Ana Sayfa Yazarlar Yer Siyah, gök Beyaz…!

Yer Siyah, gök Beyaz…!

77
PAYLAŞ

Nefes kesen şampiyonluk yarışı nihayet son buldu ve Beşiktaş, lig maratonunu zaferle tamamladı. Bitime bir hafta kala, en yakın rakibi Fenerbahçe’nin altı puan önünde olan Beşiktaş şampiyonlukla taçlandı.
Öncelikle, altını çizmek istiyorum; Evsiz barksız, göçebeler gibi iç saha maçlarını orada burada oynayıp ta böyle bir zafere ulaşmak, öyle kolay bir iş değil kesinlikle.
Sezon başı yapılan hesaplarda şampiyonluk için en az şans verilen takım olmasına karşın, ortaya koyduğu performans ve aldığı skorlarla, tüm bu hesaplamaları yapanları taca attı ‘Kara Kartal’.
Doğrusunu söylemek gerekirse, Siyah Beyazlı camianın içinde de bu başarının gelebileceğine ihtimal vermeyen hatırı sayılır bir kesim de vardı. Bu konuda bazı Beşiktaşlı dostlarımla tartıştığımı biliyorum. Bana, “İmkanı mı var; Rakiplerin kadrolarına göre daha gerideyiz. Bir de üstelik sahamız yok. Oradan oraya geziyoruz. Şampiyonluk hayal olur” diyenlere, “Böyle düşünmeyin, Beşiktaş bir hava yakaladı. Rüzgarı arkasına aldı. Ayrıca Şenol Güneş gibi idealist bir teknik adam çalıştırıyor” demekten inanın dilimde tüy bitti.
Sonuçta, Beşiktaş ve Fenerbahçe keyifli bir şampiyonluk mücadelesi verdiler.
Sezonun ilk yarısı tamamlandığında üçüncü sırada olan Galatasaray’ın 10 puan önünde yer alan Fenerbahçe ve 11 puan öndeki Beşiktaş ikinci yarıda aşağıdan hiç baskı görmeden yürüyüp gittiler.
Bu arada üçüncülükten söz etmişken, Torku Konyaspor’un üçüncülüğünü de tabi ki kutlamak gerek. Aykut Kocaman ve öğrencilerini alkışlıyoruz.
Evet biz gelelim yeniden Beşiktaş’a Siyah Beyazlıların 113 yıllık tarihinde yer alan 13 şampiyonluktan çok daha önemlidir bu yıl elde edilen zafer. Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, bu sezon alınan şampiyonluk, iç saha maçlarını evinde oynayama handikapıyla birlikte, ülke olarak siyasal ve psikolojik ortamın da yerlerde süründüğü bir süreçte gelmesi nedeniyle bir kat daha önemlidir. Düşünebiliyor musunuz, patlayan bombalar, yitirilen canlar, terör nedeniyle ertelenen maçlar ve bir de bunlara iklim şartları, yani kar nedeniyle ötelenen karşılaşmalar ekleyin…
İşte Beşiktaş’ın elde ettiği şampiyonluk, böyle bir ortamda elde edilmiş ve sonuna kadar hak edilmiş muhteşem bir şampiyonluk. Rahmetli Kayahan ustanın dediği gibi, “Bizimkisi bir ask hikayesi, Siyah Beyaz film gibi biraz…
Sizi bilemem, ancak ben bu filmin kahramanlarını avuçlarım patlayana kadar alkışlıyorum.
Başkan Fikret Orman ve yönetimini de, Vodafone Arena’yı geç de olsa bitirdikleri için ayrıca kutluyorum. Bursaspor maçıyla açılan, son üç karşılaşmada vefakar ve cefakar Beşiktaş taraftarını tribünlerinde barındıran Vodafone Arena’nın da hem Beşiktaş’a hem de Türk futboluna hayırlı olmasını diliyorum.
Aslında yazıya başlarken, Beşiktaş’ın teknik bir analizini yapıp, kaledeki Tolga Zengin’den başlayıp, bu yıl bir gol makinesi gibi çalışıp Kartal’ın gol ayağı olan Mario Gomez’e kadar takımı irdeleyecektim. Ancak böyle bir günde, “Buna ne kadar gerek var” diyerek vazgeçtim.
Çünkü bugün Beşiktaş için koskoca bir sezonun mutlu sonla noktalandığı bir gün. Teknik detaylarla uğraşıp, kafa ütülemenin sanırım yer ve zamanı değil.
O iişi bir başka zaman yaparız.
Hoşçakalın…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam