Zarrab davası Türkiye’nin milli davası değildir

0
24

İYİ Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Aytun Çıray, AK Parti’nin Zarrab’a sahip çıkmasını eleştirerek, “Zarrab davası Türkiye’nin milli davası değildir. İYİ Parti olarak Zarrab dosyasının milli bir dava hailen getirilmesini kabul etmemiz mümkün değildir” dedi. Çıray, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın NATO konusunda düşüncelerinin neden farklı olduğunu merak ettiklerini söyledi.

Meral Akşener liderliğinde parti genel merkezinde toplanan Başkanlık Divanı sonrasında İyi Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Aytun Çıray gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin gündemin de, gündemin en önemli maddesinin şuan da, NATO skandalı olduğunu belirten Çıray, “ Biz İYİ Parti olarak NATO’nun bir savaş oyunu tatbikatında kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le ve Sayın Erdoğan’a düşman rolü verilmesini asla kabul etmeyeceğimizi daha önce bir kararlılık içerisinde açıklamıştık ve kınamıştık. Bu saygısızlığı kınadığımızı tekrar ifade etmek istiyorum. Ancak işin ne yazık ki bu boyuta gelmesinin nedeni AK Parti iktidarlarının 2011’den 2016’ya kadar sürdürdüğü yanlış dış politikalarının sonucudur” dedi. İYİ Parti olarak AK Parti’nin yanlış dış politikalarını eleştirmeye devam edeceklerini belirten Çıray, sözlerini şöyle sürdürdü:”Bizim AK Parti’nin yanlış dış politikalarını eleştirmemiz demek dış dünyanın yanında yer alıyoruz anlamına gelmez. Bizim AK Parti’nin dış politikasını eleştirmemizin temel nedeni, iç siyasete endeksli olmayan bir milli dış siyaseti İYİ Parti olarak savunuyor olmamızdır. Açıkça ifade ediyorum, dış politika da inandığımız gerçekleri ifade ederken oy kazanma veya kaybetme gibi küçük bir hesabın içinde olmayı zül addederiz. Çünkü Türk milletinin onurunu Türk devletinin yüksek çıkarlarını ancak milli ve gerçekçi bir dış politika ile sağlayacağının bilinci içindeyiz.”

NATO SKANDALI

Çıray, Türkiye’nin gündemin de olan NATO krizine de değindi. Çıray sözlerini şöyle sürdürdü:

“İki yıl önce Bayburt’ta ‘Rusya ateşle oynuyor, ama muhalefet Rusya’nın yanında’ diye konuşan Sayın Erdoğan, yine aynı Bayburt’ta NATO tatbikatındaki skandalla ilişkin esip gürlerken, Sayın Genel Kurmay Başkanı ise, Kanada’da yapılan bir toplantı da aynen şunları söyledi; ‘Yakın zamanda NATO’nun düzenlediği askeri tatbikatların birisinde söylenenlere göre bireysel olarak ve belki de FETÖ tarafından desteklenmiş kişiler tarafından gerçekleştirilmiş, çirkin ve kabul edilemez bir olay yaşandı. NATO idarecileri zamanında ve gereğine uygun bir şekilde tepki gösterdi. Kimsenin müttefikliğimizi ve dayanışmamızı baltalamasına izin veremeyiz’ dedi. Bu konuşmalardan Sayın Genel Kurmay Başkanımızın NATO’yu kurumsal olarak suçlamadığı, NATO görevlilerinin uygun bir şekilde tepki gösterdiklerini belirttiğini görmekteyiz. Yani Sayın Genel Kurmay Başkanı NATO’yu hedef tahtasına oturtan Sayın Erdoğan’la aynı fikirde olmadığını ifade etmiş oldu. Yani NATO skandalı olayı konusunda Sayın Genel Kurmay Başkanının düşünceleri ile Sayın Erdoğan’ın düşünceleri birbirinde farklı”

“SKANDAL 4 GÜN GECİKMELİ”

