Esasında sorular da sorunlar birbirinin içinde: Hem konuşacağız, hem soracağız. Bazıları:

Faizler: Banka kredi faizleri iner mi ya banka mevduat faizleri ne olacak? Her ikisi de birbirini besliyor. Yüzde 20’nin altında bir oran beklemeyin:

Merkez Bankası: O da enflasyon riski açıklamalarıyla faizlerini yüksek tutacak. Böyle bir iki puan indirimleri işe yaramaz zaten. Her ay MB faizleri düşürecek mi düşürmeyecek mi gibi içi boş konuşmalara bol bol tanık olacağız.

Enflasyon: Duran, duraklayan ekonomide enflasyonu indirmek için tek çare üretim ve girdi maliyetlerini düşürmek. Nasıl olacak bilinmiyor.
Tarım: en büyük sıkıntı burada. Yine her ay soğanı, biberi ayın şampiyonu ilan edeceğiz. Üretim plânlamasının eksikliği ve ithalatla bu iş çözülmez diyeceğiz. Stokçu avına devam.
Dolar, avro: Gerçek değerini bulur. 2018’de baskılarla tutulan döviz kurları en azından enflasyona ve faizlere bağlı olarak değer kazanması beklenecek. Tabii, yurt dışında beklenmeyen gelişmeler bunları daha fazla zıplatmazsa..

Konkordato, iflaslar: her ayın değişmez konusu olacak. Sektörel krizler için özel çözümler aranacak.
Batık krediler: işte en çok konuşulacak konuların biri. Ödenmeyen başta kredi kartları olmak üzere tüm borçlar en büyük sıkıntımız olacak.
Konut: indirim kampanyaları devam eder ama stokların erimesi için yıllar var.

Otomobil: yılın gözdesi ikinci el piyasa olacak. İhracatın lokomotifi olacak ama otomobil artık araç değil amaç olarak görülecek.
İşsizlik: her ay açıklanacak rakamlar işsizliğin boyutlarını derinleştirecek. Devlet kaynaklı destekler artacak ama özellikle genç nüfusta olanların durumu daha büyük kaygılara yol açacak.

Turizm: yılın belki en yüz güldürecek gelişmeleri burada yaşanacak. Ancak yerli turistlere göre pahalı gelecek. Tek çare eş dost ahbabın yazlıkları.

İhracat: artış duraklayacak çünkü ihracata yönelik üretim bu kadar.
İthalat: pahalı döviz, pahalı üretime karşı ucuz ihracat olmayacağına göre daha da yavaşlayacak. İhracat ithalata karşı fazla verdi diye zil çalıp oynayanlar olacak.
Cari işlemler: finanse etmek için en azından 40 milyar dolara ihtiyaç var.

Bütçe açıkları: sık sık zam gelecek. Bazılarından haberimiz bile olmayacak:

Vergi, prim: yeni yapılandırmalar, bu son diye tekrarlanacak. Yerel seçimler: kimin seçildiği bir kenara esas Nisan’dan sonra ekonomi hangi raya giderecek?

Ve en büyük soru ve sorun:
Türkiye, Uluslararası Para Fonu’nun kapısını çalacak mı? Biz IMF’ye alışığız ana bu sorunun cevabını bizden çok yabancılar merak ediyor.

Tüm baş ağrıtan soru ve sorunlara 2018 yılı enflasyonu ile başlayalım ve 2019’a merhaba diyelim: Her şeyin hayırlısı.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.