AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, “Bugünlerde bir bayrak hikayesidir, gidiyor. Irak anayasasına göre, Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıdır. Parlamentosu vardır, başbakanı, bakanları, ayrı bayrağı vardır. Sanki yeni bir teamülmüş, yeni bir uygulamaymış gibi bunu gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değildir. Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğüne sonuna kadar saygı duyar. Irak anayasasının gereği neyse ona da saygı duyar. Bizim bunun dışında başkaca bir diplomatik teamül geliştirmek, buna göre yeni usuller ortaya koymak gibi bir uygulamamız olmadı, olamaz” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, TBMM’de düzenlenen AK Parti grup toplantısında hitap etti. Toplantının başında, 28 Şubat’ın yıl dönümünde, 28 Şubat ve sonrasında yaşananların kronolojik olarak derlendiği kısa bir film izletildi. 28 Şubat’ta yaşananlar üzerinden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi vurgusu yapan Yıldırım, “Orada milli iradenin nasıl el değiştirdiğini çarpıcı şekilde tekrar hafızalarımızı yokladık, gördük. Biz niye cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diyoruz? Diyoruz; çünkü millet, yetkiyi sandıkta doğrudan kendisi verecek. Milletin verdiği yetkiyi abidik gubidik yaparak, oyunlarla tezgahlarla değiştiremeyecek. Onun için 16 Nisan’da milli iradenin tesisi için hazır mıyız? Maşallah, siz işi bitirmişsiniz” diye konuştu.

“TÜRKİYE, IRAK ANAYASASININ GEREĞİ NEYSE SAYGI DUYAR”

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani ile Türkiye temasları kapsamında, hangi konuların görüşüldüğünü anlatan Yıldırım, ayrıca Barzani’nin İstanbul Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’ne gelişi sırasında kapının önündeki direğe çekilen ve tartışmalara neden olan bayrakla ilgili de konuştu. Başbakan Yıldırım, “Dün IKBY Başkanı Sayın Mesud Barzani ile bölgedeki gelişmeleri konuşup, terörle mücadele başta olmak üzere ikili ilişkilerin gelişmesi, PKK’ya karşı iş birliğinin artırılması ve terörle mücadelede etkin bir çalışma yapılması konularını ele aldık. Bugünlerde bir bayrak hikayesidir, gidiyor. Irak anayasasına göre, Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıdır. Parlamentosu vardır, başbakanı, bakanları, ayrı bayrağı vardır. Dünyada da bu şekilde tanınır. Sanki yeni bir teamülmüş, yeni bir uygulamaymış gibi bunu gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değildir. Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğüne sonuna kadar saygı duyar. Irak anayasasının gereği neyse ona da saygı duyar. Bizim bunun dışında başkaca bir diplomatik teamül geliştirmek, buna göre yeni usuller ortaya koymak gibi bir uygulamamız olmadı, olamaz” dedi.

“PKK’NIN KÜRTLERİ TEMSİL ETTİĞİ İDDİASI KOCA BİR YALAN”

‘Kürt kardeşlerimizle bizim sorunumuz yoktur’ diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Irak’ta, Suriye’de yaşayan, terörle iç içe olmamış, teröre bulaşmamış Kürtler; bizim kardeşimizdir. Ülkemizdeki Türk, Kürt kökenli kardeşlerimiz de bizim başımızın tacıdır. Kürtlüğüyle bu vatandaşlarımız ne kadar iftihar etse o kadar yeridir. Ama şunu da unutmayalım. PKK’nın Kürtleri temsil etmesi, PKK’nın Kürtlerin dertleriyle dertlenmesi iddiası da koca bir yalandır. Problem, Kürt kökenli vatandaşlarımızın hayatını dar eden terör örgütü PKK’nın ta kendisidir. Bu terörle mücadeledeki amacımız da orada yaşayan onurlu, Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kardeşlerimizi bu terör örgütünün belasından kurtarmaktır. Yaptığımız budur”

‘RAKKA’ AÇIKLAMASI: TERÖR UNSURLARI DESTEK AMACIYLA KULLANILIRSA BU OPERASYONLARDA KATİYEN OLMAYIZ

Dün gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında, olası Rakka operasyonunun da ele alındığını belirten Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: “Türkiye’nin Bab operasyonunu başarıyla tamamlamasından sonra DEAŞ terör mensuplarının Rakka’dan çıkarılması konusunda da ABD, koalisyon güçleri, Rusya ve diğer paydaş ülkelerle görüşmeler devam ediyor. Bu konuda verilmiş bir kararımız yoktur. Verilmiş bir kararımız şudur. Rakka’da, PKK’nın yok edilmesiyle ilgili olarak PKK’nın kuzeni konumundaki, eşiti konumundaki YPG, PYD gibi örgütler terör unsurları destek amacıyla kullanılırsa biz bu operasyonlarda katiyen olmayız. Hiçbir terör örgütüyle biz yan yana olamayız. Hele hele canımızı acıtan, enerjimizi azaltan bu alçak PKK terör örgütünün akraba örgütleriyle de hiçbir operasyonun içinde olmayız. ABD’ye söylediğimiz çok açık ve nettir. Bir terör örgütünü yok etmek için başka bir terör örgütünü kullanırsanız daha sonra o terör örgütünü yok etmek için ne yapacaksınız? Bu, Türkiye-Amerika stratejik ortaklığına hiçbir şekilde uygun düşmeyecek bir harekettir”

‘RAKKA’ AÇIKLAMASI: TERÖR UNSURLARI DESTEK AMACIYLA KULLANILIRSA BU OPERASYONLARDA KATİYEN OLMAYIZ

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, olası Rakka operasyonuyla ilgili “Bu konuda verilmiş kararımız şudur. Rakka’da, PKK’nın yok edilmesiyle ilgili olarak PKK’nın kuzeni konumundaki, eşiti konumundaki YPG, PYD gibi örgütler terör unsurları destek amacıyla kullanılırsa biz bu operasyonlarda katiyen olmayız” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, TBMM’de düzenlenen AK Parti grup toplantısında hitap etti. Toplantının başında, 28 Şubat’ın yıl dönümünde, 28 Şubat ve sonrasında yaşananların kronolojik olarak derlendiği kısa bir film izletildi. 28 Şubat’ta yaşananlar üzerinden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi vurgusu yapan Yıldırım, “Orada milli iradenin nasıl el değiştirdiğini çarpıcı şekilde tekrar hafızalarımızı yokladık, gördük. Biz niye cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi diyoruz? Diyoruz; çünkü millet, yetkiyi sandıkta doğrudan kendisi verecek. Milletin verdiği yetkiyi abidik gubidik yaparak, oyunlarla tezgahlarla değiştiremeyecek. Onun için 16 Nisan’da milli iradenin tesisi için hazır mıyız? Maşallah, siz işi bitirmişsiniz” diye konuştu.

“TÜRKİYE, IRAK ANAYASASININ GEREĞİ NEYSE SAYGI DUYAR”

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani ile Türkiye temasları kapsamında, hangi konuların görüşüldüğünü anlatan Yıldırım, ayrıca Barzani’nin İstanbul Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’ne gelişi sırasında kapının önündeki direğe çekilen ve tartışmalara neden olan bayrakla ilgili de konuştu. Başbakan Yıldırım, “Dün IKBY Başkanı Sayın Mesud Barzani ile bölgedeki gelişmeleri konuşup, terörle mücadele başta olmak üzere ikili ilişkilerin gelişmesi, PKK’ya karşı iş birliğinin artırılması ve terörle mücadelede etkin bir çalışma yapılması konularını ele aldık. Bugünlerde bir bayrak hikayesidir, gidiyor. Irak anayasasına göre, Kuzey Kürdistan Bölgesel Yönetimi özerk bir yapıdır. Parlamentosu vardır, başbakanı, bakanları, ayrı bayrağı vardır. Dünyada da bu şekilde tanınır. Sanki yeni bir teamülmüş, yeni bir uygulamaymış gibi bunu gündeme getirmenin iyi niyetle izahı mümkün değildir. Türkiye, Irak’ın toprak bütünlüğüne sonuna kadar saygı duyar. Irak anayasasının gereği neyse ona da saygı duyar. Bizim bunun dışında başkaca bir diplomatik teamül geliştirmek, buna göre yeni usuller ortaya koymak gibi bir uygulamamız olmadı, olamaz” dedi.

“PKK’NIN KÜRTLERİ TEMSİL ETTİĞİ İDDİASI KOCA BİR YALAN”

‘Kürt kardeşlerimizle bizim sorunumuz yoktur’ diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Irak’ta, Suriye’de yaşayan, terörle iç içe olmamış, teröre bulaşmamış Kürtler; bizim kardeşimizdir. Ülkemizdeki Türk, Kürt kökenli kardeşlerimiz de bizim başımızın tacıdır. Kürtlüğüyle bu vatandaşlarımız ne kadar iftihar etse o kadar yeridir. Ama şunu da unutmayalım. PKK’nın Kürtleri temsil etmesi, PKK’nın Kürtlerin dertleriyle dertlenmesi iddiası da koca bir yalandır. Problem, Kürt kökenli vatandaşlarımızın hayatını dar eden terör örgütü PKK’nın ta kendisidir. Bu terörle mücadeledeki amacımız da orada yaşayan onurlu, Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kardeşlerimizi bu terör örgütünün belasından kurtarmaktır. Yaptığımız budur”

“TERÖR UNSURLARI DESTEK AMACIYLA KULLANILIRSA BU OPERASYONLARDA KATİYEN OLMAYIZ”

Dün gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısında, olası Rakka operasyonunun da ele alındığını belirten Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: “Türkiye’nin Bab operasyonunu başarıyla tamamlamasından sonra DEAŞ terör mensuplarının Rakka’dan çıkarılması konusunda da ABD, koalisyon güçleri, Rusya ve diğer paydaş ülkelerle görüşmeler devam ediyor. Bu konuda verilmiş bir kararımız yoktur. Verilmiş bir kararımız şudur. Rakka’da, PKK’nın yok edilmesiyle ilgili olarak PKK’nın kuzeni konumundaki, eşiti konumundaki YPG, PYD gibi örgütler terör unsurları destek amacıyla kullanılırsa biz bu operasyonlarda katiyen olmayız. Hiçbir terör örgütüyle biz yan yana olamayız. Hele hele canımızı acıtan, enerjimizi azaltan bu alçak PKK terör örgütünün akraba örgütleriyle de hiçbir operasyonun içinde olmayız. ABD’ye söylediğimiz çok açık ve nettir. Bir terör örgütünü yok etmek için başka bir terör örgütünü kullanırsanız daha sonra o terör örgütünü yok etmek için ne yapacaksınız? Bu, Türkiye-Amerika stratejik ortaklığına hiçbir şekilde uygun düşmeyecek bir harekettir”

“KOSGEB KREDİLERİNİ VERME İŞLEMİ BUGÜN BAŞLIYOR”

KOSGEB faizsiz kredi başvurularıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Yıldırım, “KOSGEB aracılığı ile küçük ve orta ölçekli işletmelere gerekli şartları sağlamaları halinde kredi vereceğimizi duyurmuştuk. Bu bağlamda başvuran 460 bin 167 işletmeye bu krediyi verme kararı aldık. KOSGEB şartları sağlayan bu kadar işletmeye kredi verecek. KOSGEB kredilerini verme işlemi bugün başlıyor. Küçük işletmelere yaklaşık 11 milyar TL nakit kaynak sağlıyoruz. Gurbetçiler ya da yurt dışında yaşayanlar, Türkiye’de konut ya da işyeri almaları durumunda kendilerinden KDV alınmayacak. Bir referanduma gidiyoruz, diye her şeyi bırakıp işi gücü rafa kaldıramayız. Kalkınma projelerimiz devam ediyor. Her sözümüz gibi bu sözümüzü de tutuyoruz” dedi.

“28 ŞUBAT’ÇILAR BAŞARILI OLMUŞ, 15 TEMMUZ’DAKİLER TUŞ OLMUŞTUR”

15 Temmuz günü darbe girişiminde bulunanların, 28 Şubat’ı planlayanlarla aynı hedefte olduğunu savunan Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: “Türkiye, vesayetle mücadele ede ede, bugünlere geldi. İşte gördük 28 Şubat’ta vatandaş, yetki vermiş, iktidar olmuşlar; ama birileri bu iktidarı sevmemiş. Bir vesayetle 28 Şubat darbesi gerçekleşti. Bazıları isim koyuyor ‘post modern darbe’. Vatandaşa dürüst olun kardeşim. Bal gibi darbe teşebbüsü. 9 saat MGK toplantısı yapıldı, tanklar gezdi. Ortaçağ Avrupa’sında bile görülmeyen bağnazlıklarla kızlarımızın zorla başlarının açılması yoluna gidildi. İkna odaları kuruldu. Medya kontrol altına alındı. Siyasi partiler kapatıldı. Tam bir sıkıyönetim ilan edildi. Ülke, süratle 2001 büyük krizine doğru sürüklendi. İşte 28 Şubat’ın özeti budur. 15 Temmuz’da da tanklarla sokakları işgal etmeye, milletin iradesine darbe vurmaya çalışanlar; 28 Şubat’ı planlayanların hedefiyle aynı hedefteler. Bunlar darbe kardeşleridir. Her ikisi de milli iradeye karşı darbe girişiminde bulunmuştur. Ama tek fark vardır. 28 Şubat’çılar başarılı olmuş, 15 Temmuz’dakiler de tuş olmuştur. Halkın gücü tankın gücünü yenmiştir. Eğer bir hükümet iş yaparken, birtakım çeteler, gruplar ‘Rejim tehlikede’ diye çığırtkanlık yapıyorsa bilin ki millete yapılan bu hizmetten rahatsızlık duyuyorlar. Şimdi bu millet sandığa gidecek. Vesayet rejimlerini, müdahale meraklılarını tarihe gömmek için ‘Evet’ diyecek”

“KILIÇDAROĞLU, BU İDARECİLİK BİÇİMİNDEN RAHATSIZSA CHP’NİN BAŞINA İKİNCİ GENEL BAŞKAN SEÇSİN”

‘Meclis, işlevsiz kalacak’ ve ‘tek adam’ eleştirileri üzerinden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenen Yıldırım, şunları söyledi: “Tutturmuşlar ‘Meclis, işlevsiz kalacak’. Senin keyfin için 2 cumhurbaşkanı, 2 başbakan, 2 belediye başkanı mı çıkaralım; ne diyorsun? Sayın Kılıçdaroğlu, bu idarecilik biçiminden rahatsızsa CHP’nin başına ikinci bir genel başkan daha seçsin. Nasıl olacak, diyorsa bugünlere kol kola gittikleri HDP’ye baksınlar, onları yaptığını yapsınlar. Onlarda nasıl olsa bu uygulama var. Her şeyin bir eşi var. Ne diyor CHP Genel Başkanı? ‘Tek adam’. Cumhurbaşkanı, vali, kaymakam, belediye başkanı kendisi. İnsaf kardeşim. Bu kadar da çarpıtma olur mu? Evet, cumhurbaşkanı tek adam olacak, doğru. Onu millet seçecek millet. Meclis de millet adına denetleyecek. Bu kadar açık ve net”

“MESELE SİYASET DEĞİL, MEMLEKET MESELESİ”

Anayasa değişikliği referandumu üzerinden CHP, MHP, HDP ve diğer partilere oy veren vatandaşlara çağrıda bulunan Başbakan Yıldırım, “İlk cemre, havaya düştü. ikincisi suya düştü. Haftaya üçüncüsü de toprağa düşüyor. Dördüncü cemre, 16 Nisan’da sandığa düşecek. Milletin zaferiyle sonuçlanacak. Onlarca ili kapsayan yoğun miting programlarına başlıyoruz. İlk durak Amasya. Buradan CHP’ye, MHP’ye, HDP’ye ve diğer partilere gönül veren bütün vatandaşlarımıza bir çağrıda bulunuyorum. Mesele, siyaset değil. Mesele memleket meselesi. Mesele sen, ben meselesi değil. Mesele, millet meselesi. Onun için kararınız net, oyunuz ‘Evet’ olsun” diye konuştu.