Ayrıca tatbikatın jenerik senaryosunda hayali Skogen adındaki ülkenin S-400 füze sistemi edinme yönünde önemli aşamalar kaydettiği ve son dönemde Skogen ülkesiyle S-400 üretici ülke arasında yakınlaşmanın arttığı bilgilerinin olduğu, Yeni Şafak gazetesinde yer aldı. Senaryo da Skogen ülkesiyle Türkiye arasındaki bu benzerliğin yer almasını bizde kabul etmiyoruz, kabul edilebilir görmüyoruz. Ancak NATO’nun yıllık tatbikat planı ve senaryoları aylar öncesinden belirlenir. NATO’da görevli ülke temsilcileri de tatbikat programını ve senaryoları inceleyerek aykırı konuları düzeltirler. Fakat tatbikat senaryosunun hazırlık ve onay aşamasında NATO karargâhında görevli Türk personelinin bu ayrıntıyı gözden kaçırması dikkat çekicidir. Eğer karşı çıkılmış olsaydı ve durum tespit edilmiş olsaydı tatbikat senaryosu düzeltilecek ve bu skandala meydan verilmeyecekti. Skandal 4 gün gecikmeyle bir ‘One Minute’ edasıyla açıklandı. Tatbikat 8-17 Kasım 2017 tarihleri arasında düzenlenmiş, skandal 13 Kasım’da ortaya çıkmıştır. Sayın Erdoğan ise, tatbikatın son günü olan 17 Kasım’da. 4 günlük gecikmeyle skandalı ‘One Minute’ edasıyla dile getiriyor olması sorulara muciptir. Bu durumda konuyu Türkiye kamuoyu merak ediyor. Skandal Sayın Erdoğan’a 4 gün sonra mı iletildi, yoksa o mu açıklama yapmak için 4 gün bekledi? Kamuoyumuz merak ediyor, Norveç’te icra edilen NATO tatbikatı için gösterilen tepki neden geçmişte ülkemize hakaret düzeyine varan çok daha önemli konularda gösterilmedi. Örneğin; Danimarka’da Hz. Muhammed Efendimiz hakkında çizilen hakaret karikatürleri yayımlandığında, bunları fikir özgürlüğü diyerek sahiplenen ve özür dilemeyen, o zamanın Başbakan’ı Rasmussen’i 2009’da NATO Genel Sekreteri yapılmasında Sayın Erdoğan destekçi olmadı mı? Sayın Erdoğan daha 2016’da ‘Bakın Karadeniz’de görünmüyorsunuz?’ NATO’ya sesleniyor. ‘Karadeniz’de görünmeyişiniz Karadeniz’i adeta Rusya’nın bir gölü haline dönüştürüyor’ diyerek, NATO’yu hem de Türk donanmasının kontrolündeki Karadeniz’e davet etmedi mi? O nedenle bu kadar kaypak dış siyaset uygulayanlar, kendini Atatürk ve arkadaşları ile aynı kefeye koymaktan vazgeçsinler.”

ZARRAB DAVASI

ABD’de tutuklu olan Reza Zarrab olayına da değinen Çıray, “Zarrab davası Türkiye’nin milli davası değildir. Sayın Erdoğan bugün Libya’da oynanan oyunlara seyirci kalmamaktan ve körfezde çıkartılmak istenen kardeş kavgasını söndürmekten söz ediyor. Sayın Erdoğan’a soruyoruz. 4 Temmuz 2003’teki Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde, tepki gösterip neden protesto notası vermediniz? Yunanistan Türkiye’ye ait 14 adacığı işgal etti, nota verildi mi? Libya, Irak, Suriye eş başkanı olduğunuz Büyük Ortadoğu Projesi dahilinde parçalanmadı mı? Yerine PYG, PKK unsurlarının yerleşmesine neden olan Süleyman Şah Türbesini geri alıp, Türk topraklarını terk eden sizin hükümetiniz değil mi? O halde bu kadar önemli konularda gösterilmeyen tepkinin nedeni Zarrab davası mıdır?”

‘”DEVLET SIRRI KALMAMIŞTIR”

“Başaramayacaksınız. Millet ‘One Minute’ filmini bir kez daha izleyemeyecek” diye sözlerine devam eden Çıray, “Sayenizde Türkiye’ye yönelen tehditler, Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar artmıştır. Devlete yerleştirilen FETÖ hainleri yüzünden, devlet sırrı kalmamıştır. O dönemin siyasileri kim bilir hangi ellerde rehinler. İşte bunlar milli meseledir. Zarrab davasının şahıs, parti değil Türkiye meselesi olduğuna milleti inandıramayacaksınız” diye konuştu.

Çıray, şunları söyledi:“Zarrab gibi uluslararası bir kaçakçıya ülkenin haysiyetini teslim etmeyiz. Zarrab Türkiye’nin milli meselesi değildir. İYİ Parti skandal da arkanızda dururken, milli dış politikasının gereği nedeni olarak seçimlere endeksli uyguladığınız bu politika aracının arkasında olmayacaktır. Çok yakın tarihinde İYİ Parti’nin haklılığı ortaya çıkacaktır.”

“SEÇİMLERDE AK PARTİ VE MHP AYNI KUTUCUKTA SÖYLENTİLERİ”

Bir gazetecinin AK Parti ve MHP’nin seçimlerde aynı kutucukta olması konusundaki söylentiler hakkındaki sorusuna ise Çıray şu yanıtı verdi:”‘Bu yasa Türkiye kamuoyu önüne çıkmadan bu takım spekülasyonlara cevap vermeyi uygun bulmuyoruz. Ancak yeni seçimde Cumhurbaşkanı seçilmesi yüzde 50 artı 1 oy gerektirmektedir. Biz genel başkanımızın yüzde 50 artı 1 oyu alacağına eminiz. Eğer diğer partiler bir takım ittifak arayışlarına girmişlerse bunu saygıyla karşılarız. Ama aynı zamanda onların seçmen karşısında bir zaafı olarak oylarının düştüğünün bir göstergesi olarak da gördüğümüzü ifade etmek isteriz.”