Yeni bir yıla başlarken, 2020 yılının ekonomik açıdan ne gibi fırsatlar ve ne gibi tehditler barındırabileceğini tahmin etmek iktisadi ve siyasi aktörler için son derecede önemli olacaktır.

Önce tehditlere bakmakta fayda var diye düşünüyorum. 2020 yılının ekonomik ve ticari kaderini belirleyecek temel unsur Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Avrupa Birliği arasındaki ticaret savaşlarının yönü olacaktır. Eğer ticaret savaşları derinleşir, şiddetlenir ve yayılırsa bu küresel ekonomiyi muhakkaktır ki kötü etkileyecektir. Ticaret azalırsa üretim azalır, üretim azalırsa büyüme küresel ölçekte düşer ve bu elbette ki insanların geliri ve refahının da azalması demektir.

Türkiye ekonomisi 2019 yılını kriz ile geçirdi, krizin daha da derinleşmesini ise ihracat ve turizm sektörlerinde görülen artış engelledi. İnsanların geliri azalır ve turistik harcamalar yapmaktan vazgeçerlerse bu Türk ekonomisini oldukça ciddi bir şekilde etkileyecektir. Eğer ticaret savaşları yüzünden Avrupa ekonomileri yavaşlar ise bu ekonomiler için üretim yapan Türk ekonomisinin de yavaşlaması kaçınılmaz olur.

Küresel ekonomik gelişmeler kadar Türkiye’nin kendi iç ve dış siyasetinden kaynaklanan tehditlerde muhakkak ki belirleyici olacaktır. Yeni gündeme gelen Libya’ya asker gönderme girişimi ve buradaki iç savaşa müdahil olmaya yol açacak askeri bir operasyonun getireceği mali yük yanında Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Arap birliği gibi ciddi ekonomik ilişkilerimizin olduğu ülkeler ile gerilim yaratabilir. Yakın tarihte düşürülen Rus uçağının ekonomiye yansımalarını hatırlayınız. Amerika Birleşik Devletleri ile yaşadığımız yaptırım krizinin ne boyuta varabileceğini bugünden tahmin etmek elbette kolay değil, lakin eğer bu yaptırımlar ciddi bir şekilde uygulanırsa ekonomimizi olumsuz yönde etkileyecektir. Görünen o ki bu yaptırımların önündeki tek engel Trump’ın siyaseti, lakin Trump’da zorda ve bu yıl seçim yılı yaptırımları durdurmaya, engellemeye ya da hafifletmeye gücü ne kadar yetecek pek de emin olmak mümkün değil.

Avrupa Birliği ile Doğu Akdeniz sorunu yüzünden yaşadığımız süreç ve bu süreci takip edebilecek yaptırımlar da gündemde ve Türk ekonomisini kötü etkileyeceği de aşikar.

Suriye iç savaşı yüzünden ülkemize sığınan 4 milyonu aşkın mülteci sorunu hem iktisadi, hem siyasi ve hem de sosyal bir soruna dönüşmüş durumda. Bunun üstüne birde Libya’dan kaçıp gelecek mülteciler eklenirse durumun kontrolden çıkması kaçınılmaz olur. Türk ekonomisinin 6 milyonu aşan bu mülteci sorunu ile tek başına baş etmesi mümkün değildir.

Libya’ya yapılacak bir askeri operasyon bugünlerde sorunsuz görünen Türk Rus ilişkilerini sarsabilir, işler aniden tersine dönebilir.

Komşumuz İran’da tansiyon yüksek, ekonomik ve insani sorunlar büyük ve Amerikanın olası müdahalesi buradan da Türkiye’ye milyonlarca mültecinin kaçmasına yol açabilir.

2020 yılında küresel ekonomik ve siyasi gelişmeler ile Türkiye’nin bu gelişmelere vereceği yanıtlar yahut da alacağı tutumlar, hem ekonomimizin ve hem de siyasetimizin nasıl şekilleneceğini belirleyecektir.

İç siyaset de ekonomik gelişmeler açısından son derecede önemli olacaktır. Tek adam rejiminin Türkiye’ye ve Türk ekonomisine pek de yaramadığı ortada. Bu sisteme sadece CHP ve HDP değil İYİ Parti ve Saadet Partisi de itiraz etmektedir. Şimdi bu itiraza AKP’nin iki eski kurucusu, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’da katıldı. Davutoğlu partisini kurdu ve çok ciddi bir muhalefete başladı, Ali Babacan’ın da partisini 2020 içinde kurması bekleniyor. Bu iki isim etrafında örgütlenen muhafazakar ve liberal sağ muhalefetin bu tek adam sistemine karşı çıkması çok önemli. Sadece Erdoğan ve Bahçeli tarafından savunulan bu tek adam rejiminin, bu kadar ciddi bir muhalefet bloğu karşısında dayanabilmesi pek mümkün görünmüyor. 2020’nin bir erken seçime sahne olacağı Ankara’nın siyasi kulislerinde konuşuluyor. Buda ekonomiyi etkileyecek önemli bir gelişme.

Bu kadar olumsuzluğun arasında 2020’de Türk ekonomisi için bir fırsat var mı? Ben ciddi bir fırsat görmüyorum tehditler ve tehlikeler fırsatlardan çok fazla, ekonominin tüm aktörlerinin çok dikkatli ve ihtiyatlı olmasında büyük fayda var.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz