Yerli otomobilimizin adı “Yiğit” olsun

0
63

Türkiye’nin önde gelen beş önemli holdingin ortak girişimi ile yerli otomobil üretimi için start verildi. Bu bir projedir ve “çocuğun adı” koyulmalıdır. Şimdi bu işe girenlere” babayiğit” deniliyorsa üretilecek otomobilin marka adını da biz verelim. Otomobilimizin adı “Yiğit” olsun.

İleri modelleri de, “Yiğit Efe, Yiğit Seymen, Yiğit Dadaş, Yiğit Gakkoş, Yiğit Yörük, Yiğit Kızan” adları da yakışır. Bu isimlerin yanına şu anda her otomobilde gördüğümüz benzeri kısaltmaları eklersek, örneğin “RTE1, RTE2” gibi, sonuç mükemmel olur. “Yiğit RTE1 SUV TC” ya da “Yiğit Gakkoş RTE3 HBD TC” diye arkaya logo çaktık mı acayip güzel görünür. “Yabancılar telaffuz edemez, yumuşak g sorunu var” derseniz, bugün sokaktaki yabancı markaları kaç kişi düzgün söyleyebiliyor ki?
“Yiğit” marka otomobilin reklamları bile kulağa hoş geliyor. Örneğin “Her eve bir Yiğit lâzım”. “Anadolu’nun Yiğidi”. “Yiğitler diyarında Yiğit gider”, “Bir Yiğit çıktı meydane, hepsinden şahane”, Yiğit adamın Yiğit arabası olur”, “Yiğitsen Yiğide binersin”, “Kaçın, kaçın Yiğit geliyor”, “Onun arabası var Yiğit mi Yiğit”, “Ne geçti, Yiğit geçti”, “Yolların ustasıyım Yiğidimin hastasıyım” sloganları bile “Yiğit” almaya yeterli.

Al sana buram buram buram “Anadolu Yiğidi” kokan otomobil. Bir de rahmetli Özal gibi “tak bir kaset, keyfimize bakalım” dersek bu topraklar bize dar gelir dar!
Yerli otomobil için yola çıkan “babayiğitlere” baktığınızda hepsi kendi alanlarında yılların birikimine sahip. Ana üretim merkezi belli değil ama görev bölümü de yapılmış gibi. Tahminimiz; yerli otomobilin kaportası BMC’de, ince işleri Anadolu grubunun tesislerinde üretilecek, Kıraça Holding bilgi, pazarlama deneyimini paylaşacak, Turkcell ve Vestel de işin yazılım, bilgisayar, elektrik, elektronik işleri ile ilgilenecek. İyi güzel de bu işlerin finansmanı, parası nereden?
Böyle bir proje, daha tasarım aşamasında bile milyonlarca dolar gerektiren bir iş. Hele rekabetçi fiyatlarla ucuza mal olmasını istiyorsanız, örneğin robotlarla üretim gerektirecek. Bu bile olmasa sadece kaporta kalıpları için en az 300 milyon dolara ihtiyaç duyulacak. Önerimiz, “Yiğit” için şimdiden ön talep alınsın. taksitle para toplansın, hatta “altın getirilsin” çağrısı yapılsın. Vatandaş da elini taşın pardon lastiğin altına soksun.

Finansman için kamu bankaları “görev zararı” kaleminden para verebilirler. Diğer çözüm, madem iş “milli ve yerli ve de emir demiri keser” mahiyetli, o zaman Türkiye Varlık Fonu devreye sokulmalı. Görev tanımlarında “her şey vatan için” yazıyorsa, Fon, projenin tüm finansmanını üstlensin.
“Beş babayiğidin” kurduğu ortak girişimin parası Varlık Fonundan sağlanırsa iş tam milli olur. Milli derken örneğin BMC’nin yüzde 50’si Katarlılara ait. Diğer Holdinglerinde illâki yabancı ortakları vardır. O zaman milli kelimesinden kaçınmak lâzım. Yerli derken de yurt içinde üretilen anlayacağız.
Hadi kolay gelsin. “Yiğidim, aslanım, bas gaza, kim tutar seni”.
(Not: Yerli Türk malı otoya Yiğit ismi verilirse, bu konudaki haklarımız saklıdır, demedi demeyin)