Referanduma ilişkin ortaya sağlıklı, güvenilir anket ortaya koyulamıyor. Eskiden olsa yüz kişilik anketlerde bile yaygara koparılır, algı operasyonları yapılırdı. Demek bir sıkıntı var ki bu anketler açıklanmıyor.

Açıklananlar da nedense kararsız “ev kadınlarına” ilişkin. Sanki “bu kesimi ikna edin, yoksa işler ters gidecek” mesajı veriliyor.
Anket istiyorsanız 980 bin kişinin bir ay önce katıldığı Bireysel Emeklilik sistemine () bakın. Sisteme katılanların yüzde 26’sı daha ilk günden bu işten caymış. Bu zorunlu işe katılanların dörtte biri “ne yapacağım emekliliği, tasarrufu, bırak yarını, 10 yıl sonrayı, biz günü kurtaramıyoruz ki” düşüncesinde sisteme “hayır” demiş.
“Arkadaş, at ayda 50, 100 lirayı bir köşeye, gün gelir lâzım olur” denilse de daha ilk iki ayda “aydım, ben bu işten caydım” diyen bu kadarsa gelecek aylarda “zorunlu” BES’te kimse kalmayacak. Bu gidişle herkes “BES hayırcısı” olacak.

Eğer vatandaş, ayda iki çorap bir gömlek parasını ödemekten vazgeçiyorsa, bu bir tepkidir. Bu tepki “ceketimi assam bile evet derler” alışkanlığıyla ”her şeyi vatandaşın önüne dayatanlar” tarafından iyi okunmalıdır.

İşi “ayrılanların oranı yüzde 26, bu CHP’in aldığı oy, demek ki bunlar CHP’lidir, bizi yıpratmaya çalışıyorlar” düz mantığına bağlamayın. Sakın “bunlar bizden değil, vatan hani, terörist” söylemine de malzeme yapmayın. Niye ayrılıyorlar ona bakın.
Özel sektörde yakın zamanda anlı şanlı zam alan bir sektör, bir şirket duymadık. Son beş yılda bir kuruş zam almayan yüz binlerce çalışan var. Zam isteyenler de, “ne zammı, en azından gelip gittiğin bir işin var. Görmüyor musun, değil sokaklar, caddeler işsizle dolu, otur çalış, zam isteyen kendini kapı dışında bulur”” baskısı altında tutulmuyor mu? “BES’e hayır” bu ortama verilen tepkidir.

BES hayırcısı “maaşım, ücretim artmamış, ama bankası, cep telefonu, benzini, SGK’si, taksiti, borcu harcı, çoluk çocuk, dolmuş otobüs, mutfak, dolar, enflasyon , kredi kartı ortada, bir de BES’e mi para vereceğiz? diye düşünüyor. “Bu zorunlu paralar, faizde, borsada çoğalacak istemem” diyen de çoktur. “Varlık fonuna gidecekmiş, paralarımız buharlaşacak” diyenlerin sayısı da az değildir.
Demek ki vatandaş her önüne getirilene artık evet demiyor. Artık herkes hesabını mitinglerde sallanan bayraklara, coşkulu kalabalıklara değil cebine göre yapıyor. Herkesin hesabı farklılaşıyor. Hayırlara vesile olsun.