Yollarda doğum günü

0
23

Almanya’da her yıl Kasım ayının ilk haftası tatildir. En kısa tatillerden birisi yani. Bu bir haftalık süre, 2 Kasım’ı da kapsadığı için benim oğlumun doğum gününe denk gelir.

Dolayısıyla Türkiye’ye uçmak için kısa ama Avrupa’da seyahat etmek için oldukça uygun bir tatildir. Biz de bunu gelenekselleştirdik ve her yıl Kasım ayının bu kısa tatilinde birkaç günlüğüne civardaki yerlere gidiyoruz. Fransa’nın doğusu, İsviçre’nin kuzeyi, Avusturya’nın kuzey batısı, Macaristan, Hollanda, Belçika gezisinden, görmediğimiz yerleri Fransa’nın kuzeyi ile devam ettik. Bu kez Assas Lorraine bölgesinde ama Fransa’nın tam kuzeyinden tatilimizi değerlendirdik. Almanya’nın Saarbrücken Şehrinin sınır komşusu Forbach’a geldik. Civara göre büyükşehir olmasının dışında fazla bir özelliği yok. Ancak burayı Üs yapıp sağa sola gitmeyi tercih ettik. Mesela Lüksemburg sadece 96 km. Aşağıdan Fransadan dolaşırsanız da 106 km civarında tutuyor. Ancak olabildiğince aAlman oto yollarını tercih ediyoruz ki hem daha hızlı hem de ödeme yapmadan gidebilelim diye. Çünkü Fransızların kullanabileceğiniz oto yolları sadece ve sadece paralı otoyollardır. Nasyonel yollar yıllardır ne tadilat görmüş ne de yenilenmiş. Her tarafı eğri büğrü yamalar ve deliklerle dolu. Zaten artık sınır olmasa bile, otoyolların asfaltının bozukluğundan Fransa’ya girdiğinizi hemen anlarsınız. Abartmıyorum gerçekten Avrupa birliği üyesi ülkeler içersinde en güzel oto yollar maalesef sadece Almanya ait ücretsiz. Bu bir devletin halkına hizmeti olmuyor da ne oluyor. Haklarını vermek gerekir. Vergi ödemeyenin cezası büyüktür. Adam öldürenin cezasından daha fazladır, vergi kaçırmanın cezası. Ancak bu ülke aldığı her kuruş verginin karşılığını vatandaşına geri verir. Buna gözüm kapalı inanırım. Çünkü yaşadığım yer Almanya ve bunu her şekilde hissedebiliyorum.

Gelelim Fransa’ya. Halkı, deli dolu, çılgına yakın, yaratıcı ve çok karışık yani kozmopolit. Ama bu da Fransızları oluşturuyor zaten. Çok öyle kurallarla haşır neşir olmasalar da kalben daha açık insanlar ve insani olarak biz Türklere daha yakınlar. Almanya’da kural kuraldır saatiniz dakikayla işler ve bittiği andan itibaren “ama 1 dakika geciktim, lütfen olamaz mı” gibi ricalar hiçbir işe yaramaz. Fransa’da böyle yapmaya çalışsa da yine içlerindeki duygusallık kapıları açar ve tamam bu seferlik olsun diyebilirler. Otelde kahvaltıyı kaçırdık ama her şeyi kapatıp kaldıran genç kız, oğlumu gördükten sonra geri geldi ve parmağını dudaklarına götürüp, sus işareti yaparak gizliden bize Bir tepsiyle kahvaltı verdi. Hem de içine her şeyden beşer onar doldurarak.” Bu kadarına gerek yok” desem de, “tamam tamam al ve odaya git kimse görmeden” dedi. Arkasından içmesi için süt ve çikolata getirdi. Asla bunlar oda servisine giren ve ek ücret ödenmesi gereken bir servis ama öyle bir jest yaptı işte. Ben de bunu oğlumun doğum günü diye algıladım. Ama Fransızlar bu konularda daha duygusal davranabiliyorlar. Almanlar kadar keskin hatlarla yaşamıyorlar yani.
Belki otoyolları Almanya’daki kadar güzel değil ama duygusallıkları bize daha yakın. Biz biraz daha gezicez, oğlumun 13. Yaş gününü kutluyoruz. Ne çabuk geçmiş 13 yıl… Nice yıllara oğlum!

Paylaş
Önceki İçerikTOFAŞ Başantrenörü Ene: Nerelerden geldiğimizi unutmamamız lazım
Sonraki İçerikMeral Akşener Ahlat’ta halkla kucaklaşıyor
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.