Ana Sayfa Yazarlar YÖK tasarısı kazanılmış hakları yok ediyor…!

YÖK tasarısı kazanılmış hakları yok ediyor…!

63
PAYLAŞ

34 yıldır sürüp-giden korsan kural ve kurumları yasal kılıfa sokmak amaçlı YÖK Tasarısı, yeni hukuksuzlukların ve hak gaspına neden olacak düzenlemeler getirmektedir.
Tasarı ile 2547 Sayılı Yasaya eklenmek istenilen 53 / e maddesinin son bendinde “Hakkında disiplin cezası teklif edilen ilgilinin üyesi olduğu sendika temsilcisi, ilgiliye ilişkin ceza teklifinin veya itirazının görüşüldüğü disiplin kuruluna, üyesini temsil etmek üzere katılabilir” denildikten sonra, bu katılımı, “sendika temsilcisinin disiplin kurullarında “OY HAKKI BULUNMAZ” diyerek anlamsız kılmaktadır. Çünkü, oy hakkı bulunmayan sendika temsilcisinin, öneri hakkında oy kullanması ve katılmadığı karar hakkında oy kararlara karşı “karşı oy gerekçesini” karara eklemesi de mümkün olmayacaktır.
12 Eylül’ün Bakanlar Kurulu’nun 17.9.1982 gün ve 8/5336 numaralı kararı ile çıkartılmış bulunan “DİSİPLİN KURULLARI VE DİSİPLİN AMİRLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK” in bu konudaki düzenlemesini buraya aktarıyorum:
”Ek fıkra: 4/7/2005 – 2005/9138) Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir. Bu şekilde üyesi çift sayıya ulaşan kurullarda oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın kararına itibar edilir.”
25.6.2001 gün ve 4688 sayılı “KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKALARI VE TOPLU SÖZLEŞME YASASI” nın “Faaliyetler, Yasaklar ve Yönetime Katılma” Başlıklı Dördüncü Kısım altındaki “Faaliyetler ve Yasaklar Sendika ve Konfederasyonların Yetki ve Faaliyetleri” başlıklı Birinci Bölüm altında yar alan 19.uncu maddesi; (Değişik birinci fıkra: 4/4/2012-6289/14 md.) Kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlar, bu Kanundaki hükümler çerçevesinde, toplu sözleşme görüşmelerinde taraf olmaya yetkilidir. Sendika ve konfederasyonlar kuruluş amaçları doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeterek aşağıdaki faaliyetlerde bulunabilirler: (2) a) (Değişik: 4/4/2012-6289/14 md.) Genel olarak kamu personelinin hak ve ödevleri, çalışma koşulları, yükümlülükleri, iş güvenlikleri ile sağlık koşullarının geliştirilmesi konularında görüş bildirmek ve toplu sözleşmenin uygulanmasını izlemek üzere yapılacak çalışmalara temsilciler göndermek. b) Devlet personel mevzuatında kamu görevlilerinin temsilini öngören çeşitli kurullara temsilci göndermek…f) Üyelerin idare ile ilgili doğacak ihtilaflarında, ortak hak ve menfaatlerinin izlenmesinde veya hukukî yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda üyelerini veya mirasçılarını, her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil etmek veya ettirmek, dava açmak ve bu nedenle açılan davalarda taraf olmak” hakkına sahiptirler.
Yine, Haziran 2012 gün ve 28310 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 29.5.2012 karar tarihli ve 2012/1 sayılı kararının “Yükseköğretim Kurumları Disiplin Kurullarında Sendika Temsilcisinin Bulunması” başlıklı 20.maddesinde, hakkında disiplin soruşturması yürütülen kamu görevlisinin üyesi olduğu sendikanın temsilcisinin, yükseköğretim kurumları disiplin kurulları ile yüksek disiplin kurullarında yer alacağı kurala bağlanmıştır. Anayasa’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı” başlıklı 53.maddesinde ise Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının kesin ve toplu sözleşme hükmünde olduğu belirtilmiştir.
YÖK, ülkemizde “demokrasi, katılım,yönetişim” sözcüklerinin, yerli-yersiz havada uçuştuğu bir dönemde, 4688 Sayılı Yasa, 8/5336 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 2012/1 Sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararları ortada iken, kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı bir düzenlemenin oldu-bittiyee getirilmesini saklanmaz bir sabırsızlıkla beklemektedir.
2012 yılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’ndan bu yana YÖK Başkan ve üyelerinin, sendika temsilcilerinin Yüksek Disiplin Kuruluna katılmalarına nasıl direnç gösterdiğinin yaşayan tanıklarından birisiyim. YÖK-YDK, engizisyon mahkemelerinin ötesinde, mesleki anlamda ipini çekeceği yükseköğretim çalışanlarını, göstermelik savunma hakkı oyununda yalnız bırakmak istemektedir.
Yukarıda ayrıntıları verilen Anayasa, Yasa ve Bakanlar Kurulu Kararına dayalı Yönetmelikler bir arada incelendiğinde, disiplin kurullarına katılan sendika temsilcisinin, söz ve karar sahibi olarak, oylamaya katılmaktan yoksun kılınması mümkün değildir. Bu her şeyden önce, var olan yasalara aykırıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam