Ana Sayfa Kültür-Sanat Yunanistan’da Kapadokya kültürünü yaşatıyorlar

Yunanistan’da Kapadokya kültürünü yaşatıyorlar

162
PAYLAŞ
Kapadokya'dan mübadeleyle Yunanistan'a giden Rumlar, Kavala iline bağlı Nea Karvali'de kurdukları Akontisma köyünde, bölgenin kültürünü yaşatmayı sürdürüyor. Uluslararası Güneş ve Taş Festivali'nin bu yıl 35'incisini gerçekleştirildi. (Murat Öner TAŞ - Anadolu Ajansı)

Kapadokya’dan mübadeleyle Yunanistan’a giden Rumlar, Kavala iline bağlı Nea Karvali’de kurdukları Akontisma köyünde, bölgenin kültürünü yaşatmayı sürdürüyor

KAVALA – Yunanistan’ın Kavala kentine mübadeleyle giden Rumlar, Nea Karvali’de kurdukları Akontisma köyünde Kapadokya’daki kültürlerini yaşatıyor.

Nea Karvali Kapadokya Araştırmaları Merkezi Müdürü Kaplanis İosifidis, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Selanik’teki Türklerin 1924’teki mübadeleyle Güzelyurt’a (Gelveri) geldiğini, buradaki Rumların ise Kavala’ya giderek deniz kenarında çok büyük bir arazide “Nea Karvali (Yeni Gelveri)” adlı köy kurduklarını söyledi.

Rumların, Nea Karvali’de yaşamları boyunca Kapadokya özlemiyle yaşadığını belirten İosifidis, “Mübadeleyi yaşayan aileler, hayatlarının son nefesine kadar Kapadokya özlemi içinde yaşarken, çocuklarına da Güzelyurt’taki kültürlerini, türkülerini, dualarını ve manilerini Türkçe olarak öğretmeye devam etmişler” diye konuştu.

Nea Karvali’de Kapadokya’daki gelenek ve göreneklerini yaşattıklarını anlatan İosifidis, “Bunun için düzenlediğimiz Uluslararası Güneş ve Taş Festivali’nin bu yıl 35’incisini gerçekleştirdik. Kapadokya’dan mübadeleyle getirdiğimiz kıyafet, halı ve eşyalardan oluşan müze açtık. En önemlisi de kasabamızın yanındaki eski bir Osmanlı köyünü restore ederek, Kapadokya’daki yaşamı yansıttık” ifadelerini kullandı.

Akontisma köyü

İosifidis, Akontisma’nın eski bir Osmanlı köyü olduğuna işaret ederek, “Cirpinti adındaki bu Osmanlı köyü, biz mübadeleyle buraya gelmeden önceki dönemde Bulgarların bombalaması sonucu yok olma noktasına gelmiş” dedi.

Kapadokya Araştırmaları Merkezi olarak yıkıntı halindeki köyü yeniden kurduklarını dile getiren İosifidis, şunları kaydetti:

“Merkez olarak burayı aldık ve 1998’de köyü yeniden oluşturmaya başladık. 2000 yılında Akontisma’yı tamamlarken, burada bir kültür ve barış köyü oluştu. Köyde eski Gelveri’deki bazı kiliseler var. Büyük bir Kapadokya anıtı yaptık. ‘Kapadokya’nın kapısı’ olarak ifade edebileceğimiz bu anıtta, Kapadokya’nın köyleri ve şehirlerinin adı yazılı. Burası aynı zamanda bizim toplanma ve eğitim merkezimiz oldu. Festivalimizi, toplantılarımızı ve eğlencelerimizi bu köyde gerçekleştirirken, kültürümüzü burada yaşatıyoruz. Kapadokya kültürünü yansıtan çeşit çeşit oyunlarımızı, danslarımızı burada yeni nesillere öğretiyoruz. Akontisma, Kapadokya özlemimizden doğan Uluslararası Güneş ve Taş Festivali’nin de merkezidir.”

“Çocuklarımızın bir kısmı Türkçe öğreniyor”

İosifidis, “Kapadokya, Aksaray, Güzelyurt ve Ihlara ile bağımız var. Biz Kapadokya’ya gidiyoruz, oradakiler geliyor” dedi.

Çocuklarının da bu bağı devam ettirmesini istediklerini belirten İosifidis, “Çocuklarımızın en az bir kez atalarının doğup büyüdüğü yerleri görmelerini ve orada yaşayanları sevmesini istiyoruz. Çocuklarımızın bir kısmı Türkçe öğreniyor. Müziklerimiz de Kapadokya ve yöresinden. ‘Konyalım’ türküsünü ise çok seviyoruz” ifadelerini kullandı.

İosifidis, Akondisma’nın aynı zamanda bir tatil köyü olduğunu, Türkiye’dekileri köylerine beklediklerini sözlerine ekledi.

 

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam