Ana Sayfa Ekonomi Yükte hafif, pahada ağır ürünlere yönelmeli

Yükte hafif, pahada ağır ürünlere yönelmeli

59
PAYLAŞ

İZMİR’de 4. Uluslararası Gıda Ar-Ge Proje Pazarı etkinliği yapıldı. Etkinlikte konuşan Türkiye İhracatçı Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İhracatın kilogram değeri Türkiye’de 1.5 dolar.

Almanya, Japonya gibi gelişmiş ülkelerde 3.5 – 4 dolar. 21. Yüzyıl’da önemli olan şey daha çok üretmek değil, ürünlerin katma değerini arttırmak, yükte hafif pahada ağır mallara yönelmektir” dedi.
TİM’in katkıları, Ege İhracatçı Birlikleri organizasyonuyla düzenlenen ‘4. Uluslararası gıda Ar-Ge Proje Pazarı, Swissotel Büyük Efes’te gerçekleşti. Açılış konuşmaları, kürsüde yapılan, önceden hazırlanan metinler üzerinde değil, İzmirli ünlü sunucu Saba Tümer’in sorularına verilen yanıtlarla yapıldı. Açılışta İzmir Valisi Mustafa Toprak, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sırrı Aydoğan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk ve Gıda Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Birol Celep konuştu.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, üretim artışıyla, ihracatla hedefleri yakalamanın mümkün olmadığını gördüklerini belirterek, şunları söyledi:
“İhracatın kilogram değeri Türkiye’de 1.5 dolar. Almanya, Japonya gibi gelişmiş ülkelerde 3.5 – 4 dolar. 21. Yüzyıl’da önemli olan şey daha çok üretmek değil, ürünlerin katma değerini arttırmak, yükte hafif pahada ağır mallara yönelmektir. Bu nedenle katma değeri arttırmak için inovasyon, Ar-Ge tasarım ve markanın öneminin altını çizdik.”
‘TÜM ŞEKER FABRİKALARININ DEĞERİ BİR CANDY CRUSH ETMEZ’
Ar-Ge’nin gıda sektöründe çok önemli olduğunu, Ege Bölgesi’nin en çok turizm, incir, zeytin, ve zeytinyağı konusunda Türkiye ve dünyada etkili olduğuna belirten Büyükekşi, ana hedefin bunları daha değerli hale getirmek olduğunu söyledi. Bu nedenle tasarım, Ar-Ge yarışmaları düzenlenmeye başladığına dikkat çeken Büyükekşi, “İhracatçı Meclisi ve Birlikler olarak 21 farklı sektörde tasarım, 7 farklı sektörde Ar-Ge proje pazarı yarışması yapıyoruz. Üniversiteler yarışıyor. Hedefimiz katma değeri arttırmak, ihracat kilogram değerini 3.5-4 dolara getirmektir. Amaç, ürünü nasıl daha pahalıya satabiliriz sorusunun yanıtını bulmaktır. Gençlerimiz mutlaka araştırıcı olmalı. Teknolojide yaratıcı olmalı. Kod yazan gençler istiyoruz. Candy Crush gibi bir oyunun piyasa değeri 5 milyar dolar. Türkiye’deki tüm şeker fabrikalarını değeri bu kadar yok” dedi.
ÜNLÜTÜRK: AR-GE VE İNOVASYONLA İHRACAT ARTIYOR
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, öncelikli hedeflerinin ihracatın, katma değeri yüksek ürünlerin ihracıtının artması olduğunu söyledi. Bu amaçla İhracatçı Birlikleri çatısı altında Ar-Ge, proje, tasarı yarışmaları düzenlediklerini belirten Ünlütürk, “Ar-Ge, inovasyon artışı ile ihracat artışının direkt ilgisi var. Son yıllarda siyasi idarelerin Ar-Ge inovasyon alanındaki teşviklerinin de yeni proje artışlarına neden oldu. Biz yine pozitif ayrımcılık olarak arge ve inovasyon desteklerinin artmasını bekliyoruz” dedi.
Gıda-Ar-Ge Proje Pazarı Yürütme Kurulu Başkanı Birol Celep, pazarı bir kültür, moda haline getirmek istedekilerini söyledi. Lise, üniversite öğrencileri ve araştırma görevlilerinden gelen çok sayıda projenin elemelerden geçtiğini, 56 projesinin Gıda-Ar-Ge Proje Pazarı kapsamında sergilendiğini belirten Celep, etkinlikte yeni fikirlerin sanayicilerle buluştuğunu söyledi.

KÜRSÜ KALKTI, VALİ VE BAŞKAN VEKİLİ ŞAŞIRDI 

Açılışta İzmir Valisi Mustafa Toprak ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sırrı Aydoğan, ilk kez bir açılışta kürsüde değil, koltukta oturup, soru yanıtlama yöntemiyle konuşma yaptıklarını açıkladı. Sunucu Saba Tümer, bunun da bir inovasyon olduğunu belirtti. Aydoğan, “Ayakta konuşmaya alışmışız yıllardır, koltukta konuşmak farklı geldi. Bilsem ayakkabılarımı boyardım” esprisi yaptı.

Vali Mustafa Toprak da “Bugün alıştığımız açılış törenlerinde kökten bir değişiklik yapılmış. Kürsüyü yavaş yavaş değil tümden bıraktık. Soru yanıt şeklinde, oturma düzeninde bir açılış yapılacağı söylendiğinde acaba beklenmedik bir durumla karşılaşır mıyız diye düşünmüştük. Hepimizde alıştıklarımıza devam etme eğilimi var. Önemli olan hayatta küçük değişikler yapmak. Bugün burada yenilikçi bir düzende konuşma yaptık” dedi.

AYDOĞAN’DAN ÇEVRECİ AMBALAJ UYARISI

İzmir Büyükşehir Belediyesi Bakan Vekili Sırrı Aydoğan, pazarları çok sevdiğini ancak en güzelinin proje pazarı olduğunu söyledi. Ege Bölgesi’ndeki gıda ürünlerinin farklı ambalajlar, yöntemlerle daha pahalıya satmanın yollarının bulunması için bu pazarların çok önemli olduğunu belirten Aydoğan, “Ben pazarları çok severim. Yeni bir ürün görsem de görmesem de gezerim. Ama en çok sevdiğim pazarlar proje pazarlarıdır. Ar-Ge öyle bir şey ki, bir delikanlı bir gün öyle bir şey bulur ki ülkeyi kurtarır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak düzenlediğimiz fuarlarda, bilgi alışverişiyle buna teşvik ediyoruz” dedi.

Aydoğan, Ar-Ge, inovasyon konusunda sanayiciyle aynı düşündüklerini, ancak ambalaj sektörüylü zaman zaman çatıştıklarını söyledi. Ambalaj sanayinin büyük bir sektör olduğunu belirten Aydoğan, “Herkes pastadan pay almak istiyor. Ama zaman zaman yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları ile ambalaj firmaları karşı karşıya geliyor. Çevre sorunu çıkıyor. Doğada çabuk yokolacak, en az zararlı, insanaları üzmeyecek ambalajlar için araştırmalar yapılmalı. Ar-Ge ile özellikle gıda sektöründe ihracat ürünlerini ambalaj sistemini dünyanın kabul edebileceği bir şekilde, her gün geliştererek doğaya daha zararsız hale getirmemiz lazım. Bunlar, buluşa, zekaye bağlı. Sanayiciler ve üniversiteler para yatırsın, akla hayale gelmeyecek buluşlar ortaya çıkacaktır. Arge’ye harcanan paraya acımayın Bir gün her şeyi kurtarabilirsiniz” dedi.

VALİ TOPRAK: MEVSİMSEL DEĞİL 12 AYLIK ÜRÜN TALEBİ

İzmir Valisi Mustafa Toprak ise İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) bünyesinde yeni projeleri desteklemeye çalıştıklarını söyledi. Tüketimi yönlendirme noktasında üretim yapıldığını bunun için Ar-Ge’nin önemli olduğunu belirten Toprak, “Bir ürüne mevsimsel değil, tüketiciden 12 aylık talep varsa, bu durum sektörü araştırmaya itiyor. Yıl boyu tüketilecek marka, ambalaj ve korumaya yönlendiriyor. Kaliteli ürünü, evlere de korunaklı şekilde ulaştırmak gerekiyor. Tüm bunlar marka değer oluşturuyor. Eskiden market rafından ürünü alıp alışverişine devam eden tüketici artık rafın önünde uzun süre markaları, aynı markanın farklı ürünlerini, ambalajlarını inceliyor. Gıdaya dayalı sektörelerin daha yenilikçi olmaları gerekiyor. Ürünü kaba olarak doldurmak, satmaktan öte, yenilikçilik önem kazandı” dedi. Konuşmaların ardından katılımcılar 56 projenin yer aldığı sergiyi gezdi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam