Ramazan geldi hoş geldi deriz ama her ramazan öncesi de tezgahlara hiç de hoş olmayan zamlar gelir.

24 Haziran’da Türkiye iki önemli seçimi birlikte yaşayacak.
16 Mayıs – 16 Haziran’da mübarek ramazan ayını idrak edeceğiz.
15’i gecesi de sahura kalkacağımızı vurgulayayım ve hükümeti de, belediyeleri de, esnafı da şimdiden uyarayım.
Durdurun şu zamları, bırakın fırsatçılığı, bu mübarek milletin ramazan sofrasından rant kazanmaktan vaz geçin.
Bakın ramazan ayına sayılı günler kala gıda fiyatları da yeniden tartışılmaya başlandı.
Pide, pastırma ve hurma fiyatları gündem olsa da ay boyunca iftar ve sahurda sofranın kurulmasında mutlaka birden fazla defa kullanılacak 25 gıda maddesi bulunuyor.
Domates, yumurta, kırmızı et pastırma, sucuk kahve makarna, salatalık, bulgur, beyaz peynir, hazır çorba, sivri biber, ayçiçek yağı, yoğurt, un, tavuk eti, meyve suyu, pirinç, kuru yemiş incir, Antep fıstığı ve badem zamlandı.
İftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma bile yüzde 35 zamlandı.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve belediyeler ekmek ve pide fiyatları ile gramajlarını da ramazan ayı boyunca sık sık denetlemeliler.
Özetle ramazan demek, en güzel, en kutsal ibadet demektir elbette ama ramazan demek zam demek olmamalıdır.