Okullar, ara tatilinden sonra açılıyor. Ziller çalmaya başlayacak. Öğrenciler , aileler ve öğretmenler heyecanlı . Ders yılı ikin yarısının sağlıklı, başarılı ve umut dolu geçmesi dileklerimiz var.

Ziller çalıyor sözü “Çanlar kimin için çalıyor ” söylemini hatırlatıyor. Zil ve çan sesi bir çağrı, haber ve uyarı olarak değerlendirilmekte. İnsanlar , hangi işi yapacaklarsa o işe yönelmekte ve başlamaktalar.Zillerin çalmasından esinlenerek üretilen deyimler de bulunmakta. Midesi boş olan ve çok acıkan insanlar, “Karnım zil çalıyor” diye söylenirler.

Toplumların ve ülkelerin geleceğini yakından ilgilendiren eğitim ve öğretim işi, bireyi, toplumu, milleti ve yöneticileri yakından ilgilendirmekte. Önceliği ve önemi olan bu konu doğal olarak bütün konuların önüne geçmekte. Eğitim sistemi ve proğramları neredeyse her yıl değiştirilir oldu. Son yıllarda her gelen MEB önce sistemleri kendine göre değiştirmek istemekte. Ulusal eğitim, bireysel düşünce ve istek eğitimi haline geliyor neredeyse.
Uzun yıllar yaıplan uygulamaların çağa ayak uydurması gerekmektedir. Zamanı geriye çekerek eğitime yön ve şekil vermeye çalışmak ,tedirginlik, kuşku ve heyecan yaratmakta.

İstikrar, güven ve huzur ortamı isteyen öğrenciler, veliler ve öğretmenler geçiş devrelerinde endişelerini açığa vurmaktadırlar. Acaba önerilen, planlanan, uygulanmaya çalışılan eğitim sistemi ne getirecek ve ne götürecek endişesi tüm tomlum kesimlerinde dalganmalara neden olmakta. kafalarda beliren sorular karşılığını beklemekte..

Toplumun kendi geleceğine sahip çıkması gerekmekte. Bunun için yarınlara hazırlanacak çoçuklarının eğitiminde söz sahibi olmayı haklı olarak arzu etmekteler.
Halkı dışlayarak ve halka rağmen , alınan kararlar ve uygulamalar toplumda rahatsızlıklar yaratmakta. Bu durum öğrenciye, öğretmene ve okul hayatına kadar uzanmakta.
Eğitim uygulamalarını aydınlatan akademik çevreler ve bilim adamları kendi önerilerinin dikkate alınmasını, bu alanda bilimsel çalışmaları nedeniyle haklı olarak arzu etmektedirler.
eğitim araçlarında gelişen teknolojinin büyük etkiler dei son yıllarda artarak hissedilmekte.
Teknik bilgi , beceri kazanmak için bu alanın eğitim proğramları içinde yer alması önem kazanmakta. Dijitalleşen dünyada, bilişim ve teknoloji dersleri öne çıkmakta.
Yaşadığımız zamana “DİJİTAL ÇAĞ ” denilmekte. Hızlı gelişen teknelojiye göre eğitimin hızını ayarlamak ve eğitim verenler ile alanların bilgilerini ve yeteneklerini bu alanda geliştirmek gerekmektedir

Okul zili, umut, sevinç ve heyecan verir. Bu heyecanların rüzgârını yakalamak,hissetmek, duyumsamak ve özümsemek, şairlere, öykü yazarlarına ve eğitimcilere çok anlamlı yazılar yazma fırsatı vermektedir.
Karnı zil çalan çocuklar, okul zili çalsa da heyecanlarını kullanamazlar. O nedenle okullarda beslenme saatlerine de özel bir değer verilmesi gerektiğine inanmaktayım.

Eğitim ve öğretimin sağlıklı olması için fiziki ortamın .ders araç ve gereçlerinin , zamanlamanın,beslenmenin, giyim ve kuşamın önceliği ve önmi bulunmaktadır. Ailelerin eğitim ve öğretime destek vermelerinin önemli olduğu bilinmelidir.Okul ve aile işbirliği öğrencinin verimini,mutluluğunu ve heyecanını artırır. Eğitimin kalitesini yükseltir.

EKONOMİK iŞBİRLİĞİ VE KALKINMA ÖRGÜTÜ’ nün 2000 yılından bu yana üç yılda bir yaptığı PİSA’nın 2015 sonuçları açıklandı. Ülkemiz açısından sonuçlar düşündürücü ve üzücü. Türkiye ,Matematik’de 49.sırada , Okuma’da 50.sırada,Fen bilimleri’nde 52.sırada, IQ sıralamasında 88.sırada,OECD genel ortalamasında Türkiye %31.2 ve eğitim sistemi komada. Acilen eğitim reformu ve eğitim seferberliği gerektiği açıkca okunmakta.Eğitim sorunları ertelendikçe baraj oluşur. Aynı değerlendirme son zamanlarda yeniden yapıldı.
Tüm zamanlarda çalan zillerin, huzur ve sağlık ile başarı getirmesi dilek ve temennisiyle öğrencilere, öğretmenlere ve ailele hayırlı ve uğurlu bir eğitim yılı diliyorum. Eğitimin ve çocukların başarısı ülkenin başarısı demektir. Çocuklar geleceğimizdir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikFonda bize iş var mı?
Sonraki İçerik40 yıllık Bob Marley kayıtları bulundu
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.