÜN OLUMSUZLUKLARIYLA GERİDE KALIRKEN…

0
132

2020 ve 2021 birçok olumsuzluklarıyla geride kaldı. Corona, deprem, sel ve yangınlar. İnsanın neden olduğu orman yangınlarında orman sakinleri canlılar can veridi…

 

Börtü, böcek, sansar, tilki ayı, kurt doğadaki kendi aralarındaki doğal savaşlarını bırakarak birlikte ateşlerde yandılar!

 

Kuşlar biraz şanslı mıydı sanki? Uçarak uzaklaştılar mı, bilmiyoruz?

- Reklam -

 

Havalar değişti. Yağmurlar kovada boşanırcasına yağdı. Seller bastı tarlaları, bahçeleri. Endemik yapı bozuldu. Faydalı, üretken toprak çoraklaştı.

 

Bütün bunlar olurken siyasi iktidar mağdur halkın üzerine çay fırlattı… ‘’Alın bunların üzerine bir bardak çay için’’ der gibi…

 

Artık yerli ve yabancı doğa talancıları için maden sahası alanları ve turizm tesis yerleri açılmıştı.

 

ORMAN YANGININDAN ÖNCE ORMANI TALAN YASASI

 

Öyle ki, yangınlar başlamadan öncü önlemler sanki alınmıştı! Bir yandan ormanlar yanarken Resmî Gazetede Cumhurbaşkanı’nın imzası ile bir Kanun yayınlanıyordu. Bu konuyu o tarihlerde en iyi yorumlayan Gazeteci büyüğümüz Sayın Murat Yetkin. Kendisine ait Yetkin Report İnternet Portalı’ndaki yazısında çok ilginç tespitleri var.

Anlaşıldığı üzere, talana gidecek yolun rayları önceden döşenmiş! Sayın Yetkin’in anılan yazısının bir bölümünü aynen aşağıdaki gibi;

Türkiye’nin canını yakan orman yangınları henüz söndürülmemişken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmî Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren bir kanun, kıyılar başta olma üzere orman alanlarındaki yapılaşma tasarrufunu Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkisine bırakıyor. Hangi alanların kapsama gireceği ise doğruda Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Böylece daha Türkiye’nin canını yakan orman yangınları henüz söndürülmemişken orman arazilerinin Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri adı altında turizm yatırımcılarına açılması, kıyıların halkın ücretsiz kullanımını zorlaştırıyor, belediyelerin yetki ve gelirleriyse tırpanlanıyor.

Tesadüf bu ya, 7334 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, tam da orman yangınlarının başladığı 28 Temmuz 2021’de Resmi Gazetede. Kanunun 1’inci maddesi “d” fıkrasına göre, “Kültür ve Turizm gelişme Bölgeleri dışında kalsa bile” orman arazileri “kamu yararı” kapsamına alınarak turizm yatırımcılarına açılabilecek. “Yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan” edilecek bu alanlardaki bütün devlet taşınmazları da turizm kapsamına alınabilecek.’’

Yasal düzenleme sadece Tarım ve Orman Bakanlığı tasarrufundaki kıyı, göl, dağ gibi doğal alanlar sınırlı değil, konumu otel ya da turizm tesisi kurmaya uygun olan Millî Eğitim, Millî Savunma, İçişleri, Adalet, Maliye ve benzeri kamu eğitim ve dinlenme tesisleri ile okul, konuk evi, ya da müze gibi binalar da Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tasarrufuna devri mümkün olabilecekti.

 

YAYLALAR DA TALANDA!

 

Kanunun 6’ıncı maddesinde; Millî Parklar içinde konaklama tesisleri ve hatta otlakıyeler yani meralar da kapsamda!  İnşaat, erozyon ve çeşitli şekillerde. Azalan tarım alanları da hayvancılığın içinde bulunduğu sıkıntıya karşın, mera, otlak, yayla gibi alanların da turizm tesisine dönüştürülmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devri için Cumhurbaşkanı yetkilendiriliyor! Gelecek turistlere de sütü, yoğurdu, eti ithal edeceğimize benziyor!

YAT VE MARİNA RUHSATLARINI KÜLTÜR TURİZM BAKANLIĞI VERECEK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkisinde bulunan yat limanı, marina gibi tesislerin ruhsatlandırma yetkileri de Bu Bakanlık’tan alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığına devrediliyor.

Böylece Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın orman içindeki koyları da Turizmin emrine verilecektir.

ÇEVRESEL ETİK DEĞERLEMESİ DE KALKIYOR!

Kanuna göre Turizm Gelişim Bölgelerindeki yatırımlar için artık “Çevresel Etki Değerlendirmesi” de kalkıyor!

Düzenlemeye göre; “Kararı verilen yatırımlar hakkında, yatırımın gerçekleşmesi için alınması gereken tüm izin, onay ve ruhsatlar, ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın on beş gün içinde verilir” diyor.

Ruhsatlandırma işlemlerinde “Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı” ve “Akreditasyon Kurumu” söz sahibi olacak. Kulislerde daha şimdiden hükümet çevrelerinden kimlerin yakınlarının hazırlıklara başladığı konuşuluyor.

Bütün bu işlemlerde belediyeler neredeyse bütünüyle devre dışına çıkarılıyor. İstanbul, İzmir, Antalya başta olmak üzere ülkenin turizm merkezleri sayın illerde, Kapadokya gibi bölgelerde belediyelerin gelir kaynaklarının olumsuz etkilenmesi de kaçınılmaz görülüyor.

Bu düzenlemelerde kıyıları olan orman arazilerinde turizm tesisi kurma girişimlerinin yargıdan dönmesinin payı var.

 

AYVALIK HALKI BELEDİYE ÖNCÜLÜĞÜNDE DİRENİYOR

Sayın Yetkin, Ayvalık Adalarının Halka kapatılmasına da değiniyor. Yazıda; Ayvalık Adaları Tabiat Parkı ki deniz ve ormanın yanı sıra, sayılı jeolojik tabiat parkları arasında olduğu, 1995’te Milli Parklar Kanunu’na göre belirlenmiş ve 2004 yılında da Uzun Vadeli Gelişme Planı onaylanmış, ancak 2009 yılında Revizyon Planında halkın ücretsiz denize girebildiği koyların, Tabiat Parkının özelliğini bozacak şekilde kiralanabileceği anlaşılınca Ayvalık’lılar konuyu yargıya taşıdılar.

Danışyat 6’ncı Dairesine açılan dava halkın yararına sonuçlanarak Planı iptal edildi. Gözü dönmüşler geri durur mu? Tarım Bakanlığı’na yeni ihale girişiminde bulunuldu. Ayvalık’taki çevrecilerin ve Demokrat Partili Belediye Başkanı Mesut Ergin’in de verdiği destekle ihale iptal edildi.


Yargı kararlarının çevresinden yasa değişikliği ile arkadan dolanmak suretiyle sonuç almaya çalıştılar.

YASANIN 15 MADDESİNİN İPTALİ İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE CHP DAVA AÇTI

Turizmi Teşvik Kanunu’nun 15 maddesinin iptal dilekçesini CHP Grup Başkanvekili Engin Altay 14 Eylül 2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na verdi. Şimdilik sonuç bekleniyor.

İyi ki yurtsever çevreciler var. İyi ki muhalefet var. İyi ki CHP var…

- Reklam -