Ana Sayfa Yazarlar YORGUN YAPRAKLAR EYLÜLDE

YORGUN YAPRAKLAR EYLÜLDE

33
PAYLAŞ

Sarı yapraklı dal gibi susuzluktan kırıldım,
Yalın gülümsemelerinle sakinleştim,
Geçen her dakikanın ardından duruldum,
Eylül güneşi değdi solgun yüreğime,
Sanki sapsarı yapraklar yağdı
gökyüzünden,
Isıtamadı göğün güneşi bile.

Bezgin resimler geçti gözlerimin önünden,
Ve sen geldin aklıma en yenik, en yaralı anımda,
Sen dağların ardında, sen dünyanın öbür ucunda,
Bense ayrılığın dipsiz kuyularında.

Anlamını yitirmiş solgun renkler,
Kelimelerin ellerinde anlamsız
kalmış sözcükler.
Ve çaresizce bekliyorum geceyi de
günü de,
Önümde karanlıktan başka bir
şey göremiyorum,
Kaybolup gitmiş gecenin içinde sabah,
Ne zaman döneceğini ben de
bilemiyorum.

Savurdun boşluğa yüreğimde
biriken sevgi kırıntılarını,
Dalgaların çekilişi gibi azalıp,
dindi gönül sancılarım.
Hafiften çiseliyor gibiydi yüreğimin
gökyüzünde,
Islak taneleri yağmurun.
Ufuk çizgisinde dizilmişti kurşuni renkli bulutlar,
Bir adaya hapsolmuştu yitik gözlerim,
Sıkışıyordu ümitsizlikten yüreğim,
Adayı yakıyordu ateş yüklü ışıklar,
Beklersem göğsümden yara alırdım,
Belki de zamanın elinde yaralanırdım.

Er ya da geç dönebileceğim bir
dünya lazım,
Yüreğimdeki ormanın derinliğine seni sakladım,
Durdurmak istesen de zamanı,
Sen de artık durduramazsın.

Sarı güneş ışıkları ısıtmıyor yürekleri Eylül”de,
Üşüyorsun soğuktan sevdanın gölgesinde,
Ilıman kokuyor nefesin,
Sonbaharda açan çiçeğim misin nesin?

Kolum kanadım kırıldı esen rüzgarından,
Söğüt dalları gibi sessizce salınıyor saçların,
Tellerinde dokunuyor omuzlarıma,
Dalgalar kabarıyor okyanus gözlerinde,
Sanki yavaş yavaş ay yükseliyor
gökyüzüne.

Yüreğimin penceresi de açık,kapısı da,
Ama ben kalamam artık bir dakika bile sensiz orada,
Biliyorum her geçen gün yitip gideceğim,
Yorgun yapraklar gibi Eylül”de
sararıp düşeceğim.

Ayın gün doğumuna yakın beyazlığı
sardı yaralarımı,
Eylül”de anladım başkalarını da
yaraladığımı,
Ve hayat yavanlaştı git gide yokluğunda,
Göğün maviye çaldığı günleri
özlüyorum artık.
Yakamozların aydınlattığı dalgalar ağlıyor her vakit,
Sis gibi yüreğime çöktü gecenin hüznü,
Tan kızıllığı vurmuş yeşil yapraklara,
Sessizce ağarıyor gökyüzü.

Kara kalemle havaya çizilmiş desen gibi,
Kararıyor ömrüm sensiz Eylül”de.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam