Ana Sayfa Yazarlar Yine aynı terane…

Yine aynı terane…

35
PAYLAŞ

Neredeyse her yıl bu dönemlerde, mutlaka transferlere dair bir yazı yazarım.
Ancak yazdığım bu yazı, gerçekleşen transferler üzerine değil de, genellikle masa başında yapılan ve hayalden öteye geçmeyen transferler hakkında olur.
‘Maalesef’ bu yıl da bu geleneği sürdürüyor ve aynı düşünceleri dile getirmek istiyorum.
Bilindiği gibi, tüm gazetelerin spor sayfaları, televizyonların spor haberleri, şu sıralarda Bakü’de devam eden Avrupa Oyunları sonuç ve haberlerinin dışında olduğu gibi transfer haberleriyle dolu.
Tabi ki, bu durum son derece de normal. Tüm takımlar kadrolarındaki fazla oyuncuları elden çıkarma çabası verirken, bir yandan da eksik ve de aksayan mevkileri için de transfer faaliyetlerini sürdürmekte. Ancak bu yıl da, geçmiş dönemlerde olduğu gibi aslı astarı olmayan transfer söylentileri almış başını gitmiş durumda. Yine dünyanın çeşitli ülke ve liglerinden bir sürü isme takımlarımızın formaları haber sütunlarında giydirildi.
Hollandalı Huntelaar Senegalli Papiss Demba Cisse, Alman Weidenfeller, Brezilyalı Ronaldinho, Belçikalı Kevin Mirallas, İspanyol Roberto Soldado, İspanyol İker Casillas, Çek Petr Cech, İtalyan Antonio Mirante, Ekvadorlu Antonio Valencia, Ganalı Kevin Prince Boateng, Sırp Filip Djuricic, Portekizli Nani, Arjantinli Carlos Tevez, Kolombiyalı Ospina, Fransız Mandanda, Yunan Mitroglou transfer döneminde takımlarımıza geleceği yazılan isimlerden ilk akla gelenler.
Bu arada yalnızca futbolcu değil, onlarca teknik adamın da adı ülkemize, takımlarımıza geleceği doğrultusunda haber metinlerinde yer buldu.
Tabi ki bu yazıp çizilen isimlerden birkaçı gerçekten transfer olup, önümüzdeki yıl ülkemizde top koşturabilir. Aslında transfer etmek amacıyla yapılan görüşmelerin de haber olmasında bir sıkıntı yok bence. Ancak atılan manşetler yapılan yorumlar öylesine net ki, o haberi okuduktan sonra sanıyorsunuz ki, adam yarın imza atmak için basının karşısına çıkıyor.
Daha da ilginci, transfer döneminin sona ermesinin ardından, yazdıkları onlarca ismin arasından bir iki tanesinin gerçekleşmesine, “Biz ne diyorsak o”, ya da “Bizden kaçmaz, söylemiştik” gibi başlıklar atılmıyor mu, işte o zaman cidden tüm cinlerim tepeme çıkıyor.
Bozuk saat bile günde iki kez doğru zamanı gösterir misali, atılan sayısız isim arasından iki tanesinin gerçekleşmiş olması, masa başında, çok çok büyük bir çoğunluğu ‘asparagas’olan haberleri aklamaz.
Bakın, daha bu sürecin çok başlarındayız. Transfer dönemi 9 Haziran Salı günü başladı. 31 Ağustos Pazartesi akşamı saat 17.00’de tamamlanacak. Siz deyin 200, ben diyeyim 300, isim haber teması olarak toplamda karşımıza çıkacak.
Göreceksiniz ki, bu yazılan isimlerden ya beşi, ya da altısı gerçekleşecek.
İşin aslında çok da iyi biliyorum ki, biz ne yazarsak yazalım, ne söylersek söyleyelim bu iş aynen böyle olacak, böyle olmaya da devam edecek. Biz de her sene, hemen hemen aynı sürelerde böyle bir yazı yazmayı sürdüreceğiz…
*** *** ***
Türkiye Basketbol Ligi final serisinde Ufuk Sarıca yönetimindeki Pınar Karşıyaka ’i 4-1 mağlup ederek, 2014-2015 sezonunun şampiyonu oldu. Pınar Karşıyaka, Türkiye Basketbol Ligi play-off final serisi beşinci maçında Anadolu Efes’i 85-71 yenerek 1987’den sonra, yani tam 28 yıl sonra ikinci kez şampiyonluk ipini göğüsledi.
O Pınar Karşıyaka ki, yarı final play off mücadelesinde de Fenerbahçe Ülker’i 3-1’lik seriyle devirdi ve hani kelimenin tam karşılığı olarak tarih yazdı.
İzmir’in simgelerinden biri olan Karşıyaka’ya, Kırmızı Yeşilli camiaya hayırlı uğurlu olsun diyoruz. Uzun yıllardır Spor Toto Süper Lig’e takım gönderemeyen İzmir ve Karşıyaka, belki potada yakaladığı bu başarıyla, şeytanın bacağını kırar ve futbolda da aradığı başarıya ulaşır diyor, alkışlarımızı yolluyoruz.
Hoşçakalın…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam