1 kuruşla başladı, 10 bin antika para ve eşya biriktirdi

0
9

TEKİRDAĞ’ın Çorlu ilçesinde iş insanı İsmail Beyan (50), delikli 1 kuruş ile başladığı koleksiyonunda aralarında tarihi eserlerin de olduğu 10 bin antika eşya biriktirdi. Topladığı eşyaları iş yerinde sergileyen Beyan, “Bunların müzede daha çok kişiye ulaşması beni gururlandırır” dedi.

İş insanı İsmail Beyan, çocukluğunda eline geçen delikli bir kuruş ile antika eşya toplamaya başladı. Aradan geçen 40 yılda teraziden çömleklere kadar yaklaşık 10 bin eşya biriktiren Beyan, evinin yanı sıra iş yerini de sergi alanı yaptı. Beyan, “Henüz 10 yaşındayken delikli parayı buldum ve antika eşya biriktirmeye başladım. Daha sonraki yıllarda komşularımızdan, arkadaşlarımızdan alarak geliştirdim. İstanbul’da Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde okuyordum. Kadıköy’de Beyazıt Meydanı’ndan tezgahlar kuruluyordu. Oradan aldıklarımla koleksiyonumu geliştirdim. İnternet ortamında ulaşmak daha kolay olduğu için bu yolla 100 kilograma yakın bozuk para topladım” dedi.

Çocukluk yıllarına topladığı eşyaların kendisinde farklı bir yeri bulunduğu ifade eden Beyan, “Bunlar amatörce. 40 yıldır topladıklarımın tasnif edilip, kalibrasyonlarının yapılıp, sıralanması gerekmekte. Mesleğimden yola çıkarak tartı aletlerine yöneldim. Çoğunlukla posta terazilerimiz, pazarcı terazilerimiz, eczacı terazilerimiz, sarraf terazilerimiz, ölçü aletlerimiz, kronometreler, mikrometreler, gemicilikle ilgili pusulalarımız, Osmanlı döneminde kullanılan uzunluk ölçü birimi arşın, endaze, sarrafların kullanmış olduğu seyyar teraziler, ağırlık topları olarak kantarlar, kantar topuzları, dirhemler gibi eşyaların kolleksiyonunu yaptım” diye konuştu.

İsmail Beyan, koleksiyonunu evine sığmadığı için iş yerine taşıdığını belirterek, “Bunları daha çok kişiye ulaşabilmesi için bir müze ortamında, olabileceğini düşünüyorum. Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt ve Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız İzzet Volkan ile istişarelerde bulunduk. İnşallah Çorlu’muza güzel bir müze kazandırmak istiyoruz” dedi.

‘TARİHİ ÖZEL KOLEKSİYONLARDA YAŞATMALIYIZ’

Tarihte kullanılan eşyaların önemli olduğunu ve yaşatılması gerektiğini vurgulayan Beyan, “Nereden geldiğimizi unutmayalım. Yeni neslin, fazla merakı yok. Evden ve nternetten dışarıya çıkmıyorlar. Eskiden bir mektubun çok önemi vardı. Gurbetteki bir baba eşine, çocuğuna mektup yazardı, mektup dört gözle beklenirdi. Bir askerin, sevgilisine, ailesine yazdığı mektup dört gözle beklenirdi. Mektup üzerine yazılmış bir çok türkü, birçok şarkı var. Bunları unutmamamız gerekiyor. Çocukluğumuzda cep telefonlarımız yoktu. Jetonlu telefonlar kullanıyorduk. Daha sonra kartlı telefonlar çıktı ardından da günümüz teknolojisine değin geldik. Bunların unutulmaması için müze ortamına taşınması gerekiyor. İşyerimize gelenler sergelediğimiz eserlere bakarak geçmişe gidiyorlar. ‘Ben bununla tartılmıştım’, ‘Ben bununla bir şey almıştım’, ‘Çocukluğumda bunu kullanmıştım’, ‘Babamdan şöyle mektup gelirdi’, ‘Ben şu mektubu göndermiştim’ şeklinde geriye dönük duygusal paylaşımlar yaşanıyor” diye konuştu.