20 ARALIK GECESİ NE OLDU?

0
229

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın konuşma yapmaya başladığı saatlerde döviz kurları dolar da 18, euroda 20 li seviyelerdeydi.

Konuşma daha bitmeden, ortada ne olup olmadığı anlaşılmadan bankaların, döviz büfelerinin, Türkiye’de piyasaların kapalı olduğu bir saatte çok ani bir kur düşüşü yaşandı.


O gün bu gün herkes bu şok düşüşün nedenlerini araştırıp anlamaya çalışıyor.

- Reklam -


Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati 20 Aralık gecesi yaşananları anlatırken “Bazılarının şok yaşadığı bir gece oldu. Çok doğal olan, bireylerin dövizlerini bozdurarak adeta internet sitelerini çökerttiği bir gece oldu. 20 Aralık bundan sonra Türkiye’nin en önemli günlerinden birisi olarak anılacaktır. Türkiye’nin siyasal gelişimini gösteren en önemli günlerden bir tanesi oldu. 3 ay boyunca bu ülkenin ekonomisini ciddi bir şekilde kilitleyenlerin bir daha hayal kırıklığına uğradığı bir gece oldu. Hiçbir şekilde kimse devreye girmedi. Binlerce bireysel satıcı devreye girdi. O gece birbirleriyle adeta yarıştılar.” Diyor.


İşin açığı bu çok da mantığa uyan bir açıklama değil, piyasaların kapalı olduğu bir saatte kim kimle nasıl yarışacak, kim döviz satıp kim döviz alacak?


İnternet bankacılığı var herkes bilgisayarından veyahut da cep telefonundan girip alım satım yapabilir derseniz size sorarım piyasalar kapalıyken bankalar özellikle de böyle kritik günlerde alım satım marjını çok açıyor, satarken ucuza alırken pahalıya alıyorsunuz kim bu koşullarda işlem yapmak ister?


Ayrıca Sayın Nebati madem bu açıklamanın böyle bir şok etkisi yaratacağını düşünüyor herkesin döviz altın bozduracağını umuyordu, neden bunu sabah saatlerinde piyasalar açıkken yapıp herkesin rahat rahat dövizcide, bankada, kuyumcuda döviz ya da altın bozdurmasına olanak tanımadı da piyasaların kapalı işlem hacminin sığı olduğu bir vakti tercih etti?
Piyasalar açıkken bu açıklama yapılsaydı bu beklenen etki çok daha güçlü olmaz mıydı?


İktidarın bu açıklamalarına karşı muhalefet cenahından ve ekonomistlerden gelen yanıt ise Merkez Bankasının arka kapı yöntemleri kamu kurum ve bankaları eliyle çok yüklü miktarda döviz sattığı, bu şok düşüşün asıl nedeninin bu olduğu yönünde.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu banka ismi de vererek hangi bankanın ne kadar döviz sattığını açıkladı. Kılıçdaroğlu “22 Aralık akşamına kadar VakıfBank 4,5 milyar dolar, Halkbank 3,6 milyar dolar, Ziraat Bankası 6,5 milyar dolar, Merkez Bankası arka kapısından da 4,5 milyar dolar, toplam 19,1 milyar dolar satış yapıldı” dedi.


Bu boyutta bir satış gerçekten de yapıldıysa elbette kurları baskılar ve aşağı çeker, bunda şaşılacak bir taraf yok.
Fakat şunu çok iyi biliyoruz Merkez Bankasının elinde kendine ait böyle bir rezerv yok, peki böyle bir satış yapıldıysa nereden yapıldı kime yapıldı?


Kamu bankaları ve kurumları kendi aralarında fiktif bir alım satım yapmış olabilirler mi? Bu yüzden mi piyasaların kapalı olduğu saatler tercih edildi de araya başkalarının girmesi engellenmek mi istendi?


İşin açığı benim düşünceme ve demokrasi ilkelerine göre 20 Aralık gecesi kimin ne yaptığı, kimin ne alım ne sattığı MASAK, SPK ve BDDK dâhil bütün mali konular ile ilgili düzenleme ve sorgulama kurumlarının radarına girmelidir.
TCMB’nin swap hariç net uluslararası rezervinin geçen hafta yaklaşık 8 milyar dolar, doğrudan müdahalelerin de başladığı ay başından itibaren ise yaklaşık 17-18 milyar dolar düştüğünü hesaplanıyor.


Aralık sonu, ocak başı Merkez Bankası ve bankacılık sistemi ile ilgili veriler tam olarak yayınlanınca gerçekte ne olup bittiğini sanırım daha bir net olarak anlayabileceğiz.
Bugün itibariyle görünen durum; arka kapı yöntemleri ile döviz satılarak ve bir algı operasyonu yapılarak döviz kurlarının baskılanmaya çalışıldığı yönünde bir kanaat piyasalara hâkim.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz