Ana Sayfa Yazarlar Zincirlerinden kurtulan İran…

Zincirlerinden kurtulan İran…

80
PAYLAŞ

Nükleer faaliyetlerinin uluslararası gözetime açılmasını kabul etmiş olmasıyla birlikte geçtiğimiz hafta sonunda İran üzerindeki uluslararası kısıtlamalar kaldırılmış bulunmaktadır. Bunun öncesinde, bir iyi niyet jesti olarak İran asıllı dört ’li gazeteci İran tarafından Amerika’ya iade edildi.

Bahse konu kısıtlamalar sonrasında İran’ın ilk etapta günde beş yüz bin varil petrol ihraç etmeye başlayacağı, yıl sonuna kadar bu miktarın günde bir milyon varile ulaşabileceği haberleri üzerine bir varil petrolün fiyatı bir ara yirmi sekiz dolara geriledi, daha sonra tekrar otuz dolara yükseldi.
İleride OPEC içinde İran’ın, ’ın hâkim konumunu ele geçireceği endişesi mevcuttur.
Öte yandan, yaklaşık otuz milyar dolarlık mali varlığının serbest bırakılmasıyla birlikte, esasen gelişmiş bir sanayisi ve teknik gücü bulunan İran’ın ekonomik açıdan da Orta Doğu’nun en etkili devletleri arasına gireceğine muhakkak gözüyle bakılmaktadır.
Bu, aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri ekonomisine İran’ın daha güçlü bir şekilde yatırımlarına hız vereceği anlamına gelmektedir.
‘Tehlikeli Gidişat’ başlıklı yazımızda, bölgede İran ile Suudi Arabistan arasında esasen eskiden beri var olan siyasi ve ekonomik rekabetin tehlikeli bir şekilde, askeri önlemleri de içerecek şekilde tırmanmakta olduğuna dikkat çektim.
Üzerindeki uluslararası kısıtlamaların artık kaldırılmış olmasıyla birlikte İran’ın bölgedeki Şii akımları destekleyebilecek daha fazla imkânı bulabileceği ortadadır.
Nitekim bu durumun da Suudi yetkilileri kaygılandırmakta olduğu, uluslararası basında yer almaktadır. En yakın müttefiki ABD’nin, İran üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına sempatiyle yaklaşmış olması, Suudi hanedanının serzenişlerine sebep oldu.

ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin bu hafta Riyad’a gerçekleştireceği ziyaret sırasında Suudili yetkililerin endişelerini giderecek kimi vaatlerde bulunması beklenmektedir. Bu hafta içinde ayrıca Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif’in önce Riyad’ı sonra da Tahran’ı ziyaret edecekleri açıklandı.

Fransa Dışişleri Bakanı Fabius’un da Riyad’da, diğer konulardan ayrı olmak üzere, Suudi-İran ilişkileri üzerinde de durmaları beklenmektedir.
İki ülke arasında Yemen’de sürdürülmekte olan ‘vekâlet savaşı’nın, hâlihazırda içinde bulunduğu durağan konumundan aktif bir konuma geçmesi ve Şii nüfus ağırlıklı Bahreyn’de tekrar rejim aleyhtarı gösterilerin ortaya çıkması önümüzdeki dönemin beklentileri arasındadır.
Keza İran’ın, Irak’taki askeri varlığını güçlendirmesi ile Suriye’de Esat rejimine daha fazla destekte bulunması da şaşırtıcı olmayacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam