Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in; “Yollar yürümekle aşınmaz” sözü döndü dolaştı AKP yöneticilerinin diline düştü. Kim erken kalkarsa, ilk işi sayın Kılıçdaroğlunun yürüyüşünü magazinleştirmek için “yollar yürümeyle aşınmaz” lafını etmek oluyor.

AKP yöneticilerinin; bir taraftan yürüyenleri yargıyla tehdit edecek kadar devri iktidarları için kaygı verici görüp, bir taraftan ise ciddiye almıyorum havası ile magazinleştirmeye çalışması tirajikomiktir!
Merhum Demirel’in, YOLA ve YÜRÜYENLERE yüklediği anlamla, İktidar sahiplerinin yüklediği anlamın farklılığının üzerine, laf etmeye hacet var mı?
Bence yok…
Zira herkes bilir ki; Yolda yürümekle yolunda olmak farklıdır(!)
Gelelim, yollar yürümekle aşınır mı mevzuuna;
Şüphesi ki, yollar teknik açıdan baktığımızda, yürümekle aşınır. Zira Sürtünme aşındırır(!)
Neymiş, demek ki yollar yürümekle aşınırmış…
Peki, İnsanlar yola niye düşerler?
Aşındırmak için mi?
Aşmak için mi?
Tabi ki aşmak için. Peki neyi aşmak? Yollara döşenmiş, adaletsizlik, vicdansızlık, ceberutluk, öfke, istismar, yasak, yolsuzluk, liyakatsızlık, gibi bariyerleri aşmak!…
Bu gün yola düşenlerde, tıpkı dün olduğu gibi, bariyerleri aşmak için yürüyorlar… Demokrasi denilen oyunda, varlıklarını hissettirmek istiyorlar, işleyişe itiraz etme haklarını istiyorlar, onun için yürüyorlar…
Bunu anlamak o kadar zor mu?
Keşke; Yola çıkanların aşmak istedikleri bariyerleri iktidar sahipleri rızalarıyla kaldırabilse, bu yürüyüş iktidarıyla muhalefetiyle tüm Türkiye’yi rahatlatacak ve sıçratacak bir hayırlı sonuça taşıyabilse, dedim ya keşke!
Temenni etmek, umut etmek akılın, vicdanın gereğidir, lakin karamsarım!
Temennim ise; İnşallah bu yürüyüş, bizi keskin ve tansiyonu yüksek bir ayrışmanın içine itmeden, Maltepe cezaevinin önünde sonlanır. Bu vesile ile AKP iktidarına seslenmek istiyorum, siyaset skoru üzerinden bakamayacağınız bir tabloyla karşı karşıya olduğunuzu idrak etmeniz için, daha ne olması gerekir?
Allah aşkına fark edin artık, gemi su alıyor beyler…
Rövanş duygusunun esaretinden, ideolojik prangalardan, hırs ve güç baskısından kurtulun, kurtulun ki hem kendiniz hemde memleket rahat etsin.
Biliyorsunuz ki;
Bu yürüyüşü sabote etmek, süreci zehirlemek için, terör örgütlerinden yabancı servislere, her türlü melanet çetesinin projelerini icra edebileceği korunaksız bir dönemdeyiz. Sayenizde…
Demem o ki;
İktidar yetkilileri ivedi, Bilek güreşi yapacak lüksümüzün olmadığını görmeli, OHAL’i kaldırmalı, itiraz edenlere kulak vermeli, ADALETİ yeniden tesis etmelidir…

PAYLAŞ
Önceki İçerikABD’de faiz artırım beklentisiyle dolar 3.52 liranın üzerine çıktı
Sonraki İçerikKorumacılar zombi mi?
Gürcan Dağdaş
54. Cumhuriyet Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP'den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23'üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP'den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.