Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ANSİAD) geleneksel Akdeniz toplantılarının konuğu Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik oldu.

Akra Hotel’deki toplantıda ilk olarak ANSİAD’ın yeni üyelerine rozetleri takıldı. 2016 vergilendirme dönemi Antalya, Burdur ve Bursa’da ilk 100 sıralamasına giren, 2016 yılındaki ihracatlarına istinaden döviz kazandırıcı hizmet performansı ile ilk 3’e giren ANSİAD üyelerine takdir belgeleri verildi.

ATATÜRK ÖRNEĞİ

‘Nasıl Bir Gelecek? Nasıl Bir Türkiye Hayali?’ başlığı altında bir konuşma yapan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “Dünyayı değiştiren bir lider olan Mustafa Kemal Atatürk nasıl bir Türkiye hayal etti? Yıkılmış, harabeye çevrilmiş topraklar üzerinde sonsuza dek yaşayacak Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini attı. Türkiye Cumhuriyeti, 15 yıl gibi kısa sürede hızla gelişti ve dünyada saygınlık kazandı. Onun bir hayali vardı; çağdaş uyarlık düzeyinin üzerine çıkarmak. Atatürk çalışıldığı zaman neler yapılacağını göstermiştir, bize olmaz denilenlerin nasıl yapılacağını kanıtladı” dedi.

DÜNYA NEREYE GİDİYOR?

Sınırların kaldırıldığı dünyanın bir ucundaki olayın, dünyanın öbür ucunda anında etkilerini gösterdiğinden bahseden Erol Bilecik, “Dünya nereye gidiyor sorusunu biraz daha fazla hissediyoruz. Dünya farklı, hatta bambaşka bir döneme girdi. Örneğin terör artık dünyayı neredeyse herhangi bir ülke ve şehir fark etmeksizin tehdit eden bir şey oydu. Ortadoğu’daki kaos, karmaşa bitecek gibi görünmüyor. ABD, Rusya gibi güçlü devletlerin zaman zaman yaptıklarını anlamamız mümkün değil. Suriye bir bataklığı andırıyor ve ne zaman kurutulacağını bilen de yok. Bu savaşın ne zaman sonlanacağını sürekli kendimize soruyoruz. Bizi yakinen ilgilendiren Ortadoğu ne zaman düzelecek? İyimser olmaya çalışıyoruz, ama iyimser olmak da mümkün değil” diye konuştu.

TRUMP’A TEPKİ; SORUMSUZ BİR KARAR

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü başkent olarak tanımlayışına karşı Türkiye ve bütün AB başkentlerinden gelen tepkileri hatırlatan Erol Bilecik, “Ortadoğu’da gerçekten daha fazla çatışma alanına ihtiyaç yoktur. Yeteri kadar çatışma, huzursuzluk var. Bu karar, tüm dünyada şiddetin patlatılmasını tetikleyecek yanlış ve sorumsuz bir karardır. Bu yanlış karardan da acilen geri dönülmesini bekliyoruz” dedi.

‘ELİMİZDEYKEN NEDEN YARGILANMADI’

ABD’de mahkeme süreci devam eden Reza Zarrab ile ilgili de konuşan Bilecik, şunları söyledi:

“Reza Zarrab meselesi var. Ben olayların detayları değil, ama sonuçları itibariyle fevkalade hayıflanmamız gereken bir noktanın altını çizmek istiyorum. Bu zat, ABD’de yargılanmadan önce Türkiye yargısının elindeydi. Hayıflanmamız gereken, elimizdeyken neden yargılanmadı? Elimizdeyken neticesini alabileceğimiz, Türk yargısının, hukukunun neden böyle bir noktada sonuç almadığı, serbest bırakıldığı bence hayıflanmamız gereken nokta. Buradan da bir kez daha anlıyoruz ki bir ülke için önemli birçok şey olabilir, ama inanınki en önemli noktaların başında hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı gelmektedir.”

GÜMRÜK BİRLİĞİ REVİZYONU

Dünyanın gidişatının yeteri kadar iyi gözükmediğine işaret eden TÜSİAD Başkanı, “Bu gidişatı değiştirmek mümkün mü, bizim elimizden neler gelebilir, bizim artık iş dünyası olarak bir konularda daha azla kafa yormamız gerekir. Zira ülkemize baktığımızda bu gelişmeleri tamamının bizim için ciddi sıkıntılara neden olduğunu görüyoruz. Gerek AB’nin kendi sorunlarından, gerekse AB ile ilişkiler ve gerekse Türkiye’de özellikle 2017’den sonra gelişmelerin sonra mevcut durumdaki ilişkilerimiz bir hayli gergin. Müzakere süreci adeta donmuş vaziyette. Aramızdaki bu gerginlik ve diyalog eksikliği hem ülkemiz, hem de AB açısından aslında büyük kazançlar getirecek olan Gümrük Birliği revizyonu da sorgulanır hale gelmesine yol açtı. Bize göre hem AB üyelik sürecimiz, hem de Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, konjektürel krizlere feda edilmeyecek kadar önemli bir konudur” dedi.

UZLAŞMA VE HUKUK VURGUSU

Dış politikada son zamanlarda yalnız ve çatışmacı bir görüntü sergilendiğine de değinen Erol Bilecik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İçeride hukuk sistemi ve yargı mekanizmasında kaygı ve şüphe yaratan bir tablo var. Bu durum özellikle OHAL döneminde maalesef aleyhimize kuvvetlendi. Oysa 21’inci yüzyıl Türkiyesi tutuklu gazeteci, siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum temsilcileriyle anılan bir ülke olmamalıdır. Biz adaletin herkes için sağlandığı, güçlü bir hukuk devleti içerisinde daha fazla yaşamayı hak ediyoruz. Herkesin özgürlük ortamında yaşaması gerekir. Yapılan en küçük haksızlık toplumun tümüne yapılmış sayılır. Adaletin kuvvetli oyması gerekir, ama kuvvetlilerin de adaletli olması gerekir. Müttefiklerle diplomatik yolların açılması ve diyalogların başlaması şarttır. Önce kendi içimizde birlik ve beraberliği sağlamamız gerekir. Hem iç, hem dış ilişkilerimizde uzlaşma kültürü sağlanmalıdır. Uzlaşma asla yenilgi değildir.”

Konuşmasında iklim değişikliğine de değinen Erol Bilecik, aşırı kuraklıklar, seller ve mevsimlerin şaşırmasının oluşturduğu tehdide dikkat çekti, küresel düzeyde hep birlikte hareket edilmesi gereken bir konu olduğunu söyledi